Ceza Muhakemesinde Savunma Makamı
İstanbul Barosu, Türk Ceza Hukuku Derneği ve Türkiye Gazeteciler Cemiyetince ortaklaşa düzenlenen ve her ayın ilk pazartesi günü gerçekleştirilen “Pazartesi Forumları”nın Aralık oturumunda “Ceza Muhakemesinde Savunma Makamı” konusu ele alındı.

İstanbul Barosu, Türk Ceza Hukuku Derneği ve Türkiye Gazeteciler Cemiyetince ortaklaşa düzenlenen ve her ayın ilk pazartesi günü gerçekleştirilen “Pazartesi Forumları”nın Aralık oturumunda “Ceza Muhakemesinde Savunma Makamı” konusu ele alındı.
6 Aralık 2010 Pazartesi günü saat 17.00’da Orhan Apaydın Konferans Salonunda yapılan forumun açılışında konuşan TCHD Başkanı Prof. Dr. Köksal Bayraktar, 4 yıldır sürdürülen Pazartesi Forumları oturumlarında teoride ve uygulamada yaşanan hukuksal sorunların tartışıldığını söyledi.
Forumu İstanbul Barosu Önceki Başkanı Av. Muammer Aydın yönetti. Savunma makamının önemine değinen ve savunmasız bir yargılamanın düşünülemeyeceğini belirten Aydın, Adalet Bakanlığı tarafından birilerinin dayatmasıyla hazırlanan Yargı Reformu Strateji taslağında da avukatın bulunmadığını bildirdi.
Yargılama sırasında yargıçla tartışan avukatın salondan çıkarılmasını ‘savunmanın dışlanması’ olarak niteleyen ve ‘bunu kabul edilemez’ bulan Aydın, avukatların üst ve büro aramalarında sıkıntılar yaşandığını, avukatın soruşturma aşamasında dosyayı inceleyememesinin silahların eşitliği ilkesine aykırı olduğunu, zorunlu müdafilikle, zorunlu görevlendirmeyi birbirine karıştırmamak gerektiğini vurguladı.
Forumun konuk konuşmacısı Av. Hasan Fehmi Demir, Ceza Muhakemesi Kanununun hemen hemen bütün maddelerinin savunma ile ilgili bulunduğunu bildirdi. Sanığın ya da şüphelinin yanında avukatı bulunmadan yargılanmaması gerektiğini belirten Demir, “Eğer savunma bir makam olarak kabul ediliyorsa bunun böyle olması gerekir. Savcı olmadan nasıl bir yargılama yapılamıyorsa, avukat olmadan da yargılama yapılamaz” dedi.
Müdafiin soruşturma aşamasında dosya inceleme yetkisinin yasada bulunmasına rağmen halen tartışılmakta olduğunu belirten Demir, müdafiin duruşma sırasında soru sormasını çapraz sorguyla karıştırmamak gerektiğini, mahkemede şüpheliye doğrudan soru sorma konusunda sıkıntılar yaşandığını bildirdi.
Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemelerinde polis istihbaratının ağırlık kazanmasının sakıncalarına değinen Demir, bu mahkemelerde yer alan ‘gizli tanık’ sisteminin kötüye kullanılabileceğini, taş atan çocukların, protestocu gençlerin de ağır ceza mahkemelerinde yargılanmalarının düşündürücü olduğunu sözlerine ekledi.
Forumun soru cevap bölümünden sonra TCHD Başkanı Prof. Dr. Köksal Bayraktar Av. Muammer Aydın ve Av. Hasan Fehmi Demir’e birer plaket verdi.


