İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Ceza Muhakemesinde İstinaf Kanun Yolu

İstanbul Barosu Staj Eğitim Merkezince

Ceza Muhakemesinde İstinaf Kanun Yolu

İstanbul Barosu Staj Eğitim Merkezince Cumartesi Forumları çerçevesinde düzenlenen ‘Ceza Muhakemesinden İstinaf Kanun Yolu’ konulu toplantı, 23 Temmuz 2016 Cumartesi günü saat 13.00’da İstanbul Barosu Bakırköy Hizmet Binası Av. Dr. Şükrü Alparslan Konferans Salonunda büyük bir katılımla yapıldı.

Toplantının açılışında konuşan SEM Yürütme Kurulu Başkanı Av. Muazzez Yılmaz, istinafın hukukumuzda yeni bir kanun yolu olmadığını, Tanzimat’la birlikte hukukumuza girdiğini ancak bir türlü hayata geçirilemediğini söyledi. Yılmaz, çıkarılan yeni bir yasayla istinafın nihayet hayata geçirildiğini ve 20 Temmuzdan itibaren bu kanun yoluna başvuruların yapılabileceğini bildirdi.

İstinaf’ın yeniden ele almak anlamına geldiğini belirten Muazzez Yılmaz, “Gerek usul gerek esas açısından temyiz yolundan bir takım farkları olduğunu gördük. Bizim ayrıca dikkatimizi çeken bu mahkemelerde gerekirse tanık dinleneceği, mahkemenin keşif yapacağı, taraflar duruşmalara katılmasalar dahi dosyanın işlemden kalkmayacağı, mevcut duruma göre karar verileceğini öğrendik” dedi.  

Baromuzun bu yeni kanun yolu hakkında bir takım çalışmalar yaptığını hatırlatan Yılmaz,  Baro Tv ve Baro Bülteninde konuya ilişkin anlatılar ve yazılar yer aldığını, bunların da konuyu kavramada yararlı olacağına inandığını ve istinafın bir kargaşaya yol açmadan yeni bir kanun yolu olarak adalet sistemimiz içersinde yerini alacağını umduğunu söyledi.

Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hamide Zafer, istinafla ilgili önümüzdeki günlerin neler getireceğini kestiremediğini, bu karışık ortamda tekrar bir kez daha yürürlüğünün ertelenmesinin beklenebileceğini söyledi.

20 Temmuz’dan sonra temyiz kanun yoluna başvurmanın mümkün olmayacağını, bunun yerine istinafa başvurulacağını belirten Zafer, konuşmasında ayrıca uygulamada çıkabilecek bazı sorunlar ve temyize ilişkin bazı tespitlerde bulunacağını bildirdi.

Hamide Zafer istinafın yasa zeminini ise şöyle anlattı: “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin ek 7 nolu protokolü, bir hükmün yüksek dereceli bir mahkemede denetlenmesi hakkıyla ilgiliydi. Türkiye bu protokolü 24 Kasım 1984 tarihinde imzalamış idi. Ancak ek protokol onaylanmadan yürürlüğe girmiyor. 13 Mart 2016 tarihinde çıkan ve 25 Mart 2016 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren bir kanunla protokol onaylandı. Böylece Türkiye iki dereceli yargılamayı gerçekleştirerek yükümlülük altına girdi. Bu sistemin bizim açımızdan fazla önemi yok, çünkü biz üç dereceli sistemle önde gidiyoruz”.

İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi, Okan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serap keskin Kiziroğlu, istinafın Osmanlı’nın dini hukuktan laik hukuka geçişi sürecinde kabul edildiğini, uygulandığını, ancak yine bir takım gerekçelerle, örneğin yeterli hâkim, savcı bulunmadığı, istinaf’ın muhakemeyi uzattığı gibi gerekçelerle Türk hukuk sisteminden kaldırıldığını söyledi.

Alman Ceza Muhakemeleri Kanununu iktibas ederken Alman Ceza Kanununda yer alan İstinaf kanun yolunun Türk Ceza Muhakemesi Kanununa alınmadığını, bunun bilinçli bir tercih olduğunu belirten Kiziroğlu, Alman hukuku uygulamasını da araştıran bir kişi olarak istinaf kanun yolunun hep karşısında olduğunu bildirdi.

İstinaf Kanun Yolu gelirse, temyiz yargılamasının hukuki denetim sağlayacağı, içtihatlarda birliğinin sağlanacağı yolunda görüşler bulunduğunu belirten Serap keskin Kiziroğlu, şöyle konuştu: “İstinaf gelirse bu olacak deniliyor. Almanya’da istinaf var, olmuyor. Somut bir yargılamada verilen hükmü, bu yargılamayı yapan istinaf mahkemesi olsa dahi temyiz kanun yoluna götürdüğümüzde ‘Türkiye’de içtihatlarda birlik sağlansın, hukukta birlik sağlansın’ diye temyiz etmiyor. İşte böyle bir somut olgu var. İstinaf sorunu çözmüyor.  Temyiz sadece içtihatlarda birliği sağlama amacına hizmet eden bir kanun yolu olarak görülemez, bunun altını çizmek lazım. Hukuk hukuk için değil, hukuk insan içindir”.

Kiziroğlu, daha sonra konuşmasında teknik hukuk olarak ceza muhakemesinde istinaf kanun yolunu anlattı.

Galeri

Kategori:Haberler