İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Çalıştayda Cmk’Da Yaşanan Sorunlar Ele Alındı

İstanbul Barosunun 132. Kuruluş Yıldönümü ve 5 Nisan Avukatlar Günü kutlamaları çerçevesinde 6 Nisan 2010 Salı günü saat 10.30’da Orhan Apaydın Konferans Salonunda düzenlenen Çalıştayda CMK uygulamalarında yaşan sorunlar ele alındı.

Çalıştayda Cmk’Da Yaşanan Sorunlar Ele Alındı

İstanbul Barosunun 132. Kuruluş Yıldönümü ve 5 Nisan Avukatlar Günü kutlamaları çerçevesinde 6 Nisan 2010 Salı günü saat 10.30’da Orhan Apaydın Konferans Salonunda düzenlenen Çalıştay’da CMK uygulamalarında yaşan sorunlar ele alındı.  

Çalıştay’ın açılış konuşmasını yapan İstanbul Barosu Başkanı Av. Muammer Aydın, İçinden geçtiğimiz sürecin ülkemizde hukuku olduğundan da daha değerli kıldığını söyledi.

Özellikle siyasilerin hukukla oynamaları ve kendi emellerini gerçekleştirme aracı olarak görmelerinden dolayı hukuk ve hukukçuların büyük sıkıntılar içersinde bulunduğunu ve toplumu gelecek endişesine sevk ettiğini belirten Aydın, “Artık ülkemizde geleceğin hukukla şekilleneceğine ilişkin kuşkularımız var. Bütün bunları vatandaşlarımıza anlatmamız gerekiyor. Gözüken o ki, bu ülkede yasaların yapılışı, geleceğe yönelik olarak bazı emellerin gerçekleştirilmesi için ta baştan beri bir mizansen uygulandığını açığa çıkarmıştır” dedi.

CMK’da yapılan düzenlemelerin bu ülkenin hukuk devleti olması yolunda önünü açacağı yerde, tam tersine, uygulayıcılardan kaynaklanan sebeplerden dolayı önünü tıkandığını kaydeden Muammer Aydın, anayasada yapılmak istenen son değişikliklerle hukukun ve hukukçunun özgür olabileceğinden, yargının bağımsız ve tarafsız olabileceğinden söz etmenin artık mümkün olmadığını bildirdi. 

4–5 yıl önce CMK’da yapılmak istenen köklü değişikliklere İstanbul Barosu olarak bazı argümanlarla karşı çıktıklarını hatırlatan Aydın, temel yasalarda değişiklik yapılırken belli bir sürecin geçmesi ve uygulamanın görülmesi gerektiğini,  temel yasaların “ben yaptım oldu” şeklinde dayatma olarak değiştirilirse uygulayıcılarda ve toplum algısında bazı sorunların yaşanabileceğine dikkat çektiklerini belirtti.  Aydın, “Ama geçen süreçte gördük ki CMK’da yapılan değişikliklerle ileride yapılması düşünülen bazı olaylar temel alındı. İletişimin denetlenmesi. Ceza muhakemesindeki gizli tanıklar, 250. Maddeye göre kurulan özel yetkili savcılıklar ve mahkemeler bugün karşımıza özellikle uygulama sıkıntısı olarak çıkmaktadır” dedi.

En iyi yasaların bile uygulayıcıların elinde en kötü yasa haline gelebileceğinin altını çizen Aydın, bugün ülkemizde sürüp giden uygulamaların ortaya çıkardığı durum bağımsızlığı mı, yoksa keyfiliği mi ön plana çıkarıyor, bunu tartışmak gerektiğini söyledi. 

Başkanın açılış konuşmasından sonra Çalıştaya geçildi. Oturumu yöneten Prof. Dr. Erdener Yurtcan, İstanbul Barosunda pek çok oturum yönettiğini, konuşmacılara geçmeden önce kendisinin konuya ilişkin bir ön değerlendirme yaptığını, ama bu kez bu geleneği bozarak sadece son yazdığı “Eski Dosttan Haber Var” başlıklı son şiirini okuyacağını söyleyerek şiirini sundu.

İstanbul Barosunun 132. Kuruluş Yıldönümü ve 5 Nisan Avukatlar Günü kutlamaları çerçevesinde 6 Nisan 2010 Salı günü saat 10.30’da Orhan Apaydın Konferans Salonunda düzenlenen Çalıştayda CMK uygulamalarında yaşan sorunlar ele alındı.  

Çalıştay’ın açılış konuşmasını yapan İstanbul Barosu Başkanı Av. Muammer Aydın, İçinden geçtiğimiz sürecin ülkemizde hukuku olduğundan da daha değerli kıldığını söyledi.

Özellikle siyasilerin hukukla oynamaları ve kendi emellerini gerçekleştirme aracı olarak görmelerinden dolayı hukuk ve hukukçuların büyük sıkıntılar içersinde bulunduğunu ve toplumu gelecek endişesine sevk ettiğini belirten Aydın, “Artık ülkemizde geleceğin hukukla şekilleneceğine ilişkin kuşkularımız var. Bütün bunları vatandaşlarımıza anlatmamız gerekiyor. Gözüken o ki, bu ülkede yasaların yapılışı, geleceğe yönelik olarak bazı emellerin gerçekleştirilmesi için ta baştan beri bir mizansen uygulandığını açığa çıkarmıştır” dedi.

CMK’da yapılan düzenlemelerin bu ülkenin hukuk devleti olması yolunda önünü açacağı yerde, tam tersine, uygulayıcılardan kaynaklanan sebeplerden dolayı önünü tıkandığını kaydeden Muammer Aydın, anayasada yapılmak istenen son değişikliklerle hukukun ve hukukçunun özgür olabileceğinden, yargının bağımsız ve tarafsız olabileceğinden söz etmenin artık mümkün olmadığını bildirdi. 

4–5 yıl önce CMK’da yapılmak istenen köklü değişikliklere İstanbul Barosu olarak bazı argümanlarla karşı çıktıklarını hatırlatan Aydın, temel yasalarda değişiklik yapılırken belli bir sürecin geçmesi ve uygulamanın görülmesi gerektiğini,  temel yasaların “ben yaptım oldu” şeklinde dayatma olarak değiştirilirse uygulayıcılarda ve toplum algısında bazı sorunların yaşanabileceğine dikkat çektiklerini belirtti.  Aydın, “Ama geçen süreçte gördük ki CMK’da yapılan değişikliklerle ileride yapılması düşünülen bazı olaylar temel alındı. İletişimin denetlenmesi. Ceza muhakemesindeki gizli tanıklar, 250. Maddeye göre kurulan özel yetkili savcılıklar ve mahkemeler bugün karşımıza özellikle uygulama sıkıntısı olarak çıkmaktadır” dedi.

En iyi yasaların bile uygulayıcıların elinde en kötü yasa haline gelebileceğinin altını çizen Aydın, bugün ülkemizde sürüp giden uygulamaların ortaya çıkardığı durum bağımsızlığı mı, yoksa keyfiliği mi ön plana çıkarıyor, bunu tartışmak gerektiğini söyledi. 

Başkanın açılış konuşmasından sonra Çalıştaya geçildi. Oturumu yöneten Prof. Dr. Erdener Yurtcan, İstanbul Barosunda pek çok oturum yönettiğini, konuşmacılara geçmeden önce kendisinin konuya ilişkin bir ön değerlendirme yaptığını, ama bu kez bu geleneği bozarak sadece son yazdığı “Eski Dosttan Haber Var” başlıklı son şiirini okuyacağını söyleyerek şiirini sundu.

Eski dosttan haber var

Çıkmıyordu sesi soluğu, zor duyuluyordu

Ben hukukum dedi.

Nerelerdesiniz, hiç görünmüyorsunuz dedim

Sokağa çıkamıyorum, bakamıyorum kimselerin yüzüne

Kolumu, kanadımı kırdılar, gücüm, kuvvetim yok dedi.

Olur mu öyle şey, siz toplumun egemenisiniz

Her olaya çözüm üretme sanatı, demezler mi size?

O, eskilerde kaldı, çok eskilerde.

Şimdi yerlerinde yeller esiyor, hem gücümün hem erklerimin.

Bu kadar düşmanım olduğunu bilemedim

Ben ki, dürüstün, doğrunun, adilin, şereflinin yanında yer aldım

Yüzyıllar boyu, hiç bakmadan ne kuzeye ne güneye ne doğuya ne batıya.

Çok zordayım, bitkinim, güçsüzüm.

Umutsuz değilim ama umut dalları içimde her dem taptaze

Beni, düştüğüm bu girdaptan elbet çıkaracaklar

Bu ülkeyi aydınlık yarınlara taşıyacaklar

Yurdumun yılmaz bekçileri, ülkesini seven

Bu toprakların öz evladı hukukçular

Bekliyorum

Yurtcan’ın şiirinden sonra Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Nuhoğlu “İletişimin Denetlenmesi” konulu bildirisini sundu.  Nuhoğlu, konuşmasında önleme amaçlı iletişimin denetlenmesi, CMK 135.md gereği iletişimin denetlenmesi, müdafiinin dinlenmesi, tesadüfen ele geçirilen deliller ve katalog suçlar konusunda bilgi verdi.

Çalıştay’ın öğleden sonraki oturumunda İzmir – Karşıyaka Hâkimi Murat Aydın CMK 119.maddede yer alan Arama ve El koyma konusunu anlattı. Hukukun ülkede çok konuşulur olmasını değerlendiren Murat Aydın, uygulamadaki kötü örnekler üzerinde konuşmanın iyiyi aramak için bir fırsat olduğunu söyledi. Aydın, özgürlük ve güvenlik ilkelerine değinerek en iyisinin özgürlük içinde güvenliği sağlamak olduğunu, hukukun bu dengeyi sağlamada etkin olması gerektiğini savundu. Aydın, avukat bürolarının aranması, önleme aramaları konusunda bilgi sundu.

Bu arada Av. Hüseyin Ersöz, bilgisayar ve kütüklerinde arama konusunda görsel bir sunum yaptı ve görsel delillerin nasıl değiştirilebileceğinin örneklerini verdi.

Yargıtay 11. Dairesi Başkan Vekili Sedat Bakıcı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması konusunu ele aldı. Konu ile ilgili çeşitli yasalarda yer alan düzenlemeler hakkında bilgi veren Bakıcı, hükmün geri bırakılmasında kapsamdaki ve kapsam dışı suçlar, denetimli serbestlik, hükmün temyiz edilememesi ve itiraza açık olması konularında Yargıtay kararlarından örnekler sundu.

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Feyzioğlu ise CMK’da tutuklama ve itiraz konusunda değerlendirmeler yaptı. CMK 100 ve 101.md göre tutuklamanın %90 eziyet olduğunu, şüpheliye cezanın peşin verildiğini, mahsubun sonra yapılacağını belirten Feyzioğlu, uygar ülkelerin hiç birinde böyle bir hukuk olmadığını söyledi.

Gerekçesiz ve kes-yapıştır yöntemiyle tutuklama kararı verilemeyeceğini kaydeden Feyzioğlu, Türkiye’deki cezaevlerinde bulunanların %60’nın tutuklu olduğunu, uygulamadaki CMK sisteminin kimseye güvence vermediğini, bu uygulamalarla kimsenin “demokrasi içinde yaşıyorum” diyemeyeceğini söyledi. Dosya üzerinden tahliye, katalog suçlar ve dosyayı görme hakkı üzerinde bilgi veren Feyzioğlu, Mahkemenin verdiği tahliye kararından sonra sanığa neden kelepçe takılıp cezaevine gönderildiğini anlamanın mümkün olmadığını, bunun hiçbir mevzuatta yer almadığını bildirdi.

Tiyatro Grubumuzun sunumu:

Aynı akşam saat 20.00’da İstanbul Barosu Kültür ve Sanat Komisyonu Tiyatro Grubu, Orhan Apaydın Konferans Salonunda ünlü yazar Anton Çehov’un ‘Ayı’ adlı bir perdelik oyununu sahneledi.  Oyunu 1. Yönetmen Av. Burhan Gün, 2. Yönetmen Av. Abdullah Gün sahneye koydu. Oyunda Av. Burhan Gün, Burcu Polatbora ve Aziz Çakmaklı rol aldılar.

Meslektaşlarımız tarafından beğeni ile izlenen oyundan sonra İstanbul Barosu Başkanı Av. Muammer Aydın, sanatçıları kutlayarak, kendilerine teşekkür etti ve hepsine birer buket çiçek verdi.

Galeri

Kategori:Haberler
Çalıştayda Cmk’Da Yaşanan Sorunlar Ele Alındı | İstanbul Barosu