İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Bu Kaçıncı Ölüm ?

BU ATEŞ HERKESİ YAKAR… Soma’da yitirdiğimiz yurttaşlarımızın acısı halen tazeyken ve içimizi yakmaya devam

Bu Kaçıncı Ölüm ?

BU ATEŞ HERKESİ YAKAR… 

Soma’da yitirdiğimiz yurttaşlarımızın acısı halen tazeyken ve içimizi yakmaya devam ederken dün de ne yazık ki şiddete iki can daha verdik. Önce Uğur Kurt adlı yurttaşımız polis tarafından atıldığı iddia edilen (ne yazık ki görüntüler ve tanıklıklar da bu iddiayı güçlendirmektedir) bir kurşun ile yaşamını yitirmiştir. Dün gecepatlayan bombaya bağlı olarak bir yurttaşımızıdaha kaybettiğimizi ve aralarında polislerin de bulunduğu yaralananlar olduğunu öğrenmiş bulunuyoruz.

 Yitirdiğimiz yurttaşlarımızın ailelerine ve tüm ulusumuza başsağlığı, yaralılara şifa diliyoruz. Yitirdiğimiz Uğur Kurt’un ailesi ile temas kurulmuş olup, kendilerine her türlü hukuki destek verilecektir.

Daha önce de belirttiğimiz gibi şiddet; başta Başbakan olmak üzere siyasi iktidar mensuplarının kin ve nefret içeren, ölümleri umursamayan, tahrik edici, tehditkâr, ayrıştırıcı, etnik ve mezhepsel ayrımcılığı körükleyen söylemlerine, polis şiddetini övücü ve cesaretlendirici beyanlarına bağlı olarak dalga dalga yayılmaktadır. Gerçekten siyasi iktidarın polis şiddetini cesaretlendiren, teşvik eden söylemlerine eklenen ve kısa bir süre önce yine polis şiddetine bağlı olarak yaşamını yitiren yurttaşlarımızın faillerinin bulunup cezalandırılmamış olması, kamuoyunu tatmin edecek bir yargısal sürecin işletilmemesi, bu şiddeti körüklemektedir.

Yargının içine düşürüldüğü duruma bağlı olarak hukuk güvenliğinin kalmadığı ülkemizde artık ne vahimdir ki,can ve mal güvenliği de kalmamıştır. Yurttaşların can ve mal güvenliğini koruması gereken polis, gelinen noktada can ve mal güvenliğine en büyük tehdit haline gelmiş, devletin ve milletin polisi olması ve hukuka uygun hareket etmesi gerekirken siyasi iktidarın korunması amacına yöneltilerek, iktidarın silahlı gücüne dönüşmüştür. Milletin polisi milleti adeta düşman gibi görmekte, şiddette sınır, müdahalelerinde de hukuk tanımamaktadır. Orantısız güç, hedef gözeterek silah, gaz fişeği, plastik mermi kullanmak olağan hale gelmiştir.  İnsanlar herhangi bir zamanda, herhangi bir yerde ölebilmekte, öldürülebilmektedir. Buna karşı siyasi iktidar duyarsız kalmakta, şiddeti ve baskıyı daha da artırmakta, yargı da gereği gibi etkin olamamaktadır. Yurttaşların hukuka, polise ve yargıya güveni kalmamıştır. Yurttaşlar başta etnik ve mezhepsel anlamda olmak üzere her anlamda bölünmüş, kamplaştırılmış ve birbirine düşman edilmiştir.

Uyarıyoruz ! Bu ateş herkesi yakar.

Polis şiddetinin teşvik edilmesi nedeniyle giderek artması polise de siyasi iktidara da bir yarar getirmeyeceği gibi, bunun siyasi ve hukuki hesabını vermekten kurtaramaz. İnsan yaşamından daha değerli ve kutsal bir şey yoktur. Gösterileri bastırmak adına bunca ölüm, bunca şiddet kabul edilemez. Bu polis şiddeti beraberinde polise karşı yoğun bir nefreti de beraberinde getirmektedir. Hukuka aykırı davranan suç işleyen polislerin korunması, bu şiddeti ve nefreti daha da artırmaktadır. Oysa bu gibi durumlarda suç işleyen kim olursa olsun, korunmaması, etkin bir şekilde cezalandırılması hukukun gereği olduğu gibi kamu vicdanının da talebidir.

Savcıların da, hukukun uygulanması ve adalet talep eden avukatlara zorluk çıkarmak yerine, delillerin karartılmasını önleme ve sağlıklı delil toplama başta olmak üzere “etkin bir soruşturma” yapmaları, tüm kamuoyunun ve o arada Baromuzun da beklentisidir. Bu yapılmadığı içindir ki, yargıya güven de hızla azalmaktadır. Hukukun ve o arada hukuk güvenliğinin de kaybolduğu yerde, bunun yerini şiddetin alması kaçınılmazdır. Böyle bir ortamda hiç kimsenin can ve mal güvenliğinden söz edilemez.Etkin soruşturma taleplerini ileri süren avukatların bu taleplerinin karşılanması yerine, onların bile şiddete maruz bırakılması, asla kabul edilemez.

Artık yeter ! Son olay başta olmak üzere daha önceden de yitirdiğimiz tüm canların faillerinin bir an bulunmasını ve artık bu polis şiddetinin son bulmasını istiyoruz. Bunun takipçisi olacağız. Polis de yargı da gerçek işlevini hatırlamalı ve bir an önce bu işlevine geri dönmelidir.

Herkesi hukuka, sağduyuya, vicdana ve insanlığa davet ediyoruz.

                    İSTANBUL BAROSU BAŞKANLIĞI

Kategori:Haberler
Bu Kaçıncı Ölüm ? | İstanbul Barosu