Boğaziçi Üniversitesi Bileşenleri heyeti İstanbul Barosu'nu Ziyaret Etti

Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, aileleri, akademisyenleri, çalışanları ve mezunları temsilcilerinden oluşan 12 kişilik heyet, İstanbul Barosu'nu ziyaret etti.
İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu, Başkan Yardımcısı Av. Nazan Moroğlu, Genel sekreter Av. Cengiz Yaka, Yönetim Kurulu Üyesi Av. Sinan Naipoğlu ile görüşen heyet, Boğaziçi Üniversitesi bileşenleri ve avukatlardan oluşan, ortak bir ‘Çalışma Grubu’ oluşturulmasını talep etti. Görüşmeye, İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezi temsilcisi Av. Gizem Günaydın ve Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin avukatı Burçin Şahan da katıldı.
Görüşme sonunda, İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Av. Nazan Moroğlu başkanlığında, ‘Çalışma Grubu’ oluşturulması kararlaştırıldı.
Boğaziçi Üniversitesi bileşenleri heyeti, bir yılı aşkın süredir yaşanan hukuksuzlukları dile getirmek, hukuksuzlukların tespiti, kamuoyuna duyurulması ve davaların hukuki sürecinin takibinin yapılmasına ilişkin taleplerde bulunmak için İstanbul Barosunu ziyaret etti. Boğaziçi Üniversitesi bileşenleri, İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu'na üniversitede yaşanan hukuksuzluklara dair hazırladıkları raporu sundu.
BOĞAZİÇİ ÖĞRENCİLERİNE 500 SORUŞTURMA AÇILDI
Boğaziçi Üniversitesi bileşenleri heyeti, Boğaziçi Üniversitesi’nin, kurumsal özerklik ve akademik özgürlüğü hedef alan antidemokratik müdahalelere karşı direnişini, tüm bileşenleriyle birlikte 15 aydır sürdürdüğünü belirtti.
Bu süre zarfında bir kamu kurumu olan Boğaziçi Üniversitesi ve bileşenlerinin birçok hukuksuzlukla karşı karşıya kaldığı, zarar gördüğü, yasal protesto haklarını kullanan öğrencilerin şiddete, 500’ün üzerinde soruşturmaya, gözaltı ve tutuklamalara maruz bırakıldığı, bazı akademisyenlerin mesnetsiz iddialarla işlerine son verildiği, bir kısım akademisyenin de Cumhuriyet Savcılığınca şüpheli olarak ifadeye çağrıldığı ifade edildi.
Boğaziçi Üniversitesi heyeti, Kayyım yönetimin üniversiteye verdiği ve gün geçtikçe artan hasarları, raporlaştırdıklarını ve hukuki girişimleri başlattıklarını belirterek, İstanbul Barosu’ndan beklentilerini şöyle ifade etti:
- Türkiye’de yükseköğretim alanının genelinde ve özelde Boğaziçi Üniversitesinde yaşanan, kurumsal özerklik, akademik özgürlük ve katılımcı yönetişim ilkelerini hiçe sayan müdahalelerin ve hak ihlallerinin yakın takipçisi olması; kamuoyu nezdinde konuya dikkat çekmesi, davaları izlemesi ve olabildiği durumlarda müdahil olması.
Boğaziçi Üniversitesi bileşenleri heyeti, ayrıca İstanbul Barosundan şu taleplerde bulundu:
1- İstanbul Barosu bünyesinde, avukat ve Boğaziçi Üniversitesi bileşenlerinden oluşacak temsilciler ile bir ‘Çalışma Grubu’ oluşturulması. Çalışma grubu bünyesinde, yaşanan hukuksuzlukların envanterinin çıkarılması, takibi ve kamuoyuna duyurulması.
2- Üniversitelerde ve diğer kamu kurumlarında yapılan tüm antidemokratik atamalar ve müdahalelere karşı verilen mücadeleye, kamuoyu nezdinde ve hukuki düzeyde verilen desteğin artırılması.
3- Yönetmeliklere aykırı ve üniversitenin ilgili birimlerinin görüşü dahi alınmadan mevcut kadrolara müdahaleler yapıldı ve yeni kadrolar oluşturuldu. İlgili hukuksuzlukların tespit edilmesi ve konuyla ilgili Üniversite bileşenlerinin açmış olduğu davaların hukuki takibinin yapılması.
4-Boğaziçi Üniversitesi bileşenlerine karşı açılan davaların yürütülmesinde karşılaşılan usulsüzlük ve hukuksuzlukların takip edilerek hukuki gereklerinin yerine getirilmesi.
• Berke Gök ve Perit Özen’in davasında Naci İnci’nin “kaçak bir duruşma” ile (savunma makamına haber verilmeden) dinlenmesinin gündeme getirilmesi ve İnci’nin bir sonraki duruşmaya getirilmesinin sağlanması.
• Davalar öncesi gözlemci avukat desteğinin artırılması. En yakın tarihli olan 30 Mart 2022’de görülecek “Sergi Davası”na katılım ve sürecin takip edilmesi
5- Bu tür toplumsal davalarda hak kaybına yol açan, duruşmaya katılımda karşılaşılan engeller ve salon büyüklüğü gibi sıkıntıların Baro tarafından gündeme getirilmesi.
6- Aşağıda sıralanan hukuksuzluklarda, İstanbul Barosunun daha fazla destek vermesi.
• Gözaltı süreçlerinde, savcılıkta, cezaevinde, görüşmelerde hem öğrencilerimizin hem de avukatların yaşadığı hukuksuzluklar ve baskıların kamuoyuna duyurulması ve hukuki süreçlerin takip edilmesi.
• Disiplin cezalarının, okuldan uzaklaştırmaların, yurt dışı yasaklarıyla ilgili hukuksuzlukların kamuoyuna duyurulması ve hukuki süreçlerin takip edilmesi.
• Kesilen KYK öğrenim kredileri ile ilgili hukuki süreçlerin takip edilmesi.
7- Kampüslerde, kimsenin yaşam alanını tehdit etmeyen sosyal/kültürel/siyasi faaliyetler, şovenist, ırkçı, cinsiyetçi, LGBTİ+fobik, mizojinist tutumlarla sürekli engellenmektedir. Bu yöndeki hak ihlallerinin takip edilmesi ve yürütülen mücadelede hukuksal destek verilmesi.
8- Kadınların ve LGBTİ+'ların temel insan hakları ve anayasal hakları üniversitelerde de güvence altında değildir. Kapatılan BÜLGBTİ+ Çalışmaları Kulübü’nün kulüp statüsünü geri almasında, Cinsel Tacizi Önleme Komisyonu (CİTÖK) biriminin atamalar öncesi sahip olduğu işleve döndürülmesinde hukuksal destek verilmesi. CİTÖK için öğrenciler tarafından kurulan ‘Patriyarkayla Mücadele Komisyonu’na yapılan ifşa başvuruları konusunda hukuki desteğin sağlanması.
9- Kanunlara ve yönetmeliklere aykırı süreçler işletilerek açılan Boğaziçi Üniversitesi Hukuk ve İletişim Fakültelerinin hukuksuzluğunun, İstanbul Barosu tarafından gündeme getirilmesi. İlgili davaların takibi ve kamuoyuna duyurulması. Yapılan atamaların durdurulması için başlatılan hukuki süreçlerin takip edilmesi.
10- TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nin, ‘Boğaziçi Üniversitesi Arazisi ve Yakın Çevresi’ hakkında, Bakanlığın koruma altındaki alanlarda yapılaşmanın önünü açan yeni SİT planlaması tebliğine karşı, yürütmenin durdurulması amacıyla açtığı davaya İstanbul Barosunun da müdahil olması.


