Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin Kabul Edilişinin Yıldönümü Nedeniyle Baromuz Tarafından Yapılan Açıklama

Bugün 10 aralık 2011, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin kabul edilişinin 63. yılı. Evrensel beyanname, insanların hiç bir ayrımcılığa maruz kalmaksızın, sırf insan olmaları dolayısıyla, dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar sahip olmaları gereken asgari hakları güvence altına almak amacıyla evrensel olarak oluşturulan ilk belge olmak özelliğine sahiptir.
O dönemden beri dünya ulusları arasında bu beyannamede anılan hak ve özgürlüklerin korunması amacıyla farklı yöntemlerle büyük ilerlemeler kaydedilmiş, bölgesel koruma sistemleri oluşturulmuştur.
İnsan hakları gününün kutlandığı bir ülkede 63 yıl önce belirtilen bu değerler kesin olarak korunmuş ve bunlara katma değerler eklenmiş olması beklenmektedir. Cumhuriyet devrimi ve onun güvencesi olan Türkiye Cumhuriyeti Anayasası da insan hak ve özgürlüklerini korumaya yönelik eşitlikçi, demokratik bir hukuk devleti anlayışını getirerek 63 yıllık evrensel mücadelede yer almaya çalışmıştır.
Ne var ki bu genel anlayışın işlerliği için yapılması gereken kurumsal düzenlemeler bu konuda oluşmuş kamuyouna rağmen evrensel standartlarda var olduğu şekliyle yerine getirilmemiştir. Yargının bağımsız olmadığı bir ülkede insan hak ve özgürlükleri beyannamesinde anılanlar dahil hiç bir hak ve özgürlüğün eşitlikçi bir biçimde korunması beklenemez. Özellikle yargı bağımsızlığı, ifade özgürlüğünün, basın ve sanat özgürlüğünün tam olarak tanınmadığı hiç bir toplumda insan hakları günü veya haftası anmasının teorik bir etkinlikten ileri gidemeyeceği kanısındayız.
İSTANBUL BAROSU BAŞKANLIĞI


