İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Bazı Meslektaşlarımızın Tutuklu Ve Hükümlüleri Ziyareti Sırasında Zorluklarla Karşılaşmaları Üzerine Baro Başkanlığı Adalet Bakanlığına Başvurdu.

Bazı Meslektaşlarımızın Tutuklu Ve Hükümlüleri Ziyareti Sırasında Zorluklarla Karşılaşmaları Üzerine Baro Başkanlığı Adalet Bakanlığına Başvurdu.

İstanbul Barosu Başkanı Av. Kazım Kolcuoğlu, Adalet Bakanlığına başvurarak, avukatların tutuklu ve hükümlü müvekkilleriyle görüşmelerinde hala savunma hakkını zedeler nitelikte bazı müdahalelerin sürdürüldüğünü bildirdi.

Söz konusu uyarı ve yakınmaların daha önce de Bakanlığın dikkatine sunulduğunu belirten Kolcuoğlu, “uygulamadaki haksızlıkların ve yanlışlıkların aynen sürmekte olduğu meslektaşlarımızın devamlı olarak bize yaptıkları başvurulardan anlaşılmaktadır” dedi.

İstanbul Barosu Başkanının  01.07.2004 tarih ve 2004/465 sayılı yazıyla Adalet Bakanlığına yaptığı başvuru şöyle:

Adalet Bakanlığı’na

ANKARA

Konu   : Avukatların hükümlü ve tutuklu ziyareti sırasında karşılaştıkları

                           zorluklar yaşadıkları sıkıntılar.

            Avukatlık Yasası’nın 2. maddesinde Avukatın görevi “her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını, her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, kurul ve kurumlar nezdinde sağlamak” olarak tanımlanmış ve yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil edeceği belirtilmiştir. Avukatlık Yasası’nda görevi ve önemi böylece vurgulanan avukatların hükümlü ve tutuklu müvekkilleri ile görüşmelerinde Savunma hakkını zedeler nitelikte bazı müdahalelerle karşılaştıkları Baromuza bildirilmektedir. 

              Bu konuda meslektaşlarımızdan aldığımız uyarı ve yakınma yazıları çeşitli defalar Sayın Bakanlığı’nızın dikkatine sunularak gerekli önlemlerin alınması istenmiştir. Uygulamadaki haksızlıkların ve yanlışlıkların aynen sürmekte olduğunu ekte sunduğumuz yakınma dilekçelerinden anlaşılmaktadır. (EK: Yakınma dilekçeleri)

              1- Müvekkilleri ile görüşmek üzere cezaevine giden avukatlara GBT uygulaması yapıldığı, bu uygulama ile Avukatlara savunma mesleği ile hiç ilgisi olmayan ve kimlik bilgileri dışında bazı sorular sorulduğu ve cevap istendiği, görüşme dönüşü tekrar bilgiler istendiği bildirilmiştir.  Savunma görevi yapan Avukatlara GBT uygulaması yapılması ve belirttiğimiz bilgilerin istenmesi savunma hakkına müdahale niteliği taşımaktadır. Test yöntemiyle fişleme işlemi niteliğindeki bu uygulama yasaya ve hukuka aykırıdır. Ne Jandarma’nın  ve ne de başkaca hiçbir kişi ya da merciin, savunma görevinin gereği olarak orada bulunan avukata GBT yoklaması yapma hakkı yoktur. Bunu yapmak da ya da yapılmasını istemek  yasalarımıza aykırıdır.

              2- Avukatların cezaevine girişleri sırasında X-Ray cihazından geçerken üzerlerinde bulunan ve ses veren cep telefonu-sim kart vs. için tutanak tutulmakta ve haklarında kamu davası açılması için Sayın Bakanlığınız’ın “Olur”u alınmaktadır.

            Bu konuda açılan ceza davaları mahkemelerce beraatle sonuçlandırıldığı gibi, Yargıtay 2. Ceza Dairesi’nin 09/09/2002 gün ve 2002/6347 – 14398 sayılı ONAMA kararında gerekçe olarak kast unsurunun gerçekleşmemesi ve TCK.’nun 526 maddesinde öngörülen suçun yasal unsurlarını taşımadığı gösterilmiştir. (EK:Karar örnekleri)

              Bu konuda açılan davaların aylarca sürmesi ve nihayet BERAAT’le sonuçlanması karşısında; mahkemelerde iş yığılmasına neden olması yanında Baromuza yapılan Savcılık duyurularıyla salt bu konuda açılan yüzlerce dosya ve buna bağlı idari işlemler yüzünden baromuz tıkanmış durumdadır. Sayın Bakanlığınız’ca yeniden bir durum değerlendirmesi yapılmasının yerinde olacağı görüşündeyiz.

              X-Ray cihazları önleme ve uyarma amaçlı olarak kullanılan cihazlardır. Oysa cezaevlerinde bu cihazlar suç ve suçlu yaratma amacıyla kullanılmaktadır. Üzerinde suç niteliği taşımayan, ancak sadece cezaevine girmesi yasak olan maddelerin varlığı X-Ray cihazından geçerken tespit edilen Avukatlara ait bu maddelerin çıkış sırasında geri verilmek üzere alınması yeterli olacaktır. Bu konuda şikayette bulunulmak üzere ayrıca tutanak tutulması yasada yeri olmayan zorlamalı bir işlemdir.

              3- Duyarlı geçitlerin ayarı aşırı derecede duyarlı tutulduğundan, geçiş sırasında kemer tokası, ayakkabı çivisi, sutyen kopçası gibi metal parçalar içeriye girişi önlemekte, avukatlardan ses getiren bu metal parçalar yüzden üzerindekileri çıkarması istenebilmektedir. Bununla da yetinilmeyip  bazı meslektaşlarımızın fiziki – elle aramaya tabi tutulduklarından yakınılmaktadır.

              4- Avukatın dosya ve evraklarının incelenemeyeceği kuralına karşın, cezaevi görevlilerinin dosya ve evrakları incelemek istedikleri ve bu yüzden istenmeyen olayların doğduğu ve tepki gösteren avukatlarla ilgili tutanaklar tutulup dava açıldığı da bilinen bir olgudur.

              Bütün bunlar; yasal dayanaktan yoksun, hukuk dışı uygulamalardır.

              Sayın Bakanlığınız’ca ilgililerin yukarıda sunmuş olduğumuz konularda uyarılmasını, özellikle GBT yoklamasına son verilmesi ve suç niteliği taşımayıp sadece cezaevine girmesi yasaklanmış olan telefon, sim-kart vs. gib maddelerin X-Ray cihazında tespit edilmesi durumunda, bu maddelerin çıkış sırasında geri verilmek üzere alınması ile yetinilmesi için gerekli kararın alınıp yetkili ve görevlilere bildirilmesini diliyoruz.

              Saygılarımızla

                       

                                                           İstanbul Barosu Başkanı

                                                          Av. Kazım KOLCUOĞLU

Eki:  - Şikayet örnekleri

         - Mahkeme kararı örnekleri

Bilgi için:

Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri

Genel Müdürlüğü’ne
Kategori:Haberler