İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Bavyera Eyaleti Meclis Başkanı Ve Kadın Parlamenterlerin Baromuzu Ziyareti

Almanya Bavyera Eyaleti Meclis Başkanı

Bavyera Eyaleti Meclis Başkanı Ve Kadın Parlamenterlerin Baromuzu Ziyareti

Almanya Bavyera Eyaleti Meclis Başkanı Sayın Barbara Stamm ve beraberindeki 13 kadın parlamenter ile İstanbul Almanya Başkonsolosluğu ve Almanya Büyükelçiliği’nden yetkililer 3 Kasım 2011 Perşembe günü saat 11.30’da İstanbul Barosu’nu ziyaret ederek İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi ve Kadın ve Çocuk Hakları Merkezleri Koordinatörü Av. Aydeniz Alisbah Tuskan, İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Eski Üyesi ve İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği Koordinatörü Av. Nazan Moroğlu ve İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Hale Akgün ile görüştüler. Görüşmede Dış İlişkiler Koordinatörü Ece Basmacı Karalar da hazır bulundu.

Türkiye’de kadın sorunları, kadına karşı şiddet, kadın haklarının korunmasına ilişkin yasalar ve yasa değişiklikleri ile bunların getirileri, akademide ve hukuk mesleğinde kadın gibi konuların ele alındığı toplantıda Av. Aydeniz Alisbah Tuskan İstanbul Barosu’nun genel yapısına, Kadın Hakları Merkezi’nin faaliyetlerine, Adli Yardım Büroları’nın işleyişine değindi ve Türkiye’de kadın hakları konusundaki yasal düzenlemeler, yasa değişiklikleri ve uygulamalar konusunda bilgi verdi. Türkiye Cumhuriyeti’nin sosyal laik bir hukuk devleti olduğuna vurgu yapan Tuskan, Cumhuriyet ile birlikte kadının temel yasalarda erkek ile eşit kabul edildiğini, kadına siyasi hakların verilmesi konusunda Türkiye’nin Avrupa’da ilk olduğunu, yasa değişiklikleri ile kadın erkek eşitliğinin sağlandığını ancak siyasi iktidarın kadına bakış açısı nedeni ile yasaların hayata geçirilmesinde problemler yaşandığı belirtti. Tuskan, bugünkü siyasetin pozitif ayrımcılığı uygulamaktan kaçındığını da sözlerine ekledi.

Tuskan ve Moroğlu daha sonra heyetin sorularını yanıtladı. Tuskan, yasaların uygulanması konusunda kadın erkek eşitliğini yansıtan kararların verilememesinin, karar mekanizmalarında kadınların sayıca az olmasından kaynaklandığını belirterek son dönemde gündemde olan tecavüz mağduru N.Ç’nin davasında, Yargıtay’ın, 13 yaşındaki bir çocuğun “rıza”sından bahsettiğinin ve bunun son derece yanlış bir karar olduğunun altını çizdi.

Özel Yetkili Mahkemeler konusunda da görüşlerini bildiren Tuskan, bu mahkemeleri, “hukuka aykırı” mahkemeler olarak nitelendirdi ve bu mahkemelerde suç sabit olmaksızın kişiler hakkında tutukluluk kararı verildiğini ve uzayan tutukluluk süreleri nedeni ile de tutukluluğun cezaya dönüştüğünü ifade etti. Tuskan, yaptığı bir savunmadan ötürü Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Av. Turgut Kazan’ın davasına da değindi ve davayı eleştirdi.

12 Eylül 2010 referandumu ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) yapısında gidilen değişiklikten söz eden Tuskan, bu referandumun demokratik olarak nitelendirilemeyeceğinin de altını çizdi.

Tuskan, İstanbul Barosu’nun siyaset yapmadığını fakat hukuka ve meslektaşlarının haklarına sahip çıktığını söyledi ve yeni açılan Çağlayan Adliyesi’nin bir “alışveriş merkezi” anlayışı idare edildiğini ve baro tarafından adliyede bulunan baro odalarında meslektaşlara hizmet verilmesinin engellenmeye çalışıldığını ifade etti.

Daha sonra söz alan Av. Nazan Moroğlu, Türkiye’de kadın haklarının korunmasına ilişkin söylemler ile bunların yaşama geçirilmesinin farklı olduğunu belirtti ve Kadından Sorumlu Devlet Bakanlığı’nın kaldırılmasını ve yerine Aile Bakanlığı’nın kurulmasını eleştirdi. Kadın sorunlarının, özellikle de aile içi şiddetin çözümünde açıklamalar ile olumlu bir izlenim yaratıldığını ancak uygulamaya gelindiğinde hükümetin görüşünü benimser şekilde geçtiğimiz hafta Aile Bakanlığı ile Diyanet İşleri arasında bir protokol yapıldığını, bu durumun dine dayalı bir sorun çözümü endişesi yarattığını sözlerine ekledi. Türkiye’de güçlü ve örgütlü bir kadın hareketinin ve lobi faaliyetlerinin olduğunu söyleyen Moroğlu, karar mekanizmalarında kadınların sayıca az olduğunu, değişim taleplerinin meclisin kapısına ulaştığını, ancak kapıdan giremediğini, bununla birlikte kritik eşik olarak nitelendirdikleri %30’luk sürdürülebilir kota taleplerinden vazgeçmeyeceklerini bildirdi. Kadının toplum içindeki konumunun güçlendirilmesi için sivil toplumun uluslararası ilişkilerinin önemine vurgu yapan Moroğlu, uluslararası sivil toplum örgütleri ile bilgi paylaşımına gidilmesinin basına yansımayan gerçeklerin bilinmesi açısından gerekli olduğunu söyledi.

İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Hale Akgün, Kadın Hakları Merkezi’nin faaliyetlerine değindi. Dış İlişkiler Koordinatörü Ece Basmacı Karalar, İstanbul Barosu’nun üyesi olduğu uluslararası hukuk örgütleri ve İstanbul Barosu’nun ev sahipliğinde gerçekleşen uluslararası etkinliklere değindi. Ayrıca, İstanbul Barosu’nun İngilizce internet sitesi aracılığı ile de yabancı hukukçular ile bilgi paylaşımına gidilebildiğini, bunun dış basına yansımayan gerçeklerin görülmesi açısından önem arz ettiğini bildirdi.

Galeri

Kategori:Haberler
Bavyera Eyaleti Meclis Başkanı Ve Kadın Parlamenterlerin Baromuzu Ziyareti | İstanbul Barosu