İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Başkan Durakoğlu, Gündeme İlişkin Değerlendirmelerde Bulundu

Başkan Durakoğlu, Gündeme İlişkin Değerlendirmelerde Bulundu

Yargıtay Konumunu Meşrulaştırdı

İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu, 20 Ağustos 2019 Salı günü, BİZİM TV Ana Haber programında yeni adli yılın açılışıyla ilgili tartışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Adına Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi denilen rejim değişikliği ile başlayan, OHAL ile devam eden süreçte yargıda yaşanan sorunları özetleyen Durakoğlu, yargının yürütmenin baskısı altına girdiğini söyledi.

Demokrasinin vazgeçilmezi kuvvetler ayrılığının yok edildiğini ve kuvvetler birliğine evrildiğini belirten Durakoğlu, tam da yargı sisteminde oluşturulan tahribatla ilgili tartışmalar devam ederken Yargıtay’ın yeni adli yılın açılışı için yürütmenin başına ait mekanı tercih ettiğini bildirdi. Durakoğlu, bunun çok açık bir biçimde Yargıtay’ın kendisiyle ilgili bir konumu tayin etmekten başka bir anlama gelmediğini söyledi. 

Durakoğlu şöyle devam etti: “Bizim buna karşı çıkışımız, bu baskının meşrulaştırılması kaygısından kaynaklanıyor. Yargıtay bu tercihi yaptığı andan itibaren zaten var olan, tartışılan bu konumu bir anlamda da meşrulaştırmış oluyor. Yargıtay bu tercihi ile bir süre önce açıkladığı Yargı Etik Kuralları ve uluslararası taahhütlerine de ters davranmış oluyor”.

Durakoğlu, avukatlık mesleğinin itiraz mesleği olduğunu, Avukatlık Kanununun 76 ve 95. Maddelerinin avukatlara hukukun üstünlüğünü koruma ve insan haklarına dayalı demokratik düzenin devamı için görev verdiğini ve hukuk devleti için sorumluluklar yüklediğini bildirdi.

Türkiye Barolar Birliğinde yaşananları eksen kayması olarak niteleyen Durakoğlu, üç büyükşehir belediye başkanının görevden alınmasını ise insan hakları ve temel hukuk kurallarına aykırı olduğunu sözlerine ekledi.

Amacımız Teslim Olmamak ve Tarihe Not Düşmektir

İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu, 19 Ağustos 2019 Pazartesi günü, HALK TV Ana Haber programında yeni adli yılın açılışıyla ilgili tartışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin, adına Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi dedikleri yeni yönetim anlayışına evrildikten sonra çok ciddi yargı sorunlarına tanık olmaya başladığını belirten Durkoğlu, demokrasinin amentüsü denilen kuvvetler ayrılığı sisteminden uzaklaşıp kuvvetler birliğine doğru yol alındığını, bu şekliyle yargının tamamen yürütmenin baskısı altına girdiğini ve bunun pratikte ve teoride tartışma konusu olduğunu bildirdi.

Bu tartışmaların yapıldığı tam da bu zaman diliminde Yargıtay’ın adli yılın açılışı için seçtiği mekânın sadece basit bir konum tayininden ibaret olmadığının altını çizen Durakoğlu,  “Yürütmenin yargı üzerinde baskı oluşturduğunu iddia ettiğimiz bir sırada başka salon yokmuş gibi Yargıtay’ın, yürütmenin mekânına yönelmiş olmasının kabul edilebilir bir yönü yoktur. Bu yürütmenin yargı üzerindeki baskısının meşrulaştırıldığı anlamına gelir ve bizim de şikâyetimiz tam da bu noktadadır” dedi.

Aynı Yargıtay’ın birkaç ay önce ‘Yargı Etik Kuralları’nı açıkladığını ve Yargıtay’ın uluslararası taahhütlerinin de bulunduğunu belirten Mehmet Durakoğlu, Yargıçlar için düzenlenmiş olan Bangalor Kurallarının 3. Maddesinin çok açık biçimde yargıçların sadece bağımsız ve tarafsız olmalarını değil, tarafsız ve bağımsız görünmeleri gerektiğini de ifade ettiğinin altını çizdi.

Yargıyı baskı altına almaya çalışan bir anlayışa teslim olmak istemediklerini ve tarihe not düşmeyi amaçladıklarını kaydeden Durakoğlu, konuşmasını şöyle tamamladı: “Biz avukatız. Avukatlık bir itiraz mesleğidir. Avukatın itiraz nedeni de yaptığı işle, karşı karşıya geldiği konumla ilgilidir. Avukatlık Kanununun 76 ve 95. Maddesi barolara çok açık bir biçimde hukukun üstünlüğünü korumak, insan haklarına dayalı bir düzen oluşturmak konusunda avukata görev verir. Geriye dönüp baktığımızda bu anlayışı göstermezseniz, bu mücadeleyi vermezseniz hiçbir şey elde edemezsiniz. Bu mücadele sadece iktidarlara karşı gösterilir. İktidarın adı, partisi, başındaki kişi önemli değildir. Biz avukatız ve herkese lazım oluruz. Böyle bir tablo varken mücadeleyi bir kenara bırakmak, bu tablo varken mücadeleyi teslimiyetle eşitlemek, bu tablo varken mücadele yerine müzakereyi tercih eden bir konuma gelmek kabul edilebilir bir tablo değildir”.

Bu Ülkeyi Yeniden Hukuk Devleti Yapmak Zorundayız

İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu, 19 Ağustos 2019 Pazartesi günü, Tv 1 Ana Haber programında yeni adli yılın açılışıyla ilgili tartışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yeni adli yılın açılış töreni için Yargıtay Başkanlığından davet aldıklarını belirten Durakoğlu, bu durumu değerlendirdiklerini ve törene katılmama kararını Yargıtay Başkanlığına yazılı olarak sunduklarını, bu açılışın daha önceki yıllarda yapıldığı gibi olsaydı, her hangi bir kaygının olmayacağını, katılmaktan da büyük kıvanç duyacaklarını bildirdi.

Türkiye’de yargının çok ciddi sorunları bulunduğunu, belki de tarihinde olmadığı kadar ciddi bir yargı krizinin yaşandığını hatırlatan Durakoğlu, “Yargının kurucu unsuru olarak, savunma mesleği olarak sorunların içinde bulunmak ve bunları tartışmak bizim için de çok önemli olabilirdi. Kuvvetler ayrılığı gibi çok ciddi sorunların yaşandığı bir evrede Anayasa’nın 104. Maddesine göre yürütmenin başı olarak tanımlanmış olan cumhurbaşkanının mekânında bu açılışın yapılmasını kabul etmek mümkün değildir” dedi.

Mehmet Durakoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü: “Buradaki mekân basit bir konum tayini değildir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi adı altında Türkiye’de yeni bir rejimin başlıyor olmasının ortaya çıkardığı temel sorunlardan bir tanesi kuvvetler ayrılığının ortadan kalkmış olmasıdır. Yargının, yürütmenin baskısı altına girdiği, yargıya hâkim savcı atamasıyla başlayan ve kararlara kadar etki eden çok ciddi bir baskı kuruldu. Bu baskı giderek kuvvetler ayrılığını yok eden, kuvvetler birliğini doğuran bir sonuç ortaya koydu”.

Bunun sadece bir yargı sorunu olmadığı, bunun bir demokrasi sorunu olduğunun altını çizen Durakoğlu, Yargıtay’ın bu sorunların tartışıldığını yok sayarak yürütmenin başının mekânında böyle bir toplantının yapılmasını istemesini kabul edebilmenin mümkün olmadığını söyledi.

Bu toplantının yargıçlar ve savcıların konumunu ilgilendiren uluslararası Bangalor kurallarına da aykırı olduğunu hatırlatan Durakoğlu,  Bangalor kurallarının, yargıç ve savcıların sadece bağımsız ve tarafsız karar vermelerini değil, tarafsız ve bağımsız görünmelerini de belirli kurallara bağladığını bildirdi.  

Durakoğlu konuşmasında, Birlik başkanının barolara ve avukatlara ilişkin sözlerini yanıtladı ve yargı reformu strateji taslağı hakkındaki görüşlerini anlattı.

Mehmet Durakoğlu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Bu ülkeyi yeniden hukuk devleti yapmak zorundayız, yargı bağımsızlığını ve tarafsızlığını, kuvvetler ayrılığını gerçek anlamda oluşturmak zorundayız”.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kategori:Haberler
Başkan Durakoğlu, Gündeme İlişkin Değerlendirmelerde Bulundu | İstanbul Barosu