İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Başkan Aydın: “Fikri Ve Sınaî Haklar Yasayla Koruma Altına Alınmalıdır”

İstanbul Barosu Fikri ve Sınaî Haklar Komisyonunca düzenlenen “01.01.2009 Tarihi İtibariyle Sınaî Mülkiyet Hukukunda Gelinen Son Durum” konulu panel, 7 Şubat 2009 Cumartesi günü Saat 09.30 – 18.00 arasında İstanbul Ticaret Üniversitesi Eminönü Kampusu İsmail Özaslan Salonu’nda yapıldı.

Başkan Aydın: “Fikri Ve Sınaî Haklar 
Yasayla Koruma Altına Alınmalıdır”

İstanbul Barosu Fikri ve Sınaî Haklar Komisyonunca düzenlenen “01.01.2009 Tarihi İtibariyle Sınaî Mülkiyet Hukukunda Gelinen Son Durum” konulu panel, 7 Şubat 2009 Cumartesi günü Saat 09.30 – 18.00 arasında İstanbul Ticaret Üniversitesi Eminönü Kampusu İsmail Özaslan Salonu’nda yapıldı.

Panelde genel olarak şu konularda değerlendirmeler yapıldı.

    5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2. ve 5. maddelerinin değerlendirilmesi 2008/2 sayılı Anayasa Mahkemesi kararının değerlendirilmesi 1/663 E. Nolu Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın Değerlendirilmesi.

İstanbul Barosu Başkanı Av. Muammer Aydın İstanbul dışında bulunduğu için başkanın paneli açış konuşmasının metnini Kültür ve Sanat Komisyonu Başkanı Av. Ümit Başer okudu. Başkan Av. Aydın,  tüm sınaî haklara ilişkin yasal düzenlemelerin, taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler dikkate alınarak, kapsamlı ve ivedi olarak yapılması gerektiğini söyledi.

Sınaî hakların1995'ten bu yana Kanun Hükmünde Kararnamelerle düzenlenmesi, Türk Ceza Kanunu'nun 2. ve 5. maddelerinin yürürlüğe girmesiyle KHK’ların yasal durumu ve Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının doğurduğu yasal boşluğa dikkat çeken Aydın, bu durumun sınaî haklar bakımından ceza yargılamasının işlevsiz kalmasına neden olduğunu, süresi içinde yasal düzenleme yapılmamasında ise yasama organının büyük ihmalinin bulunduğunu bildirdi.

Markalara ilişkin düzenlemenin yeterli olmasa da yapıldığını, ancak diğer sınaî haklara ilişkin yasa tasarılarının hala komisyonlarda bekletildiğini kaydeden İstanbul Barosu Başkanı Aydın, “İstanbul Barosu olarak biz, her vesile ile bu hakların KHK’lar ile düzenlemenin ciddi sorunlara yol açacağını söyledik. Belirtilen süreçte, bir takım kararlar alarak, duyurular yaparak, temaslarda bulunduk. Ancak bütün bunlar göz ardı edildi” dedi.

İstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nevzat Koç, fikri mülkiyet hukukunun kısa tarihçesini anlattı ve ülkemizde bu önlemlerin 1995 yılında 551 sayılı Patent Haklarının Korunmasına ilişkin Kanun Hükmünde Kararnameyle (KHK) başladığını bildirdi.

Koç, sınaî mülkiyet haklarının KHK’larla düzenlenmesinin sürekli eleştirildiğini, son yaşanan olaylarla da bu eleştirilerin ne kadar haklı olduklarının anlaşıldığını söyledi.

Fikri ve Sınaî Haklar Komisyonu Başkanı Av. Pınar Sür de konuşmasında TCK 2. ve 5. maddesinin yürürlüğe girmesi ile ortaya çıkan durum, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ve ortaya çıkan boşluk ve yeni Markalar Kanunu düzenlemesine ilişkin geniş bilgi verdi. 

İki oturum halinde gerçekleşen panelin sabah oturumunu Staj Eğitim Merkezi Yürütme Kurulu Başkanı Av. Vehbi Kahveci yönetti. Bu oturumda 'Gelinen Son Durumun Cezai Yönden Değerlendirilmesi' yapıldı.

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza-Ceza Usul Hukuku Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Caner Yenidünya, Kanun Hükmünde Kararnameyle yapılan markaların korunmasına ilişkin düzenlemenin bazı maddelerinin, TCK’nın 5. maddesinin yürürlüğe girmesinden sonra Anayasa Mahkemesince iptal edildiğini ve artık Kanun Hükmünde Kararnamelerin uygulama alanının kalmadığını söyledi.

Türk Patent Enstitüsü Patent Uzmanı Av. Tarık Mutluoğlu, Anayasa Mahkemesi kararından sonra verilen süre içinde yasal boşluğun doldurulamamasının bürokrasi ve yasama çalışmalarının yoğunluğundan kaynaklandığını bildirdi.

Kartal Cumhuriyet Savcısı Murat Akyamaç, Anayasa Mahkemesinin kararından sonra hukuki boşluk doğduğunu, bu boşluğun yasama organınca zamanında doldurulmadığını, soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki davalara hangi mahkemelerin bakacağı yolunda ihtilaflar bulunduğunu anlattı.

Bakırköy Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi Hâkimi Yıldırım Bozan, ortaya çıkan yeni durumla ilgili yapılan uygulamaları anlattı ve örnekler verdi. 

 Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turan Yıldırım, Kanun Hükmünde Kararnamelere ilişkin bilgi verdi. 1970’lerden bu yana çıkmış KHK’lar bulunduğunu belirten Yıldırım, KHK’ların anayasal bir düzenleme olduğunu, ancak kararname çıkar çıkmaz yasama organının onayına sunulması gerektiğini, ancak bunun ihmal edildiğini bildirdi. Yıldırım, sadece ceza hukuku açısından değil, mülkiyet hakları konusunda da KHK çıkarılamayacağını savundu.

Gazi Üniversitesi Hukuku Fakültesi Ceza–Ceza Usul Hukuku Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İzzet Özgenç, Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmündeki Kararnamenin 61.a maddesinin TCK Genel Hükümleriyle bağdaşmadığını, Anayasaya aykırı olduğu için yüksek mahkeme tarafından iptal edildiğini, Markaların Korunmasına ilişkin yeni düzenleme yapılırken de ceza hukukçularının görüşlerinin alınmadığını söyledi.

Öğleden sonraki oturumu İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Dr. Selçuk Demirbulak yönetti. Bu oturumda 'Gelinen Son Durumun Hukuki Yönden Değerlendirilmesi'

Demirbulak, sabahki oturumun kısa bir özetini yaparak ilk sözü Dr. Burak Gemalmaz’a verdi. Fikri mülkiyet hakkını insan hakları açısından değerlendiren Dr. Gemalmaz, konuya ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin karar ve içtihatlarından örnekler verdi. Gemalmaz, Avrupa ülkelerinin gayri maddi mülkiyet haklarını da insan hakları çerçevesinde değerlendirdiklerini, çünkü mülkiyet hakkının ekonomik nitelikli bir hak olduğunu vurguladı.

İstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şükrü Yıldız, markaların korunmasına ilişkin KHK’nın ilgili maddelerinin Anayasa Mahkemesinin iptal kararını değerlendirdi ve 21 Ocak 2009 tarihinde çıkarılan yeni Markaların Korunması’na ilişkin yasal düzenleme hakkında açıklamalar yaptı.

Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tekin Memiş, Anayasa Mahkemesi’nin, Markaların Korunmasını ilişkin KHK’nın bazı maddelerinin iptalini, suç ve cezaların kanunilik ilkesine dayandırdığını, iptal kararının doğru olduğunu, ancak erteleme süresinin Anayasa’ya aykırı olduğu görüşünde bulunduğunu, bunun tartışılması gerektiğini söyledi. 

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Remzi Tamer Pekdinçer, 556 sayılı Markaların Korunmasına İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin bazı maddelerinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptalinden sonra KHK ile bu iptalden sonra yasama organınca kabul edilen 5833 sayılı yasanın bir benzerliğinin bulunmadığını bildirdi.

Av. Ayla Oktar, konuya özele hukuk açısından yaklaştı ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra ortaya çıkan boşluğun süren davalarla ilgili bir karmaşa yarattığını, yüksek mahkeme kararı geriye yürümeyeceği için bu davaların nasıl sonuçlanacağının merak konusu olduğunu bildirdi.

Bakırköy Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Hâkimi Orhan Gödel, 556 sayılı KHK’da değişiklik yapan 5833 sayılı yasa hakkında bilgi verdi. Gödel, markalar, özellikleri, koruma nedenleri, çeşitli ülkelerdeki koruma önlemleri, markaların ayırt edilmesi, gümrüklerde ve internet ortamında markaların korunmasına ilişkin açıklamalar yaptı.

Oturum sonlarında soru-cevap bölümünde panelistler katılımcıların sorularını yanıtladı. Bu arada İstanbul Barosu geçen dönem Başkan Yardımcısı Av. Mehmet Durakoğlu ile panelistlere birer plaket verildi.

Galeri

Kategori:Haberler
Başkan Aydın: “Fikri Ve Sınaî Haklar Yasayla Koruma Altına Alınmalıdır” | İstanbul Barosu