Basının Haber Verme Hakkı Ve Bireyin Bilgilenme Hakkı
İstanbul Barosu, Türk Ceza Hukuku Derneği ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin ortaklaşa düzenledikleri Pazartesi Forumları’nın altıncısı 6 Nisan 2009 Pazartesi günü saat 17.00’da İstanbul Barosu Orhan Apaydın Konferans Salonunda yapıldı.

İstanbul Barosu, Türk Ceza Hukuku Derneği ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin ortaklaşa düzenledikleri Pazartesi Forumları’nın altıncısı 6 Nisan 2009 Pazartesi günü saat 17.00’da
İstanbul Barosu Orhan Apaydın Konferans Salonunda yapıldı.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç’in yönettiği forumda Av. Fikret İlkiz
“Basının Haber Verme Hakkı ve Bireyin Bilgilenme Hakkı” konusunu anlattı.
Toplantının açılışında konuşan Türk Ceza Hukuku Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Köksal Bayraktar, geleneksel hale gelen Pazartesi Forumları’nın sonuna gelindiğini, bu tür toplantıların çok yararlı olduğuna inandıklarını ve aynı toplantıların gelecek yıl da sürdürmeyi planladıklarını bildirdi.
Forumu yöneten Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç de ilk basın şehidinin 6 Nisan 1909’da verildiğini o gün Serbesti Gazetesinin Başyazarı Hasan Fehmi’nin Galata Köprüsü üzerinde öldürüldüğünü bildirdi.
6 Nisan’ı “Öldürülen Gazeteciler Günü” olarak kabul ettiklerini belirten Erinç, Türkiye’nin özellikle demokrasiyle yönetildiği belirtilen ülkeler içersinde gazetecilerin, en çok hırpalandığı, tehdit edildiği ve hedef gösterildiği ülkelerin başında geldiğini söyledi.
Erinç, 1979 yılında öldürülen Milliyet Gazetesi Başyazarı Abdi İpekçi’den bu yana, son 15 yılda 47 gazetecinin öldürüldüğünü, 2007 yılında öldürülen Agos Gazetesi Başyazarı Hrant Dink’in son olmasını dilediklerini belirtti. Orhan Erinç ayrıca gazetecilerin çalışma olanakları ve yasal güvenceleri konusunda bilgi verdi.
Konuşmasında basının haber verme ve bireyin bilgilenme hakkı konusunu ele alan Av. Fikret İlkiz, 1935 yılında düzenlenen ilk Basın Kurultayı’nda bu hakkın konuşulmaya başlandığını, 1961 ve 1982 anayasalarına da basınla ilgili hükümler konulduğunu bildirdi.
Konuyu uluslararası insan hakları sözleşmeleri, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10. maddesi, 1969 Amerikan Sözleşmesi ve AİHM kararları çerçevesinde irdeleyen İlkiz, ilk kez 2004 yılında çıkarılan yasayla da bireylerin kamunun elinde bulunan bilgiye ulaşma hakkına kavuştuğunu söyledi.
Basının haber verme hakkının yasal dayanakları konusunda geniş açıklamalarda bulunan
Av. İlkiz, basının haber verme serüveninin devam ettiğini, basının haber verme hakkını bir görev olarak yerine getirdiğini bildirdi. İlkiz, anayasa değişiklikleri konusunun yeniden gündeme geleceğinin anlaşıldığını, anayasamızda bulunmayan bilgilenme hakkının mutlaka anayasaya konulmasını diledi ve bu hakkı anayasalarına koyan Latin Amerika ülkelerinden örnekler verdi.


