Basına Uygulanan Baskılar Hukuka Ve Demokrasiye Zarar Vermektedir
Yerel seçimlerin yaklaştığı bu dönemde siyasi iktidar tarafından basına yoğun biçimde baskı uygulandığı kamuoyunca gözlemlenmektedir. Olay ve olgulara siyasi iradenin gözlüğü ile bakmayan kişi ve kurumlara baskılar artarak yoğunlaşmaktadır.

Yerel seçimlerin yaklaştığı bu dönemde siyasi iktidar tarafından basına yoğun biçimde baskı uygulandığı kamuoyunca gözlemlenmektedir. Olay ve olgulara siyasi iradenin gözlüğü ile bakmayan kişi ve kurumlara baskılar artarak yoğunlaşmaktadır.
Basına uygulanan sansür ve yıldırma eylemlerini protesto etmek amacıyla sayfalarını beyaza bürüyen bir gazetenin bu uygulamasının ardından gazetenin bir temsilcisinin hukuka ve Adil Yargılanma ilkelerine aykırı biçimde tutuklanması, ülkemizin önde gelen bir başka medya kuruluşuna karşı hukuka aykırı uygulamalarda bulunulması basına uygulanan sansür girişimlerinin öne çıkan kanıtlarıdır.
Demokratik sistemle yönetilen ülkelerde Yasama, Yürütme ve Yargı erklerinin yanı sıra medya da önemli bir güç olarak öne çıkar. Erklerin birbirleriyle etkileşimlerini hukukun çizdiği sınırlar belirler. Medyanın denetim gücü de bu çerçevede ele alınmalı ve erkler ile medya birbirlerinin alanlarına müdahale etmemelidirler. Bu durum demokrasinin işlerliği açısından yaşamsal önemdedir. Ülkemizde de Yasama çoğunluğu siyasi iktidarın elindedir. Yürütmeyi de siyasi iktidar temsil etmektedir. Ancak günümüzde siyasi iktidarın Yargı üzerinde baskı kurmaya çalışmasıyla yargı da etkilenmelere açık hale gelmiştir.
Geldiğimiz noktada bağımsızlığını koruma yönünde gelecek vaat eden tek kuvvet medyadır. Halkın haber alma özgürlüğünü sağlayan bağımsız medyadan rahatsızlık duyulmamalıdır.
Özgür basın yalnız bugün için değil gelecek için de gerekli ve ülke demokrasisinin olmazsa olmazıdır.
Bir başka sansür örneği de internet üzerinde kendini göstermektedir. Son zamanlarda İnternet yasakları da ülkemizi uluslararası arenada zor durumda bırakacak düzeye ulaşmıştır. Neredeyse uluslararası tüm sitelere giriş ülkemizde yasaklanmış durumdadır. Aceleye getirilerek çıkarılan 5651 Sayılı Yasa’ya dayanılarak verilen site yasaklama kararları, yasanın amacına uymadığı gibi yasaklamanın amacına da uymamaktadır. Yasaklanan bir sitede yer alan video, değişik yöntemlerle incelenebilmekte bir nevi bu video ya da sitenin reklâmı yapılabilmektedir. Yetkili birimlerce zararlı içeriklere karşı filtreleme yöntemi uygulanması gerekirken sitenin tümden kapatılması, hem hukukun temel ilkelerine aykırı hem de ülke adına itibar kaybettiren bir durumdur.
Yasaklama kararını veren mahkemelerin internet ve bilişim hukuku alanında yeterince bilgilendirilmemeleri de bu yasaklamaların altında yatan bir diğer gerçektir. Sakıncalı bir kitap bulundurduğu için nasıl bir kütüphane tümden kapatılamazsa, sakıncalı bir videoyu barındıran site de kapatılamaz. Bunun yerine gelişmiş filtreleme yöntemi uygulanması için biran önce gerekli çalışmalar başlatılmalıdır.
Bu düşüncelerle siyasi iktidarı, bağımsız ve özgür basına demokrasi adına saygı duymaya, hukukun üstünlüğüne ve yargıya zarar verecek girişimlerden kaçınmaya ve bu konuda gerekli özeni göstermeye davet ediyoruz.
İSTANBUL BAROSU BAŞKANLIĞI


