İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Basın Duyurusu

Adalet Bakanı Sayın Mehmet Ali Şahin’in gazetecilerin sorularına verdiği yanıtlar sırasında Ergenekon olarak adlandırılan dava aşamasındaki bazı bilgilerin “Avukatlar” tarafından dışarı sızdırıldığı savı ile İstanbul Barosu ne yapıyor yolundaki sorusu tüm meslektaşlarımızı üzmüş ve savunmanın örgütlü gücü olan kurumumuzu zan altında bırakmıştır.

Basın Duyurusu

Adalet Bakanı Sayın Mehmet Ali Şahin’in gazetecilerin sorularına verdiği yanıtlar sırasında Ergenekon olarak adlandırılan dava aşamasındaki bazı bilgilerin “Avukatlar” tarafından dışarı sızdırıldığı savı ile İstanbul Barosu ne yapıyor yolundaki sorusu  tüm meslektaşlarımızı  üzmüş ve savunmanın örgütlü gücü olan kurumumuzu zan altında bırakmıştır.

Bu beyanların sözlü, yazılı ve görsel basın organlarına düşmesinden hemen sonra yüzlerce meslektaşımız Baromuzu arayarak gerçeği yansıtmayan bu karalama ve iftiradan duydukları  üzüntülerini ve tepkilerini dile getirmişlerdir. Sayın bakanın beyanları yanıltıcı ve gerçeğe aykırıdır.

Bu nedenle İstanbul Barosu olarak gizli olması gereken soruşturma aşamasındaki bilgilerin kimler tarafından  dışarı sızdırıldığını ve yandaş medyaya nasıl servis yapıldığını kamuoyu ile bir kez daha paylaşma ve aydınlatma zorunluluğunu duyduk.

Ülkemizde soruşturma aşamalarında ve özellikle Ergenekon adı verilen davanın soruşturma aşamasında Avukat Meslektaşlarımızın “Savunma Hakkı” kapsamında müvekkilleriyle ilgili ifadelere, suçlamalara, savlara ve kanıtlara yani gerçek bilgilere ulaşmaları engellenmiş ve halen de engellenmektedir.  Bu engellemeler Savunma Hakkını ihlal ederek temel hak ve özgürlüklere ve yürürlükteki yasalara aykırılık oluşturmaktadır.

Terör suçu olmadığı halde Terör Suçu kapsamına alınarak bir çok soruşturmada sanığın Avukatına ulaşması, Savunma Avukatının ise bilgi ve belgeye ulaşması yasaların arkasına dolanmak suretiyle engellenmiş ve savunma hakkı kısıtlanmıştır.

Bütün bunlar yetmezmiş gibi bir çok konuda ‘müdafinin’ bilgiye ulaşmaması için mahkemelerden gizlilik kararları alınmış, sorgu tutanakları dışında savunmanlara verilmeyen bilgi ve belgeler ilgisiz kişilere verilerek ve de zorunlu avukatlık göz ardı edilerek  şüpheliler ya da sanıklar posaları çıkartıldıktan sonra savunmaya teslim edilmiştir.

Tüm bu engeller yargının kurucu unsurlarından olan Savunma Makamı Avukatların önüne kasıtlı olarak çıkartılırken dosyada Avukatın ve hatta Yargıcın bile ulaşamadığı iletişim dahil her türlü bilgi ve belge yandaş medyaya servis  edilerek soruşturmanın gizliliği ilkesi ihlal edilmiş ve kimi yazarlara sızdırılan bilgilerle dizi yazılar ve kitaplar yazdırılmıştır.

Sayın Adalet Bakanı, bilgi sızdıranları ve servis yapanları; insan haklarını , temel hak ve özgürlükleri koruyup kollayan , hukukun üstünlüğüne sonuna değin inanan ve bunun için canla başla uğraş veren Avukatların içinde değil, hukukçuluğu emir alma anlayışı ile yapanların arasında aramalıdır. Tabiî ki sözümüz “emir” ile “hukukun” bağdaşmayacağını anlayamayanlaradır.

İstanbul Barosu olarak Sayın Adalet Bakanı’ndan  tespit edilmişse soruşturma aşamasında dışarıya bilgi sızdıran bir avukatın adını bekliyoruz.  Bu adı bir kısım meslektaşlarımıza çamur ve iftira atmak adına değil nesnel ölçülerde vermesini de diliyoruz. 

Unutulmamalıdır ki iddialara göre İstanbul 13. Ağır Ceza mahkemesi kasetleri  soruşturma aşamasında değil kovuşturma aşamasında vermiştir . Bir konuda davanın açılmış olması o dava ile ilgili her türlü bilgi ve belgenin kamuoyuna açıklanabilme olanağını da birlikte getirir.  Burada suç teşkil eden ve gizliliği ihlal eden bir durum da bulunmamaktadır. Ancak bir yanda 13. Ağır Ceza Mahkemesinde dava devam ederken diğer yandan aynı konuda soruşturmanın sürmesi ağır hukuk ihlali ve bir “Hukuk Garabetidir”

Sayın Bakan öncelikle medya önünde  avukatları ve hukuk kurumlarını suçlamak yerine bu ağır hukuk garabetini gidermek görevini üstlenmelidir; yargının kurucu unsuru olan avukatlara elinde somut veriler olmadan çamur ve iftira atmayı değil.

İstanbul Barosu, yıllardır her koşulda hakkı koruyan ve kollayan, zorunlu avukatlığı savunarak gece gündüz demeden insan hakları için mücadele ederek İşkenceyi ortadan kaldıran genç ve dinamik CMK avukatları ile olduğu gibi ülkenin en karmaşık ve siyaset kokan davasında “HUKUKUN  VE ADALETİN GERÇEKLEŞMESİ ve de SAVUNMA HAKKININ” bihakkın yerine getirilmesi için uğraş veren tüm meslektaşları ile gurur duymakta, onların insan haklarına, hukukun üstünlüğü ve meslek ilkelerine ve meslek etiğine gösterdikleri saygıya ve her koşuldaki uğraşı güçlerine ise sonsuz teşekkür etmektedir.

Kamuoyu ile saygıyla paylaşırız.                       

İSTANBUL BAROSU  BAŞKANLIĞI

Kategori:Haberler
Basın Duyurusu | İstanbul Barosu