İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Basın Bülteni "Ulusal Egemenliğimizin 87 Yılı"

Emperyalistlere karşı verilen Ulusal Kurtuluş Savasını yöneten Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışının 87 yıldönümündeyiz

Basın Bülteni
"Ulusal Egemenliğimizin 87 Yılı"

Emperyalistlere karşı verilen Ulusal Kurtuluş Savasını yöneten Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışının 87 yıldönümündeyiz. Mustafa Kemal Paşa 19 Mayıs 1919’da Samsun’da başlattığı Milli Mücadele’nin gerçek amacını kavrayan İstanbul Hükümeti tarafından kısa bir süre sonra görevinden alındı.

Mustafa Kemal Paşa Ulusal Kurtuluş Savaşının halka dayanarak verilebileceğinin tüm ulusun seferber edilmesiyle başarıya ulaşabileceğinin bilincindeydi Halkın örgütlü gücünün önemini biliyordu. Yine halkın örgütlü gücünün meşrutiyet sınırları içinde harekete geçirilmesinin gerektiğinin bilincindeydi. Bu nedenle Samsun’a çıkar çıkmaz kaymakam’lıklara mutasarrıflara valiliklere belediyelere çektiği telgraflarda işbirlikçi teslimiyetçi İstanbul hükümeti yerine Heyet-i Temsiliye’nin istemleri doğrultusunda hareket edilmesini istemiştir. Bir yandan da halkın örgütlenmesi Heyet-i Temsiliye tarafından gerçekleştirilmeye çalışmıştır.

Bir askerin savaşlar kazanmış şöhretli bir generalin sivil dayanaklar araması meşruiyet sınırlarının ve hukuksallığın dışına çıkmamaya gösterdiği özen bu gün için bile olağan üstü derslerle doludur.

23 Nisan 1920 tarihinde açılan Türk ulusunun yasama organı TBMM sonrası süreçte ise artık ülkenin kaderi geleceği bu organ tarafından tayin edilecektir. İşbirlikçi İstanbul hükümeti yerine Ankara’nın otoritesinin tüm ülkede kılınmasının en büyük dayanağı TBMM olmuştur.

Bir yandan işgalci emperyalistlere karşı verilen ulusal kurtuluş savaşı diğer yandan yasama faaliyetleri doğrudan meclis hükümeti gibi çok özgün bir örnekle yaşanan bu süreç sonucunda başarıya ulaşmıştır.Türk Ulusu emperyalizme işgalci ordulara ve işbirlikçilere karşı verdiği savaşımın yanında demokrasi savaşını da  beraber yürütmüştür.

Türk demokrasisi ulusal kurtuluş sınavıyla yan yana yürüyen demokrasi sınavından da başarıyla çıkmasını bilmiştir. Sömürgenlere karşı verilen savaşın artık çürümüş olan saltanat kurumuna ve çağdışı kalmış yönetim sistemine karşı da verilen bir savaşımdı. Ülkenin kurtuluşundan sonra saltanat sisteminin ve monarşinin devam etmesi artık imkansızdı. Olması gereken olmuş kurtuluş savası  sürecinde gerçekleşen  devrimler sürmüş, monarşi tüm kurumlarıyla bu süreç içinde tavsiye edilmiştir.

Ulusal kurtuluş savaşı  zaferinden  doğmuş onurlu bir geçmişin ürünü Ulusal egemenliğe bu gün her zamankinden daha fazla sahip çıkmak bu onurlu mirası korumak zorundayız Post modern hilafetçiler, işbirlikçi utanılası mirasın günümüzdeki temsilcileri tekrar egemenliği ulusun elinden almak çağdışı bir anlayış doğrultusunda emperyalizme eklemlenmiş gericiliğe ülkeyi ve ülkenin tüm kurumlarını teslim etmek istemektedirler. Atatürk’ün resimlerine bile tahammül edemeyenler, kamu kurumlarından başlayarak ulusumuzun gönlünden ve bilincinden O’nu ve ilkelerini tasfiye etmek isteyenler yine başaramayacaklardır. Egemenliğin gerçek sahibi Türk ulusu tarihsel mirasını ve demokrasisini koruyacaktır.

İstanbul Barosu ulusun egemenliği ele alışının 87. yıldönümü olan bu anlamlı günde demokrasi ve ulusal egemenlik karşıtlarına karşı hukuk savaşını aynı kararlılıkla sürdürecektir.Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Kategori:Haberler