Basın Açıklaması: Ülke Bütünlüğüne Yönelik Saldırıları Şiddetle Kınıyoruz
Bölücü terör örgütünün Hakkâri ili Şemdinli ilçe sınırları

Bölücü terör örgütünün Hakkâri ili Şemdinli ilçe sınırları içindeki Dağlıca bölgesinde konuşlu askeri birliklere yönelik saldırısında 8 askerimiz şehit oldu, 16 askerimiz yaralandı. Öncelikle şehit yakınlarına, Türk milletine ve Türk Silahlı Kuvvetlerine başsağlığı, yaralılarımıza sağlıklar diliyoruz.
Terör örgütünün her geniş kapsamlı saldırısında olduğu gibi bu kez de ana karargâhının bulunduğu Kuzey Irak’tan sınırı geçerek eylemi gerçekleştirdiği anlaşılmaktadır. Irak’ın Merkezi yönetiminin hiçbir otoritesinin bulunmadığı Kuzey Irak’ın fiili yöneticisi Barzani’nin saldırganları koruduğu ve desteklediği bilinen bir gerçektir. Durum bu kadar açık iken bölücü terör örgütünün ana karargâhının ve eğitim kamplarının bulunduğu Kuzey Irak’taki ABD kuklası diktatör’ün Türkiye ile birlikte teröre karşı ortak mücadele edeceği yalanı ile halkımız senelerdir oyalanmaktadır.
Terör örgütünün, emperyalizmin Büyük Ortadoğu Projesi adını verdiği, ülkemizi de kapsayan enerji coğrafyasını çıkarlarına göre yeniden tanzim etme tasarımının bir aracı olduğu gözden kaçırılmamalıdır. Bu nedenle ana karargâh Kandil’e emir veren asıl karargâhın adresinin batının emperyalist merkezleri olduğu akıldan çıkarılmamalıdır.
Emperyalizm Yeni Sevr’in gerçekleşmesi için Türkiye’nin siyasi coğrafyasının küçültülmesi gerektiğini düşünmektedir. Bu nedenle Fırat'sız, Dicle'siz, GAP'sız bir Türkiye tasarlamaktadır. Enerji ve doğal kaynakların bölge halklarının tasarrufundan çıkarılması için öncelikle Türkiye engelini aşmayı hedeflemektedirler.
29 Ekim 1923 anlayışının, yani ulus devlet ve üniter yapıyı esas alarak temelleri atılan çağdaş Türkiye’nin kuruluş felsefesinden uzaklaştırılması için terör bir araç olarak kullanılmaktadır. Barış ve demokrasi sözcüklerini dilinden düşürmeyen terör örgütü, halkı etnik ve mezhepsel bir kaosun içine sokarak ayrıştırmayı amaçlamaktadır.
Bölücü terör örgütünün saldırılarına hız verdiği bir ortamda siyasi iktidar ve kimi muhalefet temsilcilerinin ulusal bütünlük konusundaki geleneksel duyarlılıkla örtüşmeyen adımlar atmasının doğru olmadığını düşünmekteyiz.
İstanbul Barosu olarak, ülke bütünlüğüne yönelik saldırıları şiddetle kınarken, halkımızı ve tüm siyasi partilerimizi, meslek örgütlerini, sendikaları ortak bir duyarlılıkla bölücü terör kampanyalarına karşı tavır almaya çağırıyoruz.


