İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Basın Açıklaması: Türkiye Cumhuriyeti’ Nin Tapu Senedi Lozan 90. Yaşında

Emperyalistlerin Osmanlı imparatorluğunu parçalama ve

Basın Açıklaması: Türkiye Cumhuriyeti’ Nin Tapu Senedi Lozan 90. Yaşında

Emperyalistlerin Osmanlı imparatorluğunu parçalama ve paylaşmaya yönelik gizli anlaşmaları I. Dünya Savaşı yenilgisiyle uygulamaya konulur. İmparatorluk coğrafyasından elde kalan son vatan toprağı Anadolu’yu da paylaşıp Türk varlığını tamamen ortadan kaldırmayı öngören Sevr, 10 Ağustos 1920’ de işgal altındaki İstanbul yönetimine dayatılır. Sevr, emperyalistlerce Anadolu toprağını aralarında paylaşıp, nüfuz bölgeleri oluştururken, bir yandan da kendi himayelerinde bazı suni devletçikler kurulmasını öngörmektedir.

      Aciz İstanbul hükümetlerinin politikası, işgalcilerin tüm istemlerini kabul etmek, asla direnmemek üzerine kurulmuştu. Sarayın tavrı ise saltanat ve hilafetin işgalcilerin gölgesinde de olsa devamı olarak özetlenebilir. Emperyalistlerle işbirliğinin, ülkeye ve millete ihanetin simgeleşmiş ismi Damat Ferit ve başında bulunduğu mütareke hükümetlerinin utanç verici eylemleri belleklerden henüz silinmemiştir. Mütareke hükümetlerinin kimi İngiliz yanlısı Şeyhülislamları’ nın başta Mustafa Kemal Paşa olmak üzere Milli Mücadele önderleri için idam fetvaları kaleme almaları, işgalci sömürge orduları için duaları da unutulmamıştır!

      Türk milleti, özgür ve onurlu yaşama hakkının, ekonomik ve siyasal bağımsızlığının sonsuza kadar yok edilme girişiminin hukuk metni olan Sevr’e karşı direnişe geçti. 

       Türk halkı işgalcilere karşı çarpışırken, içerdeki ihanet çetelerine karşı da zorlu bir mücadele vermek zorunda kaldı. Ulusumuz, bağımsızlık savaşımında özverinin sınırlarının olamayacağını göstererek savaştı. Dış güçlere ve içerdeki işbirlikçilerinin ihanet girişimlerine karşı üç yılı aşkın savaşımın sonucunda barış masasına oturmaya hak kazandı.

        Lozan’ da kurulan barış masasında asırlık hesaplar görüldü. Kurtuluş mücadelesinin galibi Türkler, emperyalist delegasyon temsilcilerinin barış masasında aldatıcı söylemlerle örtülü çağdaş sömürge olma tekliflerini reddettiler. Bu direnç ve gerekirse yeni bir savaşı göze alma kararlılığı sonucu, kesintiye uğrayan görüşmeler tekrar başladı. 24 Temmuz 1923’ te, özgürlüğünü kanla kazanmış bir milletin bağımsız, eşit, egemen bir devlet çatısı altında yaşamasının garanti edildiği uluslar arası antlaşma imzalandı.

        Mustafa Kemal başta olmak üzere Kurtuluş Savaşı önderleri ve Türk halkı, geçmişteki olumsuzlukların yeniden yaşanmamasının ekonomik ve siyasal bağımsızlığın özenle korunmasına bağlı olduğunu biliyorlardı. 90 yıl sonra geriye baktığımızda görülen manzara iç açıcı değildir: Ekonomik ve siyasal bağımsızlık, üniter ve ulus devlet olarak yaşama konusunda irade eksikliği görülmektedir. Atatürk Türkiye’sinin temel politikası olan bu konulardaki kararlılığının yerini uluslar arası dinamiklerin yönlendiriciliği almış gibidir.

         Atatürk Lozan’la ilgili olarak; “ Bu antlaşma Türk milleti aleyhine asırlardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşmasıyla tamamlandığı sanılmış büyük bir suikastın ortadan kalkmasını ifade eder bir belgedir.” demektedir.

         Emperyal merkezler epeydir Türk milletinin Atatürk’ün mirasını reddetmesini hararetle tavsiye etmektedirler. Atatürk döneminin geçtiğini, devletin kurucu ideolojisi olmaktan ve anayasal, hukuksal metinlerden adının çıkarılmasını istemektedirler. Aynı çevreler Sevr’ in Anadolu için öngördüğü etnik coğrafyanın doğru olduğunu, demokratikleşmek, sivilleşmek isteyen bir Türkiye’ nin bu haritanın öngördüğü biçimde yeniden yapılanmasını önermektedir.

         İçerdeki güç sahiplerinin, Cumhuriyet’in kuruluş felsefesinin ve kurucu önderinin reddine yönelik tavsiyeleri yerine getirme çabası içinde oldukları kamuoyunun malumudur. Dışarının Atatürksüz Türkiye siparişinin gerçekleşmesi durumunda üniter nitelikte ulus devletin tasfiyesiyle ortaya çıkacak yapının tarikatlar, cemaatler  ve kabileler konfederasyonu olacağı bilinmelidir.

         Milli Mücadele Ankara’ sının ve TBMM hükümetinin en zayıf zamanında Geyve  Boğazı’nı aşamayan Kuvvayı İnzibatiye’nin günümüzdeki manevi mirasçıları boşuna heveslenmesinler.  Türkiye’nin siyasi sınırları içinden yeni Sevr haritaları yaratacakları, etnik despotluklar kuracakları rüyası gören, Kürdistan Teali Cemiyeti’nin günümüzdeki uzantıları da boşuna umutlanmasınlar.  Türk halkı Atatürk’ ün mirasını ve Lozan zaferiyle temelleri atılan özgür, bağımsız, üniter Türkiye Cumhuriyeti’ ni sonsuza kadar yaşatma kararlılığını sürdürecektir!

         İstanbul Barosu, Türkiye Cumhuriyeti’ nin kuruluş senedi olan Lozan Antlaşmasının 90. yılında bağımsız ülke, bağımsız yargı, özgür toplum uğraşını sürdüreceğini kamuoyuna saygıyla duyurur.

                                                                                         

İSTANBUL BAROSU BAŞKANLIĞI

Kategori:Haberler
Basın Açıklaması: Türkiye Cumhuriyeti’ Nin Tapu Senedi Lozan 90. Yaşında | İstanbul Barosu