Basın Açıklaması: İstanbul Barosu’Nun 132.Kuruluş Yıldönümü Ve 5 Nisan Avukatlar Günü

Değerli Meslektaşlarım;
Yine bir koca yılı daha geride bıraktık. İçinde bulunduğumuz bu yılda İstanbul Barosu’nun Kuruluşunun 132. Yılını kutluyoruz. Bugün 5 Nisan aynı zamanda Avukatlar Günü... Avukatlar Gününde ve de Baromuzun 132. Kuruluş Yıldönümünde hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve bununla yakından ilgili ülke gündemi ile yargının ağır iş yükü başta olmak üzere yaşadığı sorunları ve avukatlık mesleğinin sıkıntıları konusunda yıllardır istenen adımların atılmadığı bir dönemi daha yaşıyoruz.
Avukatlar yargının kurucu unsuru olarak savunma görevini yerine getirerek hukukun üstünlüğüne yaşamsal önemde katkı sunarlar. Kuşkusuz özverili çalışmaları ile insanı ve insani değerleri temel alarak gece gündüz demeden yedi gün yirmi dört saat, bu kutsal görevi her türlü özveriyi göstererek yerine getiren tüm meslektaşlarımın avukatlar gününü şahsım ve yönetim kurulum adına kutluyor sizleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Ömürlerinin en değerli zaman dilimlerini hukuka adayan değerli meslektaşlarımın önünde saygı ile eğiliyorum. Bugünlere erişemeden yitirdiğimiz sevgili meslektaşlarımızı da rahmet ve şükranla anıyor ruhları şad olsun diyorum.
İstanbul Barosu’nun 132 yıla ulaşan tarihi içinde onurla ve kıvançla sürdürdüğü hukuk mücadelesinin en önemli gücü ve güvencesi, üyeleri olan siz avukatlarsınız.
Yıllar boyunca hukuk devleti olma mücadelesine katkı veren değerli avukat meslektaşlarımızın çalışmaları sayesinde bugünlere gelmiş bulunuyoruz.
Ülkemiz ne yazık ki hukuk devleti olma yolunda ciddi sıkıntı ve sorunlar yaşıyor. Ancak bugün hukuk devletinin tüm kurumlarıyla işlediğini söylemeye olanak yoktur. Bu nedenle Avukatlar, hukuk devleti olmada sorunları olan bir ülkenin hukukçuları olarak bu durumun acılarını sancılarını ve sorumluluklarını, tıpkı avukatlık cüppeleri gibi yıllardır omuzlarında taşımaktadırlar.
Avukatlar sadece savunma görevini yerine getiren bir savunman olarak değil, hukukun üstünlüğünün ve demokrasinin yeniden kazanımlarına kavuşması için de toplumsal görev yaparlar, toplum önderliği yapan bireyler olarak da daima saygı görürler.
Ülkemiz için Yargı reformu kaçınılmaz bir gerekliliktir ancak bağımsız yargı ve tarafsız adalet ilkelerine ve objektif ölçütlere aykırı düzenlemelerle nesnel bir yargı reformundan söz edilemeyeceği gibi, öngörülen sisteme de hukukun üstünlüğüne dayalı bir demokrasi denilemez.
Barolar ve avukatlar olarak yasa ile bizlere verilen görevleri bu zamana kadar her türlü zor koşullara rağmen var gücümüzle ve hukuk içinde kalarak yerine getirdik, bundan sonra da aynı doğrultuda yerine getirmeye devam edeceğiz. Unutulmamalıdır ki avukat ihlal ve tehdit edilen hakların somut ve tek koruyucusudur.
Hizmetin daha verimli ve kaliteli sürdürülebilmesi için çözüm önerilerimizin yıllardır dikkate alınmadığını, bu haliyle hizmetinin yürütümü yükünün avukatlara yüklendiği, sorumluluğun ise paylaşılmadığını görüyoruz.
Hukuk, örgütlenmiş adalet demektir. Adalet ise mülkün temelidir. Adaletin gerçekleştirilmesi ancak bağımsızlık ile mümkündür. Bunun için de hakim, savcı ve avukat bağımsız ve tarafsız olmalıdır.
Felsefi temellerin mevcudiyetine ve yargı dünyasının bitmek bilmeyen taleplerine rağmen, yargı bağımsızlığının bir türlü sağlanamaması, ülkemizin en önemli sorunudur. Açıklıkla ifade ediyoruz ki, mesleki anlamda başka hiçbir sorunumuz bu sorundan daha öncelikli, daha ivedi ve daha önemli değildir. Tam aksine pek çok sorunumuz, yargı bağımsızlığının sağlanamamış olması nedeniyle çözülememektedir.
132 yıllık bir hukuk mücadelesi ve var oluş, demokratik rejim içinde sorunların çözümü için yeterli bir zaman dilimini ifade eder. Gerçekten de bunca yıl sonra hukuk devleti özleminin ifade ettiği çağdaş hukuk alanlarını yakalayamamış olmanın derin üzüntüsünü taşımaktayız. Hiç kuşku yok ki, bu uğurdaki savaşımların kazanılabilmesi, devleti yönlendirip ülkeyi yönetme iddiası taşıyan siyasi aktörlerin “demokrasi” algılayışları ile yakından ilgilidir.
5 Nisan avukatlar günü etkinlikleri çerçevesinde meslektaşlarımızın katılacağı sergiler, paneller, konserler, tiyatro ve benzeri aktiviteler düzenledik. Bu yıl ilk kez bu etkinlikler on günlük bir sürece yayıldı. Avukatlar toplumun aydın duyarlılığına sahip birikimli insanlarıdır ve çok yönlü olmayı gerektirir. Sanat eserleriyle etkinliklerimize katkı sunan meslektaşlarımızı yapıt ve çalışmalarından dolayı kutluyor, sanatsal çabalarının devamını diliyorum.
Bu duygularla, Cumhuriyet ve değerlerine, Atatürk ilke ve devrimlerine uygun hukukun üstün kılındığı, sosyal hukuk devleti ilkelerinin hayata geçirildiği, barış içinde kardeşçe duygularla, sağlıklı bir yaşam dileklerimle, hepinize saygı ve sevgilerimi sunarım.
Av. Muammer AYDIN
İstanbul Barosu Başkanı


