İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Basın Açıklaması: İnsanlık Suçunun Hesabı Verilmelidir

Bilindiği üzere 29 Yıl önce bugün demokrasi getireceğim denilerek yönetime el konulmuştu. Sonradan bu el koymanın demokrasi kaygılarından da öte, aslında dışarıda hazırlandığı ve ABD’nin Türkiye’yi kaybetmemek için planladığı bizzat o zamanki Amerikalı yetkililerin söylemleriyle ortaya çıkmıştı.

Basın Açıklaması: İnsanlık Suçunun Hesabı Verilmelidir

Bilindiği üzere 29 Yıl önce bugün demokrasi getireceğim denilerek yönetime el konulmuştu. Sonradan bu el koymanın demokrasi kaygılarından da öte, aslında dışarıda hazırlandığı ve ABD’nin Türkiye’yi kaybetmemek için planladığı bizzat o zamanki Amerikalı yetkililerin söylemleriyle ortaya çıkmıştı. 

1960 yılı ve sonrasında gelişen demokratik birey hareketi 68 rüzgârı ile özgür bir toplum hedefine doğru hızla ilerlemekteydi.  Bunu tehlikeli bir gidiş olarak saptayan ABD, önce ülkedeki sağ ve sol kampların derinleşmesine yol açtı sonra da sağ ve solu birbirine kırdırarak darbenin alt koşullarını oluşturdu. “Bizim Çocuklar” diye nitelendirilen generallere artık yapacak çok az şey kalmıştı onlar da “gerekeni” yaptılar. Darbe sonrası sağ ve sol çatışmaları bıçakla kesilmiş gibi durdu. Oysa yıllarca aynı askeri yönetim, Sıkıyönetim komutanlıkları vasıtasıyla bölgeleri yönetiyor idi. 11 Eylül günü akan kan darbe yapıldıktan sonra nasıl oldu da durabildi? Çatışmayı bitirebilecek istihbarat ve güç 12 Eylüle gelinen süreçte neden bu kanlı olayların meydana gelmesine göz yumdu sorusu, asla yanıt bulamadı.

Aynı şekilde onca gencin ölümüne neden engel olunamadığı sorusu da yanıtsız kaldı. Bu sorular tek başına 12 Eylül Darbesini yapanların yargı önüne çıkarılmasına yeterli nedenlerdir. Ne yazık ki bugüne değin, demokrasi adına bunu başaran bir siyasi iktidar olmadı, olamadı. Bu durum Dünya çapında bir demokrasi ayıbıdır. Ancak bu ayıbı taşıyanlar bugün 12 Eylül Generalleri ile hiç ilgisi bulunmayan Türk Silahlı Kuvvetlerine ve Cumhuriyetçilere karşı darbe suçlamasında bulunmakta ve demokratik olmayan yöntem ve uygulamalarla onları cezaevi yerleşkelerinde tutmak istemektedirler. Bu nedenle günümüzdeki tehdidin, askeri değil, sivil darbe olduğu kanısı herkes tarafından paylaşılmaktadır. 

Bugün ülke olarak hala 12 Eylül Generallerini yargılayamıyorsak, bu salt Anayasanın ve siyasetin değil aynı zamanda demokrasi ve toplumun da ayıbıdır. 12 Eylül yönetimi tarih önünde sorgulanmalı ve hesap vermelidir. Çünkü 12 Eylül yönetimi, salt bir darbe yapmamış; aynı zamanda insanlık suçu işlemiştir.  İşledikleri bu insanlık suçunun hesabını vermelidirler.

12 Eylül Faşizmini kınarken; sivil olsun askeri olsun tüm darbelere karşı olduğumuzu bir kez daha kamuoyu ile paylaşıyoruz.

İSTANBUL BAROSU BAŞKANLIĞI
Kategori:Haberler
Basın Açıklaması: İnsanlık Suçunun Hesabı Verilmelidir | İstanbul Barosu