Hakkari’nin Şemdinli İlçesinde ayrılıkçı terör örgütünce düzenlenen saldırıda Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 11 mensubu şehit düşmüştür.. Bölücü terör örgütü uzunca bir süredir askeri araçların ve birliklerin geçiş yollarına döşediği uzaktan kumandalı patlayıcılarla saldırılarda bulunuyordu. Son dönemlerdeki saldırıların askeri birliklere, karakollara, lojmanlara yönelik olması dikkat çekicidir. Bu saldırı kampanyasını sürdüreceğinin işaretlerini veren terör örgütünün toplumsal gerilimin artmasını arzu ettiği anlaşılmaktadır.
Terör örgütünün ana karargahı olarak adlandırılan Kandil Dağı komşumuz Irak’ın egemenlik alanı içindedir. ABD’nin Irak’ı işgali sonrasında oluşan fiili duruma göre Türkiye Cumhuriyeti’nin siyasi sınırlarına yakın bölgenin denetimi Barzani güçlerinin elindedir. Merkezi Irak Hükümeti yerine Irak’ın kuzeyinde fiili durum yaratmış olan bu yerel gücün Türkiye’nin güvenliğini tehdit eden terör yapılanmasına göz yumduğu, hatta desteklediği bilinen bir gerçektir.
Terör örgütü barıştan, kardeşlikten, demokrasiden, özgürlükten yana bir söylem tuttursa da eylemleriyle ortaya koyduğu bunun tam tersidir. Halkımız arasında etnik ayrışma, alt kimlikler üzerinden kamplara bölünme, birbirine yabancılaştırma ve ötekileştirmeye yönelik bir programın uygulayıcısı olma görevini yerine getirdiği anlaşılmaktadır.
Ülkemizin ve bölgemizin doğal kaynaklar, stratejik hammaddeler ve jeostratejik coğrafi özelliği emperyal güçlerin her dönem ilgisini çekmiştir. Günümüzde ABD ve AB’nin bölgeye yönelik demokratikleştirme söylemlerinin ardındaki asıl gerçek olan ekonomik ihtiraslarının göz ardı edilmemesi gerekmektedir.
Ortadoğu’daki siyasal yapılanmaların, silahlı hareketlerin söylemlerine değil eylemlerine ve arkasındaki güçlere bakmak eskiden beri en sağlıklı yöntem olagelmiştir. Bölücü terör örgütünün ana karargahı olan Kandil’den verilen buyruklar kadar emperyal merkezlerden Kandil’e verilen buyrukların da göz önüne alınması zorunludur.
Emperyalizmin hep oynaya geldiği kanlı oyun bir kez daha sahnelenmektedir. Türk ulusu özverili evlatlarının kanlarını döken, canlarını alan tetiği düşürenler kadar, tetikçileri donatan, koruyan ve buyruk veren emperyalizmin kuşkusuz ki farkındadır.
İstanbul Barosu bölücü terör saldırılarında yaşamını yitiren askerlerimizin kaybından duyduğu üzüntüyü kamuoyu ile paylaşmakta, şehitlerimizin yakınlarına ve ulusumuza baş sağlığı dilemektedir.
İSTANBUL BAROSU BAŞKANLIĞI