Basın Açıklaması: Cumhuriyet Bayramı
29 Ekim 1923’ de ilan edilen Cumhuriyet’in 87.yılını coşkuyla kutluyoruz. 19 Mayıs 1919 – 9 Eylül 1992 yılları arası sürdürülen Milli Kurtuluş Savaşı’ yla kurulan, 1923 Lozan Antlaşmasıyla da uluslararası hukuk açısından tescil edilen yeni devletin Cumhuriyet olması kaçınılmazdı.

29 Ekim
Milli Mücadele Türk halkının meşru temsilcilerinin oluşturduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından yürütülmüştü. 23 Temmuz 1919’da başlayan Erzurum Kongresini takiben 1919 Eylül’ündeki Sivas Kongresi, 23 Nisan 1920’de Ankara’da toplanacak TBMM’nin öncü çalışmalarıydı.
Türk halkının meşru temsilcilerinin öncülüğünde, işgale ve köleleştirilmeye karşı onurla direnen bir milletin topyekun desteğiyle yürütülen bağımsızlık savaşı ,süreç içinde kendi kurumlarını da yaratmıştı. İstanbul’daki işbirlikçi mütareke hükümetlerinin ve Halife-Sultan’ın başında bulunduğu aciz Saltanat’ın işgalcilerin merhametine sığınma anlayışına karşı savaşmayı seçen Anadolu’nun kararlı mücadelesi sonucu tayin etti.
Milli Mücadelenin kongreler dönemi olsun, TBMM dönemi olsun, işgalci düşmanın yanında İstanbul merkezli çürümüş, zamanı dolmuş bir monarşiye karşı da mücadele eden Ankara , çoktan halkın örgütlü gücünün merkezine dönüşmüştü.
Kurtuluş savaşı tamamen Ankara’nın öncülüğünde yürütülmüştü. İşgale karşı direnişi seçen Ankara karşısında teslimiyeti seçen İstanbul’un geleceğin özgür, bağımsız Türkiye’sinde bir yeri ve otoritesi zaten olamazdı.
Bu nedenle Kurtuluş Savaşı’nın Başkomutanı, Milli Mücadelenin meşru organı TBMM’nin başkanı Mustafa Kemal ve arkadaşları fiilen Cumhuriyet olan yönetimin hukuksal tanım olarak ta Cumhuriyet adını almasının zamanının geldiğini biliyorlardı.
29 Ekim
Cumhuriyet’i, bir halkın çağdaşlaşması, kalkınması için zorunlu olan ekonomik, sosyal, hukuksal atılımların izlemesi çok anlamlıdır. Cumhuriyet’in kurucuları Osmanlı’nın Batı karşısındaki ekonomik geriliğinin zamanla bir yarı sömürge ilişkisine döndüğünü unutmamışlardır. Bu nedenle Türk halkının gelecekte benzer bir durumla karşılaşmamasının çarelerini aramışlardır.
Türkiye Cumhuriyeti için üniter yapının, ulus devlet modelinin tercih edilmesi tarihten alınan acı derslerin, milletçe ödenen ağır bedellerin sonucudur. Günümüzde Kemalizm’in sonunun geldiğini, ulus devlet modelinin terk edilmesinin gerektiğini öne sürenleri, Yeni Osmanlılığın özlemi içinde olanları, bağımsızlıktan post modern bağımlılığa geçilmesinin hararetli savunucularını Türk halkı ibretle izlemektedir.
Köleleşmenin erdemi olamaz. Bu tür modern kölelik savunucularına Cumhuriyet’in fazilet olduğunu hatırlatıyoruz. Onurun, başı dik, özgür yaşamanın erdemini tatmış Türk Halkının bağımlılığın bağımlıları tarafından sunulan Yeni Osmanlılık reçetelerini de elinin tersiyle itip, Sevr paçavralarını attığı çöp sepetine fırlatacağını herkesin bilmesi gerekir.
İstanbul Barosu Ulusal Kurtuluşun ve Cumhuriyet’in başta Mustafa Kemal olmak üzere öncü kadrolarını saygı ve minnetle anmaktadır. Ulusumuzun Cumhuriyet Bayramını içtenlikle kutlarken, Cumhuriyet değerlerinin, Cumhuriyet hukukunun savunucusu olmayı sürdüreceğini kamuoyuna saygıyla duyurur.
İSTANBUL BAROSU BAŞKANLIĞI


