Basın Açıklaması : 5918 Sayılı Yasa Anayasaya Aykırıdır
Bir süredir kamuoyunda asker kişilerin barış zamanında da sivil mahkemelerde yargılanmalarını öngören yasa değişikliğinin anayasaya aykırılığı tartışılmaktadır.

Bir süredir kamuoyunda asker kişilerin barış zamanında da sivil mahkemelerde yargılanmalarını öngören yasa değişikliğinin anayasaya aykırılığı tartışılmaktadır.
Cumhurbaşkanlığınca yayınlanan 08.07.2009 tarihli Basın Açıklamasında, 5918 sayılı kanun onaylanmakla birlikte, Başbakanlığa gönderilen bir yazıda, Anılan Kanun ile, yapılan diğer düzenlemelerin yanında, asker olmayan kişilerin barış zamanında askerî mahkemelerde yargılanmalarına son verilmiş; ayrıca, asker kişilerin barış zamanında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 250 nci maddesi uyarınca görev yapan ağır ceza mahkemelerinin yargı yetkisine giren bir suçu işlemeleri durumunda, bu mahkemeler tarafından yargılanmaları öngörülmüştür.
2008 yılında Avrupa Birliği Komisyonu tarafından yayımlanan Katılım Ortaklığı Belgesinde yer verilen ve kısa vadeli öncelikler arasında bulunması sebebiyle 2009 yılı sonuna kadar gerçekleştirilmesinde yarar görülen “Askerî mahkemelerin yetkisinin askerî personelin askerlikle ilgili görevlerine hasredilmesi” maddesi gereğince bu düzenlemenin yapıldığı anlaşılmaktadır.
Yapılan düzenlemenin, 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanununun “Genel görev” başlıklı 9 uncu maddesindeki, askerî mahkemelerin “kanunlarda aksi yazılı olmadıkça” maddede belirtilen suçlara ait davalara bakmakla görevli olduklarına ilişkin hükümle de uyumlu olduğu görülmektedir.
Bununla birlikte, bu düzenlemenin uygulanmasında askerlik hizmeti bakımından disipline ve hukukî güvencelere ilişkin olarak ortaya çıkması muhtemel tereddütleri giderecek yasal düzenlemelerin de yapılmasında fayda görülmektedir.
Sayın Cumhurbaşkanımız, “belirtilen hususlarda gerekli yasal düzenlemenin ivedilikle yapılmasının uygun olacağını belirtmişlerdir” denilerek, yeni yasal düzenleme ihtiyacına işaret edilmiştir.
Öncelikle bu tür bir şerhin veya yazının, hukuken temenni olmanın ötesine geçmeyen, bağlayıcı olmayan bir işlem olduğu belirtilmelidir.
Bunun yanında tartışma konusu düzenlemelerin net olarak ortaya konulması gerekir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250/3. maddesinin değişiklik öncesi halinde;
“Birinci fıkrada belirtilen suçları işleyenler sıfat ve memuriyetleri ne olursa olsun bu Kanunla görevlendirilmiş ağır ceza mahkemelerinde yargılanır. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtayın yargılayacağı kişilere ilişkin hükümler ile savaş ve sıkıyönetim hâli dahil askerî mahkemelerin görevlerine ilişkin hükümler saklıdır” denilmişti.
Düzenleme ile şu hususlar ön plana çıkmaktaydı;
1) Özel Ağır Ceza Mahkemelerinde yargılanacak olan kişilerin sıfat ve memuriyetine bakılmaz. Bu kişiler, bu mahkemenin yargı erkine tabi olurlar.
2) Bu ilkenin istisnaları maddede yer almaktadır. Buna göre, Anayasa Mahkemesinin ve Yargıtay’ın yargılayacağı kişiler, Özel Ağır Ceza Mahkemelerinde yargılanmazlar.
3) Savaş ve sıkıyönetim hâli dahil askerî mahkemelerin görevlerine ilişkin hükümler saklıdır.
26.06.2009 tarihinde
Bu değişiklik şu sonuçları doğurmaktadır;
1) Barış zamanından Özel Ağır Ceza Mahkemeleri, sıfat ve memuriyetleri ne olursa olsun tüm kişileri yargılayacaklardır. Bu kişiler içinde asker kişiler de yer almaktadır. Bunun istisnası, Anayasa Mahkemesinin ve Yargıtay’ın yargı erkine tabi olan kişilerdir. Bu kişiler Özel Ağır Ceza Mahkemelerinde yargılanmazlar.
2) Değişiklik öncesi askeri mahkemelerin yargı yetkisi barış, savaş ve sıkıyönetim halinde sürerken, bu yetki yeni hükümle daraltılmış, yalnızca savaş ve sıkıyönetim haliyle sınırlandırılmıştır.
Özel Ağır Ceza Mahkemeleri, ceza adalet sistemimiz içinde istisnadır. Bu mahkemelerin görev alanı, CMK’nın 250. maddesi ile çizilmiştir. Maddenin 1. fıkrasının (c) bendi konuyla ilgilidir. Bu hükümde, Türk Ceza Kanununun ikinci kitap dördüncü kısmın dört, beş, altı ve yedinci bölümünde tanımlanan suçlar ( 305, 318, 319, 323, 324, 325 ve 332. maddeler hariç) denilerek, Özel Ağır Ceza Mahkemelerinin görevli oldukları suçlar sayılmıştır. (c) bendinde parantez içinde sayılan suçlarda Özel Ağır Ceza Mahkemeleri görevli değildirler.
Askeri yargının kapsamı;
Anayasanın 145. maddesinde askeri mahkemelerin, “asker kişilerin; askerî olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhine veya askerî mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevli “ oldukları belirtilmektedir.
Öte yandan, 353 sayılı Yasanın 9. maddesinde, Anayasanın 145. maddesi doğrultusunda, “mahkemeler kanunlarda aksi yazılı olmadıkça, asker kişilerin askeri olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhine veya askeri mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler. “ denilmektedir.
5918 sayılı yasa değişikliğinin Anayasaya aykırılık sorununun değerlendirilmesi;
1) Anayasanın 145. maddesi ile 353 sayılı yasanın 9. maddesi, “asker kişilerin; askerî olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhine veya askerî mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler” diyerek, askeri yargının görev alanını çizmiştir.
2) CMK’nın 250. maddesinin 1/c maddesi, “millete ve devlete karşı suçlar” ana başlığı altında, devletin güvenliğine karşı suçları, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçları, milli savunmaya karşı suçları ve devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçlarını yargılama görevini Özel Ağır Ceza Mahkemelerine vermektedir.
3) Bu konuda istisnalar vardır. Bunlar, temel milli yararlara karşı faaliyette bulunmak için yarar sağlama (m.305), halkı askerlikten soğutma (m.318), askerleri itaatsizliğe teşvik (m.319), savaşta yalan haber yayma (m.323), seferberlikle ilgili görevin ihmali (m.324), düşmandan unvan ve benzeri payeler kabulü (m.325) ve askeri yasak bölgelere girme (m.332) suçlarıdır. Özel Ağır Ceza Mahkemeleri, bu suçlarda yargı erkini kullanamazlar; CMK’nın 250. maddesiyle getirilen istisna çok açıktır.
4) 5918 sayılı yasa, CMK’nın 250. maddesinin 3. fıkrasında yaptığı değişiklik ile, Özel Ağır Ceza Mahkemeleri, barış zamanında asker kişiler için yargı erkini kazanmışlardır. Bu erk ve görev, belirtilen düzenlemeler ile sınırlıdır. Belirtilen suçlar, asker kişiler tarafından barış zamanında işlendiğinde, yargılama Özel Ağır Ceza Mahkemelerinde yapılacaktır. Ancak aynı hükümde yer alan istisnalar geçerliğini korumaktadır. Daha açık bir anlatımla, maddede istisna olarak sıralanan suçlar için Özel Ağır Ceza Mahkemelerinin yargı erki yoktur. Asker kişiler barış zamanında bu suçları işlediklerinde dahi, Özel Ağır Ceza Mahkemelerinde yargılanmayacaklardır.
Ancak; bir asker kişi, 250/1/c maddesinde yer alan suçu, Anayasanın 145. maddesinde yer alan kriterlere uygun biçimde işlediğinde, Özel Ağır Ceza Mahkemelerinde yargılanabilecek midir ? Böyle bir çözüm Anayasaya uygun olacak mıdır ?
5918 sayılı yasa değişikliğinden önce bu konu önem taşımamaktaydı. Çünkü asker kişiler barışta, savaşta ve sıkıyönetim halinde Özel Ağır Ceza Mahkemelerinin yargı erki içindeki suçları (CMK m.250/1/c) işlediklerinde askeri yargıya tabi idiler. CMK ’nın 250/3. maddesinin açık hükmü bu sonucu ortaya koymaktaydı. 5918 sayılı yasa değişikliği ile asker kişiler barış zamanında bu suçları işlediklerinde, Özel Ağır Ceza Mahkemeleri yargı erkini kazanınca, Anayasaya aykırılık sorunu ortaya çıktı.
Anayasanın 145. maddesi, askeri yargı erkinin kapsamını kesin çizgiler içinde çizmiştir. Normlar hiyerarşisinde yasalar anayasaya aykırı olamaz. Bu kapsamın 5918 sayılı yasa ile CMK ’nın 250/3. maddesinde değişiklik yapılarak değiştirilmesinin, anayasanın 145. maddesine aykırı olduğu görüşümüzü basın ve kamuoyunun bilgilerine sunarız.
İSTANBUL BAROSU BAŞKANLIĞI


