Baroların Güçlü Olması, Avukatların ve Dolayısıyla Vatandaşın Güçlü Olması Demektir
İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Hasan Kılıç, baroların yapılarında düzenleme yapılacağına ilişkin tartışmalar hakkında değerlendirmelerde bulundu.
1 Mart 2018 Perşembe günü saat 17.00’da Mediascope.tv’ye konuk olan Hasan Kılıç, konuşmasının başında Baroların kuruluş, görev ve nitelikleri konusunda bilgi verdi.
Kuruluşların adlarının başındaki Türk ve Türkiye kelimelerinin Bakanlar Kurulunca verilip alınabileceğine ilişkin görüşün doğru olmadığını belirten Kılıç, “Bu kaynağını anayasanın 135. maddesinden alan bir düzenlemedir. Baronun yönetimi seçimle iş başına gelir ve seçimle gider, kimse buralara çöreklenmiş değildir” dedi.
Vatandaşın gerçek temsilcisinin her zaman avukatlar olduğunu, hak arama özgürlüğünün güvencesinin avukatlar ve barolar olduğunu vurgulayan Kılıç, çevre katliamı, kadına şiddet, çocuk istismarları gibi birçok olayın barolar tarafından takip edildiğini ve bu alanlarda mücadele verildiğini söyledi.
Baroların güçlü olması, avukatların ve dolayısıyla vatandaşın güçlü olması demek olduğunu altını çizene Hasan Kılıç, “Ama siz o kurumu parçaladığınızda bundan en çok zarar görecek olanlar vatandaşlardır” dedi.
Yapılması muhtemel düzenlemelerin yol açacağı sorunlar hakkında açıklamalarda bulunan Kılıç şunları söyledi: “Amaç şu ise; seçimlerle ele geçiremediğiniz, biat ettiremediğiniz, boyun eğdiremediğiniz, yandaşlaştıramadığınız baroları, avukatları başka şekilde ele geçirmek istiyorsanız, o zaman durum farklı bir şekilde ortaya konulabilir. Bunu kabul etmek mümkün değildir. Bu tartışma oraya gider. Demek ki ele geçiremediğiniz bir yapı olduğunu düşünüyorsunuz ve bu şekilde tartıştırarak, yıpratarak, topluma hedef göstererek başka bir yöntemle, farklı bir yola girmeye çalışıyorsunuz, buna asla izin vermeyiz”.


