İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Baro’Dan Uluslararası Seminer: “Uzlaşma Ve Uluslararası Tahkim”

Uluslararası Avukatlar Birliği (UIA) ile İstanbul Barosunca ortaklaşa düzenlenen “Uzlaşma ve Uluslararası Tahkim” konulu

Baro’Dan Uluslararası Seminer: “Uzlaşma Ve Uluslararası Tahkim”

Uluslararası Avukatlar Birliği (UIA) ile İstanbul Barosunca ortaklaşa düzenlenen “Uzlaşma ve Uluslararası Tahkim” konulu seminer, 18 Mayıs Cuma günü Taksim’deki The Marmara Oteli Balo Salonunda yapıldı.

Uzlaşma ve Uluslararası Tahkim” konulu seminerde, medeni ve ticari konularda alternatif ihtilaf çözüm yolları ve avukatların rolü tartışıldı.

Seminerin açılışında konuşan Uluslararası Avukatlar Birliği (UIA) Başkanı Paulo Lins e Silva, İstanbul Barosu ile avukatların sorunlarının çözümü konusunda sürekli bir işbirliği içinde bulunduklarını söyledi.

UIA olarak Lima, Peru ve Viyana’da çok verimli seminerler düzenlediklerini, gelecek ay Budapeşte’de de bir seminer yapacaklarını belirten Silva, uzlaşma ve uluslararası tahkim konusunun ele alınacağı İstanbul seminerinin yararlı geçeceğine inandığını bildirdi.

Silva, UIA’nın 8 resmi ve üç çalışma dilinde faaliyet gösterdiğini hatırlattı ve çok önem verdikleri bu seminerin hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür etti.

İstanbul Barosu Başkanı Av. Kazım Kolcuoğlu da açılış konuşmasına, başta UIA Başkanı Silva ve seminerin hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkürle başladı.

Alternatif yargılama sistemlerini geliştirmenin yargının yükünü azaltacağını belirten Kolcuoğlu, uzlaşma ve tahkim yoluyla kısa zamanda adalete erişimin sağlanabilmesinin taraflar açısından da kazanç olduğunu vurguladı.

Uzlaşma konusunun Türk hukuk sistemine yeni girdiğini kaydeden Kolcuoğlu, uzlaşma sisteminin şimdilik ceza davalarında uygulandığını, hukuk mahkemeleri için de düzenleme yapıldığında adaletin sağlanmasında önemli bir yol alınmış olacağını bildirdi.

Tahkim konusunun da Türk hukuk sistemine girdiğini, uluslararası davalarda önemli bir katkı sağlayacağını anlatan Kolcuoğlu, konunun uzmanı değerli hukukçular ve uygulamacıların seminerde yapacakları katkıdan çok yararlanacaklarını sözlerine ekledi.

Daha sonra oturumlara geçildi.

İlk oturumda, tiyatro havasında bir uzlaşma çalışması örneklendi. Uzlaşmacı rolünü Helena De Backer, ihtilaflı kişileri Jorge Verissimo ve Susannah L. Maas canlandırdılar. Oyun sonunda Marie-Anne Bastin izleyicilerin görüşlerini sordu. Sergilenen örnek uygulama izleyiciler tarafından değerlendirildi.

Konuya ilişkin soruları ise Brüksel’den Helena De Backer yanıtladı.

Becker konuşmasında özetle şunları söyledi:

Uzlaşı hızlı gelişir. Belki bir günde bile bitebilir. Tahkim de buna benzer. Bir dava gibi aylar, yıllar sürmez. Uzlaşı gönüllülük esasına dayanır. Bu sistemde %75 – 80 oranında sonuç alınabilir. Sonuç alınamazsa mahkeme yoluna gidilir.

Çözümü uzlaştırıcı bulmaz. Tarafların durumunu en iyi bilen yine kendileridir. Uzlaştırıcı sadece taraflara yardım eder. Uzlaşıda zaman sınırı yoktur. Uzlaşı resmi değildir. Uzlaşı sırasında her şey söylenebilir ve her şey gizlidir. Uzlaşı sırasında alınan tüm notlar da gizlidir.

Uzlaşı uygulaması ülkelere göre faklılıklar taşıyabilir. Örneğin tahkimde her şey iddialarla ilgilidir. Uzlaşmada ise çıkarlar ön plandadır. Uzlaştırıcı, belli merkezlerden sağlanabilir. Uzlaştırıcının her iki tarafın da dilini bilmesi uzlaştırma işini kolaylaştırır.”

Seminerin öğleden sonraki bölümünde İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ve İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Fatih Selami MahmutoğluTürkiye’de Uzlaşma” konusu üzerinde konuştu.

Türk hukuk sisteminin kara Avrupa’sının hukuku ile benzerlikler taşıdığının altını çizen Mahmutoğlu, Avrupa Birliğine üyelik sürecinde Türk hukukunda özellikle Türk Ceza Kanunu, İnfaz Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanununda değişiklikle yapıldığını söyledi.

Mahmutoğlu, Türkiye’nin uzlaşma ve tahkim konusuyla yeni tanıştığını, şimdilik uygulamada bazı sorunlar olabileceğini, konuya ilişkin düzenlenen bu seminerden yararlanacaklarını bildirdi.

Brüksel’den Avukat-Uzlaştırıcı Marie-Anne Bastin ise Aile Hukuku ve İş Hukukunda Uzlaşma konusunu anlattı.

Cenevre’den Susannah L. Maas Ulusal ve Uluslararası İş İhtilaflarında Uzlaşma konusunu irdeledi.

Lizbon’dan Avukat – Uzlaştırıcı Jorge Verissimo da Uzlaşmada Avukatın Rolü konusunu ele aldı.

SEMİNERDE İKİNCİ GÜN

Seminerin ikinci günü tahkim konusu ele alındı

Laurence Kiffer, Tahkim Anlaşmasının Oluşturulması konusunda bilgi verdi. Philipp Habegger de Doğru Hakemin Seçilmesi konusu üzerinde durdu. Her iki konuşmacı da tahkim anlaşmasının kurallarına uygun oluşturulması ve hakemin seçilmesinin, tarafların da bu hakeme güven duymasının yaşamsal öneme sahip bulunduğunu bildirdiler.

Davanın dosyasının hazırlanmasının büyük bir deneyim gerektirdiğini, hakemin usulü yönetme yeteneğinin önem taşıdığını belirten konuşmacılar, tarafların hakem hakkında bilgi sahibi olma haklarının bulunduğunu, hakemlerin de taraflarla yüz yüze görüşmeyi pek tercih etmediklerini, çünkü önemli olanın hakemin deneyimi olduğunu vurguladılar.

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Uluslararası Özel Hukuk Ana Bilim Dalı Başkanı
Prof. Dr. Cemal Şanlı ve Prof. Dr. Av. Mahmut Birsel Türkiye’de Tahkim konusunu anlattılar.

Konuşmasında, Türk hukukunda yer alan yerel ve uluslararası tahkimle ilgili ayrıntılı bilgi veren Prof. Dr. Şanlı, Türkiye’nin yatırımla ilgili 60 kadar uluslararası anlaşmaya imza koyduğunu, Türkiye aleyhine pek çok davanın açıldığını, Türk şirketlerinin de yabancı devletler aleyhine özellikle enerji yatırımları dolayısıyla henüz sonuçlanmamış tahkim davalarının bulunduğunu bildirdi.

Devlet yargısının tahkime bakış açısının değişmesi gerektiğine dikkati çeken Prof. Dr. Şanlı, 1994 tarihli Yargıtay’ın içtihadı birleştirme kararının yerel tahkime zarar verdiğini, açılan davalarının devlet yargısında daha çabuk sonuçlanmasının tahkime gitmeyi anlamsız hale getirdiğini savundu. Şanlı:”Hukuk Usulü Muhakemesi Kanunu taslağında yerel tahkime ilişkin sorunların çözümü öngörülmektedir. Ancak tahkimi hasım görme zihniyeti değişmedikçe yasalarda ne gibi düzenlemeler yapılırsa yapılsın pek etkisi olmayacaktır” dedi.
 
Uluslararası tahkime olanak sağlayan 1991 Anayasa değişikliği hakkında bilgi veren
Av. Mahmut Birsel de 4686 numaralı Tahkim Yasası’nın bazı sıkıntılar getirmesinin yanı sıra iyi hükümlerinin de bulunduğunu bildirdi.

Uluslararası tahkim konusunu kamu düzeni açısından değerlendirmek gerektiğini belirten
Av. Birsel, yatırımlara ilişkin tahkim davalarının ana kaynağını 1991 yılında Türkiye’nin de onayladığı 1958 tarihli New York Sözleşmesi olduğunu, yabancı heyetlerin verdiği kararın Yargıtay’ın onamasından sonra kesinlik kazandığını ve bağlayıcılığı bulunduğunu anlattı.

Galeri

Kategori:Haberler