İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Baro Meclisi’nin 44. Olağan Genel Kurul Toplantısı 19 Mayısta Yapıldı

Baro Meclisi’nin 44. Olağan Genel Kurul Toplantısı 19 Mayısta Yapıldı

Baro Meclisi’nin 44. Olağan Genel Kurul Toplantısı 19 Mayısta Yapıldı

İstanbul Barosu Baro Meclisinin 44. Olağan Genel Kurul toplantısı, 19 Mayıs 2018 Cumartesi günü saat 13.00-17.00 arasında İstanbul Barosu Bakırköy Hizmet Birimi Konferans Salonunda yapıldı.

Baro Meclisi Divan Başkanı Av. Ayşe Füsun Dikmenli açılışta Meclisi, Atatürk, şehitlerimiz ve yaşamını yitiren meslektaşlarımız için saygı duruşu ve İstiklal Marşına davet etti.

Füsun Dikmenli, Baro Meclisinin bu toplantısının kutlu bir gün olan 19 Mayıs’ta gerçekleştirildiğini belirtti ve “19 Mayıs Atatürk’ü anma, Gençlik ve Spor bayramının 99. Yılını kutluyoruz. 19 Mayıs Türkiye Cumhuriyetinin doğum günüdür, doğum günümüz kutlu olsun!” dedi

Avukatların, ülke sorunları ile meslek sorunları ikilemiyle karşılaştıklarında tercihi ülke sorunlarından yana yaptıklarını belirten Dikmenli, şöyle konuştu: “Ülkemiz bugün hukuk devleti, yargı bağımsızlığı ve adalet sorunlarıyla karşı karşıyadır. Hukuk devleti ağır hastadır. Felaketten önce son çıkışımız 24 Haziran seçimleridir. Özgür savunma yapmak, meslek sorunlarımızı çözmek istiyorsak 24 Haziran seçimlerinden başarılı çıkmak zorundayız”.

Uygulanacak gündeme ilişkin bilgi veren Dikmenli, gündem gereği sunuş konuşmasını yapmak üzere İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu’nu kürsüye davet etti.

Durakoğlu’nun konuşmasının satır başları şöyle:

“19 Mayısta Samsun’a çıkan Mustafa Kemalin, teslimiyet ruhuna karşı çıkan anlayışı olmasaydı, herkese egemen olan o anlayış kırılamasaydı, şimdi başka bir evrende yaşıyor olacaktık. Bu anlayışın 24 Haziran seçimlerine giderken çok değerli bir felsefi temel olduğunu düşünüyorum.”

“18 Mayıs Türkan Saylan’ın 9. Ölüm yıldönümüydü. Türkan Saylan bir bilim insanı olarak yarattığı değerlerin ötesinde ÇYDD’de yaptıklarıyla Atatürk ülküsünün bir toplumda nasıl yaşatılabileceğini elini taşın altına koyarak anlatan bir örnekti hepimiz için. 24 Haziran seçimlerine giderken seçimlerin bizim istediğimiz gibi sonuçlanmasını sağlayamazsak, Samsuna çıkan kurtarıcıya ve onun ülküsünü yerine getiren Türkan Saylana çok borçlanırız.”

Avukatlar bu toplumda toplum önderi olarak tanımlanıyorlar. Bugün toplum avukata yaşadığımız süreç nedeniyle olduğunun ötesinde anlamlar atfediyor. Yargıda büyük sorunlar var. Toplumun yargıya güveni yüzde otuzun altına düşmüş. Toplum artık değerlendirmelerini avukat üzerinden yapmaya başladı. Toplumda yargının itibarı ne kadar düşüyorsa, avukatın itibarı da o oranda yukarı çıkıyor. Siyasal iktidar o nedenle avukatın üstüne daha fazla geliyor ve gerilimli günler yaşıyoruz.  Bu ortamda biz avukatlar olarak toplumu bir biçimiyle de olsa ikna ederek demokratik toplum düzeninin yeniden oluşmasını sağlayabilecek bir noktaya getirmemiz gerekiyor. Sadece mesleğimiz açısından değil geleceğimiz açısından bunu yaşamsal olduğunu biliyoruz.”  

“Barolar da geldiğimiz bu süreç içersinde aktif tavır almalı. Avukatlık Kanununun 76 ve 95. Maddelerinin bize yüklediği hukuk devletine sahip çıkma zorunluluğunu yerine getirmek zorundayız. Bu seçimde iddialı bir çalışma içersine girdik. Bizzat baro başkanlarının yönettiği 30’a yakın baro başkanının doğrudan doğruya işin içinde olduğu bir çalışma yaptık. Bu çalışmayı Ankara’da yaptığımız bir toplantıda resmi hale getirdik. Sadece kendimizin bulunduğu illerde, ilçelerde değil, onu daha öteye taşıyan iller ve ilçelerde özellikle Doğu ve Güneydoğuda doğrudan baro başkanları eliyle somutlaştırmaya çalışıyoruz. Daha önce Oy ve Ötesi ile yaptığımız işi bu kez Sensiz Olmaz Grubu ve partilerle koordinasyon halinde gerçekleştireceğiz. Bütün listeler bu koordinasyon merkezinde toplanacak, bütün listelerin toplandığı merkezlerden avukatlar okullara dağıtılacak. Böylece her sandık başında mutlaka bir avukat bulunacak.”

“Türkiye’nin geçmiş seçimlerden çok farklı bir seçim yaşayacak. Seçimin ve oy sayımının çok karmaşık yapısı var. O nedenle sistemi iyi öğrenmek gerekiyor. Bunun için önce eğitimciler eğitilecek ve eğitime ağırlık verilecek”.

Başkan Mehmet Durakoğlu’nun konuşmasından sonra gündem gereği konuşmalara geçildi. İlk sözü Baro Meclisinin en genç üyesi Av. Kerem Donat aldı.

Donat, avukatlık mesleğinin önemine vurgu yaptı ve meslek içi eğitim konusunda baronun sadece SEM’le yetirmemesi gerektiğini SEM ve daha sonra açılacak özel kurslarda meslek içi eğitim verilmesi gerektiğini söyledi. Donat,  OHAL rejiminde ekonomi batak halindeyken, vatandaşlar kutuplaştırılmışken yapılan bu seçim hepimizi 4 yıl daha sürecek bir karanlığın içine çekmek için yapılmış bir baskındır. Hepimiz için hayat memat meselesidir” dedi.

 Av. Kemal Aytaç,

Demokratik bir mücadele verilirken meslektaşımız olan bir Cumhurbaşkanı adayının tutuklu olmasını kabul etmek mümkün değildir. Haksız ve hukuksuz bir şekilde içerdedir. Demirtaş ne yaptı da içerde? Konuştu. Üstelik milletvekili. Mahkûmiyeti yok. Üstelik bir siyasi partinin eş başkanı. Partisi %11 oy almış, 80 milletvekili çıkarmış. Daha önce cumhurbaşkanı adayı olmuş. Demirtaş içerdeyken yapılacak seçim, kusurludur.

Av. Ömer Kavili

Seçimlerin güven içinde yürütülmesi için hukuk tekniği açısından avukatlara düşen görevler ve ödevler var. 7 Haziran seçimlerinin sonuçları üzerinde fazla durmadığı iddiasıyla İstanbul Barosunu eleştirdi ve öldürülen Diyarbakır Barosu Başkanı Av. Tahir Elçi davasının da gündemde tutulmasını istedi. Yargının içinde bulunduğu durumu anlatmak için başından geçen bir yargılama olayını detaylarıyla anlattı.

Av. Züleyha Gülüm

Bu seçim ya faşizmin kendisini kurumsallaştıracağı bir seçim olacak ya da demokrasiye giden yolun açılmasına giden bir adım olacak. İktidar da ittifaklar da bunun farkında. Hepimizin bu farkındalığa göre hareket etmesi gerekiyor.

Av. Hüseyin Özbek,

19 Mayıs ağırlıklı bir konuşma yaptı. 16 Mayısta Mustafa Kemal’in Bandırma Vapuru ile yola çıktığını, 19 Mayıs’ta Samsuna Ayak bastığını, Erzurum ve Sivas Kongrelerinden sonra Ankara’ya yöneldiğini ve 23 Nisan 1923’de Türkiye Büyük millet Meclisini açtığını, Kurtuluş Savaşını buradan yönettiğini çeşitli anekdotlar ve anılarla anlattı.

Av. Mehmet Ümit Erdem

Bu seçim ya faşizmin kendisini kurumsallaştıracağı bir seçim olacak ya da demokrasiye giden yolun açılmasına giden bir adım olacak. İktidar da ittifaklar da bunun farkında. Hepimizin bu farkındalığa göre hareket etmesi gerekiyor. Seçim güvenliği hakkında yapılması gerekenleri anlattı ve önerilerde bulundu.

Av. Seyit Usta,

Burada en önemli şey YSK’nın 135 sayılı genelgesidir. Hukukçular olarak bu genelgeyi hatmetmemiz gerekiyor. Bu genelgeyi çok iyi okumamız, okumak da yetmez kavramamız lazım. Sandık başında görev yaparken muhatap olacağımız soruları yanıtlamak için bu genelgeyi bilmemiz gerekiyor. YSK aslında bir mahkemedir.

Av. Mukadder Özkeleş,

Meslektaşlarımın birçoğu kendi hak ve ödevlerini bilmiyorlar. Biz ihraç kararları veriyoruz içimiz acıyarak. Sadece o meslektaşımızı işinden etmiyoruz, tedbiren meslekten yasaklıyoruz. Onun bakmakla yükümlü olduğu insanlar ve müvekkilleri de mağdur oluyor. Meslektaşlarımın özellikle Avukatlık Kanununun 5/A maddesini, 6. Kısımdaki hak ve yükümlülüklerini, Disiplin yargılamasından nasıl davranması gerektiğini, zamanaşımı olayını, 159. Maddeyi iyi bilmeleri gerekiyor.

Av. Gürsel Devrim İyim,

Devletin tüm kurumları ele geçirilmiş. Seçimi kazanmak da yetmiyor. Devletin ele geçirildiği bir dönemden geçiyoruz. İşimiz çok zor. Bunun bilincinde olmak zorundayız. Avukatlık titrini kullanan kişilerin televizyonlara çıkıp zulmün yardakçılığını yaptıklarını görünce, çok üzülüyorum, utanç duyuyorum ve televizyonu kapatıyorum. Hiçbir çıkar gözetmeden zulmün karşısına çıkmak, ona direnmek çok zor bir şeydir.

Av. Filiz Saraç,

TBB’nin 24 Haziran seçimleriyle ilgili yapılan çalışmaları anlattı. “Çok zor anlaşılır ve anlatılır bir seçim mevzuatı ile karşı karşıyayız. O nedenle seçim işleriyle ilgili görevlilerin iyi eğitilmesi lazım” dedi.

Av. Emre Elçi,

19 Mayıs ruhunu, Kuvayı Milliye ateşini yeniden canlandırmamız lazım. Bu yoldan dönüş yok. Seçimi kaybetsek de bu mücadele asla bitmeyecektir.

Av. Damla Atalay

Bu işi memleket meselesi olarak görüyorum. Görevimiz bu seçimden alnımızın akıyla çıkmaktır. Bu çalışmalar mutlaka çok önemli. Bu işi sadece baronun kurumsallığına bırakmayalım. Önümüzde 35 günümüz var ve çok hızlı yol almamız gerekiyor. Seçim esnasında görevli avukatların seçim hâkimleriyle kolaylıkla irtibat kurabilmesi lazımdır. Adliyelerdeki baro odaları açık tutulmalıdır.

Konuşmaların tamamlanmasından sonra Başkan Av. Füsun Dikmenli oturumu kapattı.

Galeri

Kategori:Haberler
Baro Meclisi’nin 44. Olağan Genel Kurul Toplantısı 19 Mayısta Yapıldı | İstanbul Barosu