Baro Disiplin Kurulları Ortak Toplantısı İstanbulda Yapıldı
Baro Disiplin Kurulları yetkilileri 9 Şubat 2007 Cuma günü saat 14.00’da İstanbul Barosunda toplandı.

Baro Disiplin Kurulları yetkilileri 9 Şubat 2007 Cuma günü saat 14.00’da İstanbul Barosunda toplandı.
Ev sahibi İstanbul Barosu Disiplin Kurulu Başkanı Av. Hüseyin Avni Durmuşoğlu başkanlığında yapılan toplantıya Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu Başkanı
Av. Erdoğan Saruhanoğlu ile üye Av. Başar Yatlı, İzmir Barosu Disiplin Kurulu Başkanı Av. Bahattin Gürbüz, Bursa Barosu Disiplin Kurulu Başkanı Av. Mustafa Koç ve Tekirdağ Barosu Disiplin Kurulu Başkanı Av. Nihat Tamay katıldı.
İstanbul Barosu Başkanı Av. Kazım Kolcuoğlu, TBB Disiplin Kurulu Başkanı Av. Erdoğan Saruhanoğlu ve İstanbul Barosu Disiplin Kurulu Başkanı Av. Hüseyin Avni Durmuşoğlu toplantının başında kısa açış konuşmaları yaptılar.
Toplantıda çeşitli disiplin konuları 14 başlık halinde ele alınarak tartışıldı. Toplantı sonunda ise bu tür toplantıların her yıl birden fazla tekrarlanması, Avukatlık Kanunu değişiklik tasarısında TBB Disiplin Kurulu ve baro disiplin kurullarının görüşünün mutlaka alınması, 1136 sayılı yasanın 58 ve 59. maddeleri uygulamasına ilişkin seminer düzenlenmesi ortak dilek ve görüş olarak ortaya konuldu.
Toplantıya, ev sahibi olarak Yönetim Kurulu Üyesi Av. Mehmet Nuri Karahan, Disiplin Kurulu Üyeleri Av. Nedime Uğraş, Av. Yasin Güldaş, Av. Salih Özdoğanlar, Av. Hilal Gültepe ve baromuz avukatı Ozan Bengisu katıldılar.
Baro Disiplin Kurulları Ortak Toplantısı’nda alınan kararlar aşağıdadır:
BARO DİSİPLİN KURULLARI ORTAK TOPLANTISI ( I )
Katılımcılar :
TBB Disiplin Kurulu Başkanı; Av. Erdoğan Saruhanoğlu ve üyesi; Av. Başar Ya1tı İzmir Barosu Disiplin Kurulu Başkanı; Av. Bahattin Gürbüz
Bursa Barosu Disiplin Kurulu Başkanı; Av. Mustafa Koç
Tekirdağ Barosu Disiplin Kurulu Başkanı; Av. Nihat Tamay
İstanbul Barosu Disiplin Kurulu Başkanı ve üyeleri
Açılış Konuşmaları
İstanbul Barosu Başkanı; Av. Kazım Kolcuoğlu
TBB Disiplin Kurulu Başkanı; Av. Erdoğan Saruhanoğlu
İstanbul barosu Disiplin Kurulu Başkanı; Av. Hüseyin Avni Durmuşoğlu
Tartışma Başlıkları
1- Disiplin Kurulunca tayin edilen 135/3. maddesine göre para cezasının uygulanması (suç tarihi-artış oranları-kriterler)
Para cezasının miktarı için, suçun işlendiği tarih temel alınır.
5252 sayılı yasa 5560 sayılı yasa ile değişti.2008 yılına kadar para cezası sabitlendi. Para cezalarının uygulanması lık. Yönetmeliğe göre katsayılar belirleniyor ve TBB Disiplin Kurulunda da buna göre bir liste hazırlandı. Örneğin 2006 yılı para cezaları 14. - YTL - 214. - YTL arasındadır.
Bu para cezaları idari para cezası olmasına karşın, Avukatlık Kanunu özel yasa olduğu için bu disiplin kurulunca verilen para cezalarının tahsili Baro tarafından yapılıyor.
Para cezalarının miktarı caydırıcılıktan uzaktır. Bu cezanın bir üst cezasının, işten yasaklama olduğunu, fakat vatandaşın bunu bilmemesinden dolayı; para cezası olarak bu miktarlar verildiğinde sıkıntı yaşanıyor. Para cezasının asgarisi 500.- YTL olmalıdır ve para cezası miktarı yasa değişikliği önerisi olarak ele alınmalıdır.
2- 1136 sayılı kanunun 38/b maddesine göre olaya göre dava, süreye göre dava, irtibatlandırma, üyesi az barolarda uygulama?
Av.Kan.m.36 ve m.38 birlikte değerlendirilmelidir. Meslek sırrı geniş yorumlanınalıdır. Bir davanın karşı tarafı ile başka bir dava için de olsa vekalet ilişkisine girilemez. Baroya kayıtlı avukatın az olması da bu ilkeyi değiştirmez.
Bir davada hukuki mütalaası olan avukatın vekalet alması, kullanması suçtur. Aynı şekilde bir tarafın gizlilik kuralları gereğince gizli bilgilerine sahip bir avukatın, gizli bilgilerini bildiği şahıs ve ya tüzel kişiye karşı açılacak veya açılmış davada vekalet alması meslek sırrını ihlaldir.
Bir öneri olarak; bu hükümlerin, geniş yorumlanınasından ziyade; olayın özelliğine göre değerlendirme ve yorum yapılması, özellikle az üyeli barolardaki avukatların iş potansiyeli bakımından daha lehe olacaktır.
3- Meslek Kurallarımız 27/2. maddesinin uygulanması.
Yasa koyucunun buradaki amacı; iki meslektaş arasmdaki anlaşmazlığın meslek kuruluşu tarafından bilinmesi ve gerektiğinde uzlaşma sağlanması ya da ağır ihlal varsa da re' sen soruşturma açılmasıdır.
Burada geniş yorum yaparak icra takibi ve savcılık şikayetleri de bu konuda değerlendirilmelidir. Ayrıca, karşı tarafın avukat olduğunu bilen yeni vekalet alan avukatın da bu yükümlülüğü vardır.
İhtarname; niteliği gereği henüz somut bir husumet niteliği taşımadığından bu kapsam dışındadır.
Sayısalolarak çok üyeye sahip olan baroya kayıtlı avukatların birbirini tanımalarının zor olmasından kaynaklı olarak; hakkında hukuki işlem yapılan karşı tarafın bir meslektaş olduğu bilinmeyebilir. Bu durumlarda ispat yükü bildiğini iddia eden tarafa aittir.
AİHS m.6 göre; kanunda yer alan ifadeler sözler önemlidir ve yoruma yer verilmemektedir. Bu nedenle, geniş yorum yapılmalıdır dan ziyade kanun maddesinde de açıkça "icra takibi-savcılık şikayetlerinde" ifadeleri yer almalıdır ve en kısa zamanda bu şekilde düzenleme yapılmalıdır.
4- Yönetim Kurulu savına göre ceza tayini, etkileri, aynı olayda madde 158 uygulaması?
Gündemin 14. maddesi de bu madde içerisinde değerlendirilmelidir.(14.madde; Avukatlık Kanunun da 1 yıl hak düşürücü süre mi?)
Yönetim Kurulu'nun hangi maddeden kaynaklı olarak disiplin kovuşturması açılması istendiği, yönetim kurulu tarafından karar verilir ve buna bağlı olarak kovuşturma yapılır. Eğer kovuşturmada başka bir ihlalden haberdar olunursa o konuda karar verilmeyerek durum yönetim kuruluna suç ihbarında bulunulur. Av.Kan.m.141 de; suç ihbarı disiplin kurulu tarafından yapılır.
Eylemin tespiti raportör üye tarafından yapılır. Önemli olan raportör üye tarafında ihlal edilen yasa hükmünün tespitinden ziyade eylemin ne olduğudur. Eylem tayin edilmişse, o eylem değiştirilemez ve ona ilave eylemler ortaya konarak ceza verilemez
5- Meslek ilkeleri ihlali; 1 ve ya ziyade madde ihlali halleri.
Kamu davası açılmışsa ve mahkfuniyet verilmiş ise kınama cezası verilmelidir.
Mahkeme kararları, disiplin soruşturmasında bekletici mesele yapılmaktadır. Bu durum zaman zaman zamanaşımına sebep olmaktadır. Bu nedenle suçun niteliğine göre, kimi disiplin kovuşturmasında mahkeme kararı beklemneden kovuşturma kararlarının verilmesi gerekir görüşü olsa da bunu uygulamak hak kayıplarına neden \ olur sıkıntısı nedeni ile uygulanması güçtür.
6- 4616 erteleme ilamlarının içeriğinin incelenmemesinin Avukatlık Kan. m.140 karşısındaki durumu;
Gündemin 8. maddesi de bu madde içerisinde değerlendirilmelidir. (Avukatlık Kanunu 140.madde göre meslek kuralları ile yargılanıyorsa ceza davası sonucunun beklemnesi, özellikleri)
4616 sayılı yasaya göre kamu davasının ertelenmesi var. TBB Disiplin Kurulu'na gelen dosyalar zamanaşımına tabidir. 5 sene içinde suç işlenirse karar verilecek.461 6 sayılı yasa bir örtülü af yasasıdır. Suç kararla teşekkül eder, eğer etmezse m.159/2 göre 4,5 yıl uygulanır. Bu sürenin tespiti için bakanlık yargıya gitti, idare mahkemesi tarafından 5 sene bekleme sonucuna karar verildi ve bu da TBB Disiplin Kurulu'nun bu günkü bozmaları yapmasına neden oluyor.
m. 1 59/3 göre; Bakanlık yargı yoluyla Barolara külfet yükledi.
m. 14/2 göre kamu davası açılınca dosyada karar vermek için kamu davasının sonucu beklenir. Bu zamanaşımına neden olmaktadır. Bunun için öneri olarak olayın özelliğine göre kamu davasının sonucunun beklenmeden karar verilmelidir.
Hukuk mahkemeleri sonucunun beklenmesine gerek yok. Örneğin; aynı olayla ilgili olarak kamu davası yanında tarafların açmış olduğu bir maddi-manevi tazminat davası olduğunda kamu davasının sonucu beklenir ancak diğer hukuk davalarının sonucu beklenmeden karar verilebilir.
Kamu davasının sonucunu beklemek amir hükümdür. Kamu davasının olduğu bilinmeyebilir ve karar verilebilir. O durumlarda dosya savcılığa gittiği zaman onların ellerinde olan listeye göre derdest kamu davası olduğu görülür ve bu sebeple karar bozulur.
7- Zamanaşımı- ortadan kaldırma kararları (eylem tarihi değerlendirilmesi).
AV.Kan m.136/2 uygulanırken; 5 yıllık süre sicil durumuna bakılarak hesaplanıyor ve o süreye göre karar veriliyor. Adalet Bakanlığı tarafından geriye doğru 5 yıllık sürede eylem tarihi önemlidir diyor ve bu nedenle TBB tarafından verilen kararları bozuyor. Bu uygulamada yaşanan aykırı1ığı gidermek için Bakanlık idari yargıya gidecek.
Mahkeme kararlarında ise ilamda yer alan suç tarihi ile bağlıvız. Kamu davası sonucunda kesinleşen karar yanlış olsa da, bu karara uyma zorunluluğu vardır. Buna sözel yanlışlıklar da dahildir.
8- Avukatlık Kanunu 140 göre meslek kuralları ile yargılanıyorsa ceza davası sonucunun beklenmesi, özellikleri.
Bu gündem maddesi; gündemin 6. maddesi ile birlikte değerlendirildi.
9- Avukatlık ortaklık bürosu, (ortak hukuk) büro ve ya kişisel büro unvanlarının kullanılması.
Reklam Yönetmeliği m.5/2; anlamında eğer birden fazla avukat varsa "hukuk bürosu" tabiri kullanılabilir, ancak tek avukat tarafından bu kullanılamaz.
Reklam Yönetmeliğinde belirtilen tabela boyutlarına aykırı tabelaların tespiti ve ' takibinin yapılması, özellikle İstanbul da çok güç. Bunu kişisel bilgi ve görgüye kalmış bir davranış biçimi olarak yorumlamak gerekir. Ancak, şikayetle soruşturma açılır ve kovuşturma açılırsa ceza uygulanır.
10- Tabela sorunları; 70/100 ebat uygulaması, pratikte sorunlar.
Bir önceki gündem maddesinde de değinildiği gibi tabelaların boyutlarını, kişisel bilgi ve görgüye kalmış bir davranış biçimi olarak yorumlamak gerekir.
Tabela boyutları kıstaslarına uymayanların tespiti için bir yolalarak da belediyeler ile kurulacak şahsi münasebetler ile tabela vergileri tetkik edilip, kurallara aykırı boyutlarda tabela kullanan avukatlar tespit edilebilir.
11-Baro Yönetim Kurullarının re'sen açtıkları kovusturmada; katılımcı olarak kovuşturmaya katılım ve katılmama uygulaması.
Baro Yönetim Kurullarının re' sen açtıkları kavuşturmada; katılımcı olarak kavuşturmaya katılımı konusunda; İdare Mahkemesi'nin verdiği karara göre Baro yönetim kurulu, kavuşturmayı re' sen açsa bile ilgililer içine girmez.
Aslında re' sen açılan kavuşturmada baro yönetimi kuruluna da tebligat yapılması ve taraf olması sağlanması dileğimizdir.
12-Avukatlık Kanununun 158.maddesinin, Disiplin Kurullarınca uygulanması ve re'sen uygulamada TBB Disiplin Kurulu bozması.(ceza ve adalet dengesinin sağlanması kriterinin uygulanması)
AV.Kan m.158/1 göre baro disiplin kurullarının serbest takdir hakkı vardır. Ancak m158/2 hükmü; m34 ve m.134 hükümleri kadar önemli olup Baro Disiplin Kurulunun kararlarındaki takdir hakkının sınırları konusunda genel ilkelere uymak gerekir.
Baro Disiplin Kurulunun takdirine TBB Disiplin Kurulu karışmamaktadır, ancak bu kurulun da takdir hakkı vardır ve 158. maddeye göre kullanır.
AV.Kan. 34-134-158/2 maddeleri kelime kelime aynıdır ve bu maddeler sevk ve dayanak maddeleridir.
Meslek Kuralları 3.,4. madde de 34. madde içerisinde
değerlendirilir.Av.Kan.34.madde genel hükümdür, burada kınama cezası uygulaması zorunluluğu yoktur.
13-Avukathk Kanununun 136.maddesinde kınama cezası uygulaması.
AV.Kan. 136/1 madde de sorun yok. AV.Kan. 136/2 madde hükmünde ise sicile göre uygulama var.
TBB'nin 136/3. madde görüşü ise ikinci eylemden sonra üçüncü eylemi arıyor.İki kesinleşmiş ceza olmalıdır.
Disiplin Kurulu tarafından verilen kararlarda; AV.Kan. 136/2. maddeye göre meslekten çıkarmaya gitmemelidir. Ancak, 136/3. maddeye göre meslekten çıkarılma kararı verilebilir.
14-Avukatlık Kanununun da 1 yıllık hak düşürücü süre mi?
Bu gündem maddesi; gündemin 4. maddesi ile birlikte değerlendirildi.
Baro Yönetim Kurulları; AV.Kan. 141. maddesine göre; kamu davası açılmışsa mutlaka disiplin kavuşturması açmak zorundadır.
Gündem maddelerinde yer almayan fakat karşılaşılan sorunlara ilişkin uygulamadaki esaslar;
Disiplin Kurulu Kararlarının gizliliğinden• kasıt; taraflar hariç 3. şahıslara bildirilmemesidir. Hatta kararlar dahi gizli olmalıdır, sadece meslekten çıkarma bunun
istisnasıdır ki burada duyuru yapılma şartı vardır. Yine; te db iren işten yasaklamada da ceza duyurulur.
Tedbiren işten yasaklama AV.Kan.153. maddesine göre koşulları var mı yok mu ona bakılır. Davaların uzun sürmesinden dolayı 5/a. Maddesine göre değerlendirme yapılır.
Avukatlık Kanunu ve meslek kurallarına aykırı eylemi yapan avukatın başka bir avukat yanında sigortalı olması onu sorumluluktan kurtarmaz. Avukatlar arasında farklılık yoktur.
Yasaya göre; karar vermeden önce açılmış olan kamu davasının sonucunu beklemek, bekletici mesele yapma zorunluluğu vardır. Ancak hukuk davalarında bekleme zorunluluğu yoktur.
Hakkında işlem yapılacak olan avukatın eylem tarihindeki baro levhasında kayıtlı olan ev iş yerine tebligat kan. 35.maddeye göre tebligat yapılıyor.
Disiplin kurulu tarafından yapılan kovuşturma esnasında, yakınılan avukatın başka bir suç işlediği ortaya çıkarsa bunu ihbar etme mecburiyeti yoktur.
A vukatın özel yaşamı, özel hayatındaki hal ve tavırları; her olayda, duruma göre değerlendirilir.
Sonuç ve Temenniler : Tartışma ve görüş alış verişi hukukun uygulanmasını geliştirir.
1 - Bu toplantıların her yıl birden fazla tekrarlanması uygun olacaktır.
2- Avukatlık Kanunu değişiklik tasarısında Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu ve Baro Disiplin Kurulları'mn mutlaka görüşünün alınması uygun olacaktır.
3- 1136 sayılı yasanın 58. ve 59. maddeleri uygulaması seminerleri düzenlenmelidir.
Yöneten :İstanbul Barosu Disiplin Kurulu Başkanı; Av. Hüseyin Avni Durmuşoğlu
Ev Sahibi :İstanbul Barosu Disiplin Kurulu Başkanı; Av. Hüseyin Avni Durmuşoğlu
ve üyeleri; Av. Nedime Uğraş, Av. Yasin Güldaş, Av.Salih Özdoğanlar, Av. Hilal Gültepe ile İstanbul Barosu Yönetim Kurulu üyesi Av. Mehmet Nuri Karahan ve baromuz avukatı Ozan Bengisu


