Baro Başkanları, Van Da Yaşanan Hukuka Aykırılıklar Ve Başsavcının Avukatları Suçlamasına Tepki Gösterdiler
Barolar birliği başkanı Av. Özdemir Özok, 76 baronun birlikte hazırladıkları basın duyurusunu bugün saat 11 de Van Adliyesi önünde kamuoyuna açıkladı

Barolar birliği başkanı Av. Özdemir Özok, 76 baronun birlikte hazırladıkları basın duyurusunu bugün saat 11 de Van Adliyesi önünde kamuoyuna açıkladı.
Van 100. Yıl üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın’ı ziyaret
Bu toplantıdan sonra , İstanbul Barosu Başkanı Av.Kazım Kolcuoğlu ve İstanbul Barosu Yayın Kurulu Başkanı Av.Celal Ülgen Van 100. Yıl üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın’ı Van Kapalı cezaevinde ziyaret edip bir süre görüştü.
76 baro başkanının ortaklaşa hazırladığı ve Vanda okunan basın duyurusu metni aşağıdadır:
Van Cumhuriyet Başsavcısı Kemal Kaçan'ın, önce bir stajyer avukata “...Avukatlara hiç güvenmiyorum, elimden gelse tamamını aramadan geçireceğim, zaten Van'daki avukatların çoğu PKK'lıdır,” şeklinde ifadelerde bulunması ve stajyer avukatın konuyu baroya intikal ettirmesi üzerine, Baro Başkanı yönetim kuruluyla birlikte 29.09.2005 günü Başsavcı'yı randevu alarak ziyaret etmiştir. Stajyer avukatın anlattıklarını Başsvcı'ya aktaran ve “Sanırım bir yanlış anlaşılma olmuştur”, diyen Baro Başkanı ve yönetim kuruluna sert bir ifadeyle yanıt veren başsavcı, “…Doğrudur, bu sözleri ben söyledim” dedikten sonra devamla “Avukatlara hiç güvenmiyorum, elimden gelse tüm avukatları aramadan geçirtirim, zaten buradaki avukatların yarısı PKK'lıdır. Doğrudur, bu sözleri söyledim. Zaten öylesiniz. Van Barosu avukatlarının çoğu PKK'lıdır. Burada bulunduğum sürece ve gittikten sonra da bu görüşüm devam edecektir. Zaten avukatlar hakkında bilgi topluyorum, ileride görüşürüz. ben bu görüşlerimi diğer savcı ve hakimlere de aktardım. Baro'nun yemeğine de bu nedenle katılmadık. Bundan sonraki hiçbir etkinliğinize de katılmama kararı aldık,” şeklinde ağır hakaret ve haksız suçlamalarda bulunmuştur.
Asla bir hukuk adamının ifadesi olamayacak bu sözlerle, insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğüne inanan, barıştan yana duruşlar sergileyen ve bölgenin çok zor koşullarında Van'da görev yapan 73 meslektaşımızın yasa dışı PKK örgüt üyesi olarak gösterilmesi onları derinden yaralamıştır. Bu meslektaşlarımız uğradıkları ağır ve haksız suçlama karşısında gerekli yasal girişimler yanında, konuyu ayrı ayrı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na intikal ettirmişlerdir.
15 Ekim 2005 günü Ankara'da Baro Başkanları Toplantısı'na katılan Van Barosu Başkanı'mız gelişmelerle ilgili olarak, baro başkanlarımıza bilgi vermiştir. Mesleğimize ve meslektaşlarımıza karşı yapılan bu ağır ve açık saldırıyı öğrenen baro başkanları, Van Cumhuriyet Başsavcısı'nın şiddetle kınanmasına oybirliğiyle karar vermişlerdir.
Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu ve aşağıda imzaları bulunan baro başkanları olarak, mesleğimize ve meslektaşlarımıza karşı yapılan bu ağır ve açık saldırıyı kınamak yanında, Van Barosu ve onun değerli üyelerine destek vermek amacıyla burada bulunmaktayız.
Ülkemizin bulunduğu coğrafyada yaşanan hukuk dışı kimi uygulamalar ve dayatmalar yanında, AB-Türkiye ilişkileri bağlamında çok önemli ve hassas bir süreçten geçmektedir. Bu çok kritik ve hassas süreçte en sade yurttaşından, en sorumlu kişisine kadar herkese çok önemli görevler ve sorumluluklar düşmektedir. Belirtilen nedenlerle, başta kamu görevlileri olmak üzere herkesin sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiği bir dönemde, Van Cumhuriyet Başsavcısı başlattığı bir soruşturma başta olmak üzere, sergilediği bu özensiz ve hukuk dışı davranışları ile ülke gündemini işgal etmektedir.
Cumhuriyet Başsavcılığı soyut suçlamada bulunma, hakaret etme, karalama makamı değildir. Ancak yapacakları yasal soruşturma sonunda düzenleyecekleri iddianame ile düşüncelerini söyleyebilirler. Sayın Başsavcının 10.10.2005 günlü yazılı açıklamasında vurguladığı gibi, Cumhuriyet Savcıları birer “ kamu avukatı” dır. Kamu adına yargılamanın yanlarının hukukunu koruma görev ve sorumlulukları vardır.
Kaldı ki suçladığı ve itham ettiği kişiler yargılama diyalektiği içinde bağımsız savunmanın temsilcileri olan avukatlardır.
Başsavcının, Av.Yasasının 1.maddesinde “…Avukat, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder..” hükmü yanında, 57. maddede “…avukata karşı işlenen suçlar hakkında,bu suçların hakimlere karşı işlenmesine ilişkin hükümler uygulanır…” ifadelerinin anlamını özümsemediği anlaşılmaktadır.
“Tam bağımsız” olması için tüm çabamızı ortaya koyduğumuz “yargı” nın savunma unsuru olarak elli üç bin avukat adına , uğradığımız bu saldırıyı nefretle kınıyoruz.
Son olarak 2005-2006 Adli Yıl Açılış Bildirimizde belirttiğimiz gibi, yargı bağımsızlığına, gerçek hukuk devletine ve eksiksiz demokrasiye inanancımızla bu doğrultuda çabalarımızı sürdürürken bir de “ savunmayı savunmak ” zorunda kalmanın sıkıntısını, her düzeydeki insanımızın bilincinde “savunma” kavramının oluşmamasının güçlüklerini yaşıyoruz. Van Cumhuriyet Başsavcısı Kemal Kaçan'ın bu son davranışı yaşadığımız sıkıntının ne kadar vahim boyutlarda olduğunu açık şekilde ortaya koymaktadır. Birlikte yargı erkini oluşturduğumuza inandığımız yargıç ve savcılarımızın kimileri hala “savunma ”yı, bu mesleğin önemini ve yargılamaya katkısını anlamazlıktan gelmekte direnmektedirler. Savuınmanın hiç kimsenin güvenine, özellikle duruşma salonunda eşit koşullarda bulunması gerekli savcıların güvenine ihtiyacı yoktur. Pek çok durumlarda bizim de başkalarına güvenimiz bulunmamaktadır, ama bunları hukuk çerçevesi içerisinde gidermeğe çalışmaktayız.
Sorumlu ve yetkili bir hukukçunun genelleme yaparak meslektaşlarımızın terör örgütü ile organik bağ içinde olduğu beyanında bulunması insafsızlıktır.
Avukatlar ve barolar olarak teröre çok kurban verdik. Muammer Aksoy'dan Uğur Mumcu'ya ve Ali Günday'a kadar birçok meslektaşımızı ve otuzbin vatandaşımızı, asker ve güvenlik görevlimizi kaybettik. Her acı olay karşısında nefretimizi bildirdik, terör belası ile mücadele için önerilerimizi ve katkılarımızı koyduk. Bugün de, ülkemizin içine itilmeye çalışıldığı her türlü terörü lanetliyoruz. Hiçbir gerekçe, şiddeti haklı gösteremez. Her türlü kışkırtmadan uzak, hukuk güvencesi ve sağduyu içinde terörle mücadele etmeliyiz. Temel sorunlar ancak eksiksiz demokrasiyi yaygınlaştırarak ve içselleştirilerek çözümlenebilir.
Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu ve baro başkanları olarak Van'dan bu saldırıyı kınadığımızı haykırıyoruz. Meslektaşlarımıza yapılan saldırı ile ilgili idari, hukuki ve cezai girişimlerin takipçisi olacağız.


