İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Banka Kredi Kartlarında Tartışma Bitmiyor

İstanbul Barosu Tüketici Hakları ve Rekabet Hukuku Merkezi’nce düzenlenen “Banka Kredi Kartları ve Güncel Sorunlar” konulu panel 19 Mart 2010 Cuma günü saat 16.00 – 20.00 arasında Orhan Apaydın Konferans Salonunda yapıldı.

Banka Kredi Kartlarında Tartışma Bitmiyor

İstanbul Barosu Tüketici Hakları ve Rekabet Hukuku Merkezi’nce düzenlenen “Banka Kredi Kartları ve Güncel Sorunlar” konulu panel 19 Mart 2010 Cuma günü saat 16.00 – 20.00 arasında Orhan Apaydın Konferans Salonunda yapıldı.

Panelin açılış konuşmasını yapan İstanbul Barosu Başkanı Av. Muammer Aydın,  bir alanda sürekli yasalar çıkarılmak zorunda kalınıyor, sürekli af tartışmaları yapılıyorsa o alanda ciddi bir sorun ve de yanlış giden bir şeylerin bulunduğunu söyledi. Aydın konuşmasını şöyle sürdürdü: <ı>"Bizim insanımız kredi kartı kullanmasını bilmiyor, bizim tüketicimiz bilinçsiz" diyerek hiç kimse ve hiçbir kurum sorumluluktan kurtulamaz. İnsanlar kredi kartlarıyla taksitli alış veriş yaparken bilinçli oluyorlar da geri ödeme sıkıntısı yaşadıkları sırada mı bilinçsiz duruma düşüyorlar. Sonuçta övünç kaynağı olarak önümüze konulan kredi kartı ile yapılan milyar dolarlık alış veriş tutarlarını gerçekleştirenler de "bilinçsizlikle" suçlanan aynı tüketicilerdir. Her yıl af yasası ya da düzenlemelere gitmek yerine sorunu esaslı çözüme bağlayacak yol ve yöntemler geliştirilmesi kaçınılmazdır diye düşünüyorum”.

Kredi kartlarının ülkemizde hem bilinçsiz tüketim hem ekonomik güçlükler ve hem de daha önemlisi bankaların yanlış pazarlama stratejileri yüzünden ne yazık ki toplumda sürekli bir kanayan yara olma özelliğinden kendini kurtaramadığını belirten Aydın, özellikle kriz dönemlerinde bireylerin, yaşamını ve ekonomik ilişkilerini sürdürebilmek için Banka veya Kredi Kartı kullanımına mecbur bırakıldığını, bu kartların sağladığı taksit olanaklarının halkımızı savruk tüketime teşvik ettiğini ve sonuç olarak evlere gelen icra ödeme emirleriyle de bir dram yaşandığını bildirdi.

Bankada hesabı bile olmayan bir tüketicinin gelir gider dengesini ayarlayamayınca geri ödemede sorunlar yaşandığını, diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de ağırlıklı biçimde kredi kartlarının bir banka hesabıyla bağlantılı olmaksızın kullanılmaması gerektiğini vurgulayan Muammer Aydın şöyle konuştu: “Gelişmiş ülkelerdeki insanlar kriz dönemlerinde kredi kartlarını artık kullanmamakta bunun yerine banka hesaplarının bağlı olduğu kredi özelliksiz banka kartlarını ödeme aracı olarak kullanıp ay sonunda sürpriz ekstrelerle karşılaşma riskini sıfırlamaktadırlar. Ülkemizde de bunun yaygınlaştırılması ve bankalarca kredi kartına tanınan kimi ayrıcalıkların banka kartlarına da tanınması durumunda insanlar kredi kartı yerine banka kartlarına yönelecek böylece hem bankalar hem de tüketiciler bu işlemlerden risk almadan kazançlı çıkabileceklerdir.”

Paneli yöneten İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Dr. Selçuk Demirbulak, kredi kartlarıyla ilgili bütün sorunun bizim toplum olarak ekonomi bilimini çok hafife almamızdan kaynaklandığını söyledi. Bugün ülkemizde 63 milyon kredi kartı ve bunlarla ilgili 2 milyon dosya bulunduğunu, Merkez Bankasında kredi kartlarıyla ilgili bloke edilmiş listede 930 bin civarında yurttaşımızın isminin yer aldığını belirten Demirbulak,  kredi kartı sahibi bireye kredinin belli bir zaman dilimi için faizsiz olarak verildiğini ve bunun bir hibe olmadığını bildirdi.

Batı’da kredi kartı limitinin ticari saygınlıkla doğru orantılı olduğunu, Türkiye’de bunun tersinin görüldüğünü kaydeden Demirbulak, “Türkiye’de herkes finans dehası gibi cebine kredi kartını doldurur, saadet zinciri koptuğu zaman da dramlar trajediler başlar” dedi.

Ekonominin çok ciddiye alınması gereken bir bilim dalı olduğunun altını çizen Demirbulak, Türkiye’de yaşanan dramların gelir dağılımındaki adaletsizlikten kaynaklandığını belirterek sözlerine şöyle tamamladı:  “Gelir dağılımındaki adaletsizlik açısından Türkiye Birleşmiş Milletlere kayıtlı 205 ülkenin arasında ilk beşe giriyor. Nüfusun %3’ü gayrisafi milli hâsılanın %57’sini, nüfusun %97’si de geri kalan %43’ü paylaşır. Bu acı bir tablodur. O nedenle herkesin “ayağını yorganına göre uzatması” gerekmektedir.”

İlk sözü alan Tüketici Hakları ve Rekabet Hukuku Merkezi Başkanı Av. Kutlu Oytaç, Türkiye’deki kredi kartı uygulamalarını Batı’da örnekleriyle karşılaştırdı ve banka hesabına bağlı kredi kartı uygulamasının yaşanan dramları azaltacağını söyledi. 

Garanti Bankası Hukuk Müşaviri Av. Cem Gürkan Alpay, Kredi Kartı Kanunu, kart aidatı ve sözleşmesel düzenlemeler hakkında bilgi verdi. Türkiye’deki uygulamaları ABD ve AB üyesi ülkelerle karşılaştıran Alpay, Kredi Kartları Kanununun pek çok Avrupa ülkesine öncülük ettiğini, kredi kartı sözleşmelerinin iki tarafa da sorumluluk yüklediğini ve pek çok ülkede kredi kartı aidatı alındığını bildirdi.

Tüketici Örgütleri Federasyonu Başkanı Fuat Engin de kredi kartları konusunda yaşanan sorunların kanundan değil uygulamalardan kaynaklandığını, sözleşmenin bir örneğinin tüketiciye verilmediğini, kredi kartı aidatının ise haksız şart oluşturduğunu söyledi. Kredi kartları konusunda birçok mahkeme ve Yargıtay kararı bulunduğunu, bunların uygulamaya pek yansımadığını belirten Engin, “Bankalar yılsonunda milyar dolarlık karlar ettiklerini belirtiyorlar ancak tüketicilerden elde ettikleri gelirin bu kardaki oranını açıklamıyorlar” dedi. 

Aydın Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ebru Ceylan, kart çıkaran bankaların özen borcu bulunduğunu, aslında özen borcunun tüm tarafları kapsadığını, bankaların kart hamilini iyi seçmeleri ve ödeme gücüne göre kart limitinin belirlenmesi gerektiğini vurguladı. 1995’dene bu yana tüketici hukuku üzerine çalışmalar yaptığını belirten Ceylan, konuşmasında, Batı’daki uygulamalardan ve Yargıtay’ın verdiği kararlardan örnekler sundu ve kredi kartının hukuka aykırı kullanımları hakkında geniş açıklamalar yaptı.

Panelin son konuşmacısı Kadıköy Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Baro Temsilcisi Av. Nezire Selçuk ise bankaların keyfi olarak talep olmadan kredi kartı limitlerini artırdıklarını, tüketicilerin bu limitleri bilinçsizce kullandıklarını, özellikle kriz ortamlarında da pek çok sorun yaşandığını bildirdi. Kanunun çeşitli maddelerini yorumlayan Selçuk, hesap işletim sistemi ve kart aidatı konusundaki tüketici itirazlarının dikkate alınmadığını oysa yasaya göre tüketicilerin şikâyet ve itiraz haklarının bulunduğunu, sözleşmelerin yasaya aykırı olamayacağını sözlerine ekledi.

Soru ve cevap bölümünden sonra İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Dr. Selçuk Demirbulak tarafından panelin konuşmacılarına birer Teşekkür Belgesi verildi.

Galeri

Kategori:Haberler
Banka Kredi Kartlarında Tartışma Bitmiyor | İstanbul Barosu