Aydeniz Tuskan: “Mahalle Baskısı Bir Gerçektir”
İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Aydeniz Alisbah Tuskan, son yıllarda mahalle baskısının giderek arttığını ve bundan kadınlar olarak büyük endişe duyduklarını söyledi.

İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Aydeniz Alisbah Tuskan, son yıllarda mahalle baskısının giderek arttığını ve bundan kadınlar olarak büyük endişe duyduklarını söyledi.
Av. Aydeniz Tuskan, 26 Eylül Çarşamba günü saat 11.15’de SKYTÜRK Televizyonunda yayınlanan ve Lale Şıvgın’ın sunduğu “İşin Aslı” programına canlı yayın konuğu olarak yer aldı. Programa Milliyet Gazetesi yazarlarından Meral Tamer ve Yeni Şafak Gazetesinden Özlem Albayrak da telefon bağlantısıyla katıldı.
Meral Tamer, özellikle gecekondu semtlerinde ve varoşlarda yoğun bir mahalle baskısı yaşandığını, bunu yazılarında da sık sık dile getirdiğini bildirdi.
Özlem Albayrak ise, bunların birer iddia olduğunu, mahalle baskısı yaşanmadığını, bu tür tartışmaların Cumhuriyet elitleriyle hükümet arasında yaşandığını öne sürdü.
İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Aydeniz Alisbah Tuskan, türbanın siyasal bir simge olarak dayatıldığını, ortalıkta dolaşan anayasa taslağında halen yürürlükte bulunan anayasanın kabul ettiği kadın-erkek eşitliğinin ortadan kaldırdığını, kadınların çocuklar ve engelliler gibi korunması gereken kesim içinde düşünüldüğünü, bu şiddetle itiraz ettiklerini söyledi.
Kadın Hakları Merkezi olarak kadınların hukuki haklarını anlatmak üzere sık sık gecekondu bölgelerine gittiklerini, türbanlı ve çarşaflı kadın sayısında büyük artış görüldüğünü belirten Tuskan, bire bir yapılan görüşmelerde kadınların yaşam tarzları konusunda büyük baskı gördüklerini, açık başla dolaşırlarsa kendilerine iyi gözle bakılmadığını itiraf ettiklerini bildirdi.
Her mahallenin yöneticileri, ağabeyleri, ablaları bulunduğunu, bunların mahalledeki yaşamı sıkı takibe aldıklarını, belli hoca efendilere devam edip etmediklerinin kontrol edildiğini anlatan Av. Aydeniz Alisbah Tuskan, böyle bir ortamda kocaların bile eşleri üzerindeki etkisinin ortadan kalktığını ve gidişata ayak uydurmak zorunda kaldıklarını kaydetti.
Konuşmasında Türkiye Cumhuriyetinin bir hukuk devleti olduğunu, herkesin din ve vicdan özgürlüğünün bulunduğunu ve bunun yasalarla güvence altına alındığını belirten Tuskan, ancak benim kuralım herkesin kurallarının üzerindedir anlayışıyla dini inanç üzerine zorlamalara kalkılırsa, demokrasiye aykırı bu tavırdan endişe duymamanın mümkün olmadığını söyledi.


