Avukatlar Adalet Bakanlığına Tek Tek İleti Gönderiyorlar
Ceza Muhakemesi Kanunda zorunluluğu müdafiliğin kapsamının daraltılması ve 5560 sayılı yasada olumsuz değişikliklerin yapılması baro yönetimlerinin yanı sıra avukatların da bireysel tepkilerine neden oluyor.

Ceza Muhakemesi Kanunda zorunluluğu müdafiliğin kapsamının daraltılması ve 5560 sayılı yasada olumsuz değişikliklerin yapılması baro yönetimlerinin yanı sıra avukatların da bireysel tepkilerine neden oluyor.
İstanbul Barosu üyesi avukatlar internet yoluyla Adalet Bakanı Cemil Çiçek’e söz konusu sıkıntıları anlatan ileti gönderiyorlar.
Avukatların bireysel olarak Adalet Bakanı Cemil Çiçek’e gönderdikleri ileti şöyle:
Sayın Cemil ÇİÇEK
Adalet Bakanı
ANKARA
Ceza Muhakemeleri Yasası gereğince verilen zorunlu müdafilik görevini sürdürmekte olan bir avukat olarak, son dönemde yapılan değişiklikler ile planlanan bir kısım başka değişiklikler konusunda ülkem, mesleğim ve hukuk devleti adına çok ciddi bir kaygı içindeyim.
5560 Sayılı Yasa ile zorunlu müdafiliğin kapsamının daraltılması üzerinden daha birkaç ay geçmeden, 10 yıldan fazlaca bir süreden bu yana konuşmadığımız işkence ve kötü muamelenin yeniden konuşulmaya başlandığına tanık olmaktayım. Yasa değişikliğinden amaçlanan yararın, böylesine vahim bir sonucun doğmasına yol açmış olmasını, tarihe not düşmek bakımından vurgulamayı, mesleğimizin duyarlılığı olarak algılamalısınız.
Aynı duyarlılığın doğal bir sonucu olarak ifade etmek isterim ki, 5560 Sayılı Yasa uyarınca çıkarılması öngörülen Yönetmelik ile getirilen düzenlemeler de kaygı vericidir. Özellikle, zorunlu müdafilere yapılacak olan ödemelerin, hâkim ve savcılar tarafından düzenlenecek “sarf belgesi” karşılığı olarak yapılmasına yönelik düzenleme, “avukatın bağımsızlığı” ilkesini ciddi biçimde ihlal edecektir. Yargının üç süjesinden ikisinin (hâkim-savcı) , diğerinin (avukat) ita amiri konumuna getirilmesi sırasında, Adalet Bakanı görevinde bulunan sizin de avukat olmanız, bu durumu başkalarına anlatmamızı güçleştiren çok temel bir sakıncadır. Yaygın inanç olarak beliren ve her vesile ile kırmaya çalıştığımız hiyerarşinin, giderek daha da pekişmesine yol açacak olan bu düzenlemeden vazgeçilmesi, temel dileğimizdir.
Anılan yönetmelik ile ilgili olarak Barolarımız tarafından önerilen diğer taleplerin de dikkate alınacağını umuyoruz.
Sayın Bakan;
Yaklaşık 9 ay önce hak ettiğim vekâlet ücretlerimi alamamış bulunmaktayım. 5560 Sayılı Yasa ile getirilen yeni düzenleme doğrultusunda, söz konusu ödemelerin yapılmasına yönelik olarak hazırlanan ve komisyondan geçen “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun Teklifinin” TBMM’nde kanunlaşmasının gecikmesi halinde, ödemelerin de gecikeceği son derecede açıktır. Önümüzdeki aydan sonra TBMM gündemindeki yoğunluk, ciddi bir kaygı nedenidir. Bu durumun, “angarya” dışında tanımı olamaz. Hak arama özgürlüğünün kullanılmasındaki en etkin meslek olan avukatlığın böyle bir tanımlamaya varan, hak etmediği noktaya sürüklenmiş olması, Adalet Bakanı olarak sizi de üzmekte olmalıdır. Meslek örgütümüzün, bu angarya koşullarında, görevlendirme yapmaması gerektiği yönünde yapılan baskılara daha ne kadar direneceğini ben de merak etmekteyim.
Sonuç olarak, zorunlu müdafilik sisteminin daraltılması suretiyle ciddi anlamda “geriye gidiş” olarak nitelendirilecek uygulamanın bir kez daha gözden geçirilmesini, avukatın bağımsızlığına yönelik olarak sergilediğimiz duyarlılığımızın kavranarak, yukarıda belirttiğimiz sakıncaların giderilmesini ve angaryaya dönüşen alacaklarımızın ödenmesi hususunu ilgilerinize sunarım.
Saygılarımla.


