Avukatın Mazeret Beyanına İtibar Edilmelidir
İstanbul gibi adliyelerin dağınık olduğu, mahkemelerin iş yükünün arttığı ve trafik sorunları yaşanan bir kentte, avukatın her duruşmaya yetişmesinde güçlükler bulunduğu belirtilerek, avukatların mazeretleri konusunda gerekli anlayış ve esnekliğin gösterilmesi istendi.

İstanbul gibi adliyelerin dağınık olduğu, mahkemelerin iş yükünün arttığı ve trafik sorunları yaşanan bir kentte, avukatın her duruşmaya yetişmesinde güçlükler bulunduğu belirtilerek, avukatların mazeretleri konusunda gerekli anlayış ve esnekliğin gösterilmesi istendi.
Konuya ilişkin bir meslektaşımızın baroya başvurusu üzerine İstanbul Barosu Başkanlığınca İstanbul Adalet Komisyonu Başkanlığına yazılan yazıda avukatların mazeretlerine itibar edilmesi gerektiği belirtildi.
Başkanlığın 3 Eylül 2010 tarih ve 40460 sayılı yazısı şöyle:
İstanbul Adalet Komisyonu Başkanlığına,
Meslektaşlarımızdan …….'in Baro Başkanlığımıza sunduğu 22.07.2010 kayıt tarihli e-mailinde; aynı gün Kartal 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Adalar Sulh Hukuk Mahkemesindeki duruşmaları nedeni ile İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 2009/4080 E. ve 2009/3405 E. sayılı dosyalarının 08.07.2010 tarihli duruşmalarına katılamadığını, bu yönde mahkemeye posta pulu eklemek suretiyle mazeret dilekçesini sunduğunu, fakat mazeretinin belgesiz oluşu nedeni ile reddedildiğini ve dosyalarının müracaata bırakıldığını bildirmiştir.
Avukatlık mesleğinin mahiyeti ve amacı Avukatlık Kanununda belirtilmiştir. Bunun yanında Türkiye Barolar Birliği Meslek ilke ve Kurallarının 3. maddesinde; "Avukat, mesleki çalışmasını kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür." 4. maddesinde; "Avukat, mesleğin itibarım zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır. " denilmiştir.
İstanbul gibi ulaşımın güç olduğu, adliyelerin dağınık yerlerde olduğu ve yargının iş yoğunluğu nedeni ile planlı bir çalışmanın olanaklı olmadığı bir şehirde aynı güne çeşitli adliyelerde denk gelen duruşmaların tümüne katılımın sağlanamaması olağandır.
Mesleğini özen ve doğrulukla yürütme yükümlülüğü olan, aksi durumda mesleki sorumluluğuna gidilebilecek avukatların mazeret gerekçelerinin belgelenmediği gerekçesi ile reddi, gerek mesleki itibarın zedelenmesine gerekse de iş sahiplerinin telafisi güç zararlarının doğmasına neden olabilmektedir.
Netice olarak avukatlık mesleğinin saygınlığının bir sonucu olarak avukatın mazeret beyanına itibar edilerek gerekli anlayış ve esnekliğin gösterilmesini dilerim.
Saygılarımla.
Av. Muammer AYDIN
İstanbul Barosu Başkanı


