Avukata Yönelik Baskı Vatandaşa Yapılmış Sayılır
İstanbul Barosu Avukat Hakları Merkezince düzenlenen

İstanbul Barosu Avukat Hakları Merkezince düzenlenen ‘Avukat Büro ve Konutunun Aranması’ konulu panel 18 Ocak 2013 Cuma günü saat 12.30’da Orhan Adli Apaydın Konferans Salonunda yapıldı.
Panelde özellikle, Avukatların büro ve konutunun arandığında uygulanacak prosedür ve dikkat edilmesi gerekli noktaların doğru tespiti üzerinde duruldu.
Panelin açılışında konuşan İstanbul Barosu Başkanı Av. Doç. Dr. Ümit Kocasakal, “Avukata yönelik her türlü baskı ve gözdağının vatandaşa yapılmış baskı ve gözdağıdır” dedi. Sabah erken saatlerde Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şubesinde yapılan polis aramasına tanık olduğunu belirten Kocasakal, olay yerine savcı ve baro temsilcisi gelmeden kapının kırılıp içeriye girildiğini, orada beklendiğini, kar maskeli bir polisin elinde kamerayla aramayı kaydettiğini, bunun hukuka da kanuna da aykırı olduğunu söyledi. Kocasakal, bu gün ülkede demokrasi soslu ileri bir faşizmin uygulandığını, bunun avukatları ve İstanbul Barosunu asla yıldıramayacağını ve hukuk mücadelesini bedeli ne olursa olsun sonuna kadar sürdüreceklerini bildirdi.
İki oturum halinde gerçekleşecek panelin ilk oturumunu Avukat Hakları Merkezi Başkanı Av. Cem Kaya Karatün yönetti. Bu oturuma konuşan Okan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serap Keskin Kiziroğlu, bu sabah ve bundan önceki avukat büro ve konutunda yapılan aramaların kanun devleti hukuk uygulamalarının da ötesine geçtiğini söyledi. Hukuk devletinde bu tür uygulamalara yer bulunmadığını belirten Kiziroğlu, yasama organında kanunların Anayasa çerçevesinde hukuk devleti ilkelerine göre yapıldığını, ancak uygulamada bu ilkenin göz ardı edildiğini kaydetti ve hukuk mücadelesinden asla vazgeçilmemesi gerektiğini bildirdi. Kiziroğlu, demokrasilerde ‘güç bende, benim dediğim olur’ anlayışına yer olmadığını hatırlattı. Kiziroğlu, avukat büro ve konut aramalarında CMK 130 ve Avukatlık Kanununun 58. Maddesinin uygulandığını ve her iki madde arasında sağlıklı bir uyumun bulunmadığını belirtti.
Bu oturumda konuşan Avukat Hakları Merkezi Üyesi Av. Aynur Tuncel, büro ve konut aramaları hakkında bilgi verdi. Avukat büro ve konutları ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak Cumhuriyet Savcısının denetiminde ve Baro temsilcisinin katılımı ile aranabilir. CMK 130 ve 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 58. maddesi arasında farklılıklar olduğunu, Avukatlık yasasında ''görev dolayısıyla veya görev sırasında'' gibi ayrım varken CMK da bu ayrımın bulunmadığını, Avukatlık yasası ''Avukat büro ve konutları'' derken CMK 130 sadece Avukatlık büroları demektedir. CMK 130 ve Avukatlık Kanununun 58. Maddeleri hakkında ayrıntılı açıklamalar yapan Aynur Tuncel, bu iki madde arasındaki ilişkinin iyi tespit edilmesi gerektiğini, daha açık bir anlam kazandırmak için de boşlukların doldurulması ve maddelere eklemeler yapılması gerektiğini kaydetti. Tuncel, Avukatlık Kanununun CMK ile uyumlu bir kanun olmadığını hatırlattı.
Avukat Hakları Merkezi Başkan Yardımcısı Av. Ömer Kavili’nin yönettiği ikinci oturumda konuşan Av. Naim Karakaya, arama işleminin kamerayla kaydedilmesinin yasal olmadığını söyledi. Bilgisayarların aranması, kopyalanması ve imaj çıkarılması konusunda ayrıntılı bilgi vermiştir.
Baro başkanını temsilen avukat büro ve konut aramalarına katılan İstanbul Barosu Avukat Hakları Merkezi Üyeleri Av. Volkan Bahadır ve Av. Müşir Deliduman aramalarda yaşadıklarını anlattılar.
Avukat bürolarının aranmasının ağır silahlı Robocop kıyafetli polisler tarafından baskın biçiminde yapıldığını, aramanın kar maskeli polisler tarafından kamerayla kaydedildiğini belirten Bahadır, arama gerekçelerinin basmakalıp olduğunu, neyin arandığının bilinmediğini, her yeri ve her şeyi aradıklarını bildirdi. ‘Göreve suçu olmadığı’ gerekçesiyle Adalet Bakanlığından arama izni alınmadığını, hukuka aykırılıklara ‘şerh’ düşmekte zorlandıklarını kaydeden Volkan Bahadır, aramalarda suç unsuru bulunmaması halinde, arama kararı veren hâkim hakkında suç duyurusunda bulunma hakkı olması gerektiğini vurguladı.
Av. Müşir Deliduman da, katıldığı aramalarda yaşadığı olumsuzlukları anlattı. Deliduman, aramalarda arama kararının arkadan geldiğini, arama kararını sorduğumuzda ‘hemen alırız’ denildiğini, arama yerine gelen savcının neyin aranacağını ve ne arandığını bilmediğini, onun da arama yerindeki polise danıştığını bildirdi.
Oturumların sonunda İstanbul, Ankara, İzmir ve Sakarya Baroları Avukat Hakları Merkezi başkanı ve temsilcileri ile katılımcılar konuya katkı veren konuşmalar yaptılar.


