Avukat Kimlikleri Resmi Belgedir.
Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığınca, Avukat kimliğinin resmi belge sayılmayacağına ilişkin Türkiye Bankalar Birliğine yazılan yazının uygulamaları, meslektaşlarımız tarafından tepkiyle karşılandı.

Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığınca, Avukat kimliğinin resmi belge sayılmayacağına ilişkin Türkiye Bankalar Birliğine yazılan yazının uygulamaları, meslektaşlarımız tarafından tepkiyle karşılandı.
Baro Başkanlığı bu tepki üzerine Adalet ve Maliye Bakanlıklarına yazıyla başvurarak durumun düzeltilmesini istedi. İstanbul Barosu ayrıca, Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanı Dr. Genç Osman Yaraşlı hakkında da Cumhuriyet Başvsavcılığına suç duyurusunda bulundu.
Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulunca Türkiye Bankalar Birliğine yazılan yazıda, Avukatlık Yasasında yapılan değişiklikle Avukat kimliğinin resmi belge olarak kabul edilmesine karşın, 4208 sayılı Kara Paranın Aklanmasının Önlenmesine Dair Kanunun uygulamasına ilişkin Yönetmeliğin 6. maddesinde Başkanlığın kimlik tespiti zorunluluğuna ilişkin usul ve esaslar ile kimlik tespitine esas belge nevini belirlemeye yetkili olduğu, bu belgelerin de Nüfus Hüviyet Cüzdanı, Sürücü Belgesi ve Pasaport olarak belirlendiğinden banka işlemlerinde Avukat kimliğinin kimlik tespitinde esas belge olarak kabul edilmeyeceği bildirilmişti.
Türkiye Bankalar Birliğinin bu yazıyı tüm şubelerine göndermesi üzerine meslektaşlarımız yasaya aykırı bir uygulamayla karşılaştı. Bunun üzerine pek çok sayıda meslektaşımız Baro’ya başvurarak durumun düzeltilmesini istedi.
İstanbul Barosu, meslektaşlarımızın bu tepkisini haklı görerek durumun düzeltilmesi amacıyla Maliye ve Adalet Bakanlıklarına başvurdu. Baro, ayrıca, yasa dışı bir uygulamaya sebep olan Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanı Dr. Genç Osman Yaraşlı hakkında 02,08.2004 tarihli dilekçeyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmek üzere Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundu.
Suç duyurusunun konusu: “ (Yaraşlı’nın)Türkiye Bankalar Birliğine yazmış olduğu 17.02.2004 tarihli yazısında Avukatlık Yasası’nın 9/4 maddesinin açık hükmüne rağmen Avukatlık kimliklerinin kimlik tespitine esas belge olarak kabul edilmeyeceğini bildirerek kanunun tayin ettiği ahvalden başka suretle keyfi muamele yapmak, yapılmasını emretmek (TCK. 228, 240) kanunlara muhalefet” olarak belirlendi.
Suç duyurusunda, kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olan Baroya Avukatlık Yasasında yapılan değişikliklere rağmen bankaların avukatlık kimliğini resmi belge olarak kabul etmedikleri ve kendilerinden başka belge istendiği, aksi halde banka işlemlerinin yapılmadığı yönünde meslektaşlarımızdan çeşitli yakınmalar geldiği belirtildi. Bankaların bu tutumlarının Türkiye Bankalar Birliğinin 20.05.2004 tarihli yazısına dayandırıldığı ve bu yazının da hakkında suç duyurusunda bulunulan kişinin yazdığı yazıdan kaynaklandığı ifade edildi.
<ı>Sonuç olarak suç duyurusu dilekçede, “konu edilen işlem, Avukatlık Yasası’nın açık hükmünün uygulanmamasını teşvik ve tahrik ettiği gibi, sonuçları itibariyle avukatlık mesleğine ve meslek mensubu avukatlara yönelik bir “hak ihlali”ni de oluşturmaktadır. Bu da Baromuzun her türlü yasal girişimlerde bulunma hak ve ödevlerini doğurmuştur” denilerek, hakkında suç duyurusunda bulunulan kişinin suç oluşturan eylemi nedeniyle , kamu davası açılarak yargılanması ve cezalandırılması için gereğinin yapılması; suç oluşturan yazının işlemden kaldırılması için de tedbir kararı verilmesi istendi.ı>


