İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Av. Atilla Özen: “Uzlaşma Yargının Yükünü Azaltabilir”

İstanbul Barosu CMK Servisi avukatlarından Atilla Özen, SKYTÜRK Televizyonunda yaptığı konuşmada, 2005 yılında Türk Hukuk Sistemine giren Uzlaşma’nın yargının yükünü azaltacağını ve mağdurun anlaşmayla mağduriyetinin kısa zamanda giderilebileceğini söyledi.

Av. Atilla Özen: “Uzlaşma 
Yargının Yükünü Azaltabilir”

İstanbul Barosu CMK Servisi avukatlarından Atilla Özen, SKYTÜRK Televizyonunda yaptığı konuşmada, 2005 yılında Türk Hukuk Sistemine giren Uzlaşma’nın yargının yükünü azaltacağını ve mağdurun anlaşmayla mağduriyetinin kısa zamanda giderilebileceğini söyledi.

Av. Atilla Özen, 20 Şubat Çarşamba günü saat 13.15’te SKYTÜRK’te canlı olarak yayınlanan “Hakkınızı Arayın” programının sunucusu Begüm Özkan’ın sorularını yanıtladı.

Uzlaşma’nın ceza soruşturması ve yargılaması içersinde bir kurum olduğunu ve şikâyete bağlı suçlarla ilgilendiğini belirten Av. Özen, uzlaştırmanın soruşturma aşamasında savcı, mahkeme aşamasında ise hâkim tarafından yapabileceğini, her ikisinin de bunu yapmak istememeleri halinde barodan uzlaştırmacı avukat isteyebileceklerini bildirdi.

Uzlaştırma önerisini tarafların da kabul etmesi ve uzlaşma iradelerini ortaya koymaları gerektiğini hatırlatan Özen, uzlaştırmacının işe başlamadan önce taraflara uzlaşmanın her evresi ve sonuçları hakkında bilgi vermesi gerektiğini anlattı.  Atilla Özen, güvenliği ön planda tutmak koşuluyla uzlaştırma çalışmalarının adliyede bir odada ya da avukatın bürosunda yapılabileceğini ve uzlaştırma anlaşmayla sonuçlanırsa, uzlaşma koşullarının bir tutanakla saptanacağını kaydetti. 

Av. Atilla Özen, uzlaşma için taraflara 30 gün süre verileceğini, uzlaştırmacı bu süre içinde anlaşmayı sağlayamazsa ve taraflar uzlaşmaya yakınsa, 20 günlük bir süre daha tanınacağını, bu süre bitiminde uzlaşma sağlanamazsa tutanak tutularak uzlaştırmanın askıya alınacağını ve yargı sürecinin başlayacağını bildirdi.

Uzlaşma eğer anlaşmayla sonuçlanırsa herhangi bir giderin söz konusu olmayacağını, devletin bu aşamada mağdura destek olduğunu anlatan Özen, uzlaşma sağlanamaz ve fail beraat ederse yine herhangi bir bedel ödemenin söz konusu olmadığını, ancak yargılama sonunda fail hüküm giyerse uzlaştırma bedeli ve mahkeme masraflarının faile yükleneceğini söyledi.   

Uzlaşma sonucu tutulacak tutanağın hâkim ya da savcı tarafından onaylanması gerektiğine işaret eden Av. Özen, “Bu takdirde tutanak ilam mahiyetinde olur. Hâkim ya da savcı tutanağı onaylarken hukuka uygun mudur, uygulanabilir bir edim midir? Buna bakacaktır. İlam mahiyetindeki bu belge mağdura, failin sözünde durmaması halinde icraya gidebilme yetkisi vermektedir” dedi.

İstanbul Barosu’nun Uzlaştırma Sisteminin 2005 yılında mevzuatımıza girdiği andan itibaren çalışmalar yaptığını, konuyla ilgili bir servis oluşturduğunu, bir iç yönetmelik hazırladığını anlatan Av. Atilla Özen,  uzlaşma konusunda üniversitelerle işbirliği yapılarak seminerler, sempozyumlar düzenlediğini, bunların bant çözümlerinin kitaplaştırıldığını, uzlaştırma yapacak avukatların eğitimlerine başladığını ve uzlaştırma görevi verilecek avukatların belirlendiğini sözlerine ekledi.

Kategori:Haberler