İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Atatürk Kültür Merkezi Rant Kavgasına Feda Edilemez

İstanbul Barosunca düzenlenen “AKM Yıkılmamalı” konulu Türk ve AB imar hukuku çerçevesinde irdeleme paneli, 26 Ekim Çarşamba günü Baro Merkezindeki konferans salonunda yapıldı

Atatürk Kültür Merkezi Rant Kavgasına Feda Edilemez

İstanbul Barosunca düzenlenen “AKM Yıkılmamalı” konulu Türk ve AB imar hukuku çerçevesinde irdeleme paneli, 26 Ekim Çarşamba günü Baro Merkezindeki konferans salonunda yapıldı.

Paneli bir konuşmayla açan İstanbul Barosu Başkanı Av. Kazım Kolcuoğlu, Baro olarak şehircilik ve çevre konularına karşı duyarlı olduklarını, Baro bünyesinde bulunan Çevre ve Kentleşme Hukuku Komisyonunun çok önemli çalışmalar yaptığını söyledi.

Siyasi iktidarın AKM’yi yıkıp yeniden yapacağına ilişkin beyanlarının toplumu huzursuz ettiğini ve güven duygusunu sarstığını belirten Kolcuoğlu, yürütmenin söyledikleriyle yaptıklarının birbirini tutmadığını, bu nedenle de demokratik kile örgütlerinin, daha kötüleri engelleme amacıyla mevcutları koruma güdüsünü taşıdığını bildirdi.

Panelin oturum başkanlığını yapan TC Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ve İstanbul Barosu Uluslararası İlişkiler ve AB Hukuku Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Selçuk Demirbulak, ilk sözü Mimar – Yazar Mehmet Bölük’e verdi.

Mimar-Yazar Mehmet Bölük, dinsel ağırlıklı partilerin ve belediye başkanlarının Taksim Meydanını düzenleme sevdasının devam ettiğini, Taksim’e cami yapımında başarısız olunca başka noktalara göz diktiklerini belirtti.

AKM’yi yıkıp yeniden yapmanın altında bu güdünün yattığını savunan Mehmet Bölük, “Çünkü Taksim Meydanı İstanbul’un en önemli yeri ve simgesidir. Bu meydanda İslam ülkesini temsil eden hiçbir şey yoktur. Onun için buraya bir kimlik verme iddiasını sürdürüyorlar” dedi. 

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinde irticai faaliyetlerinden dolayı atılanların Kültür Bakanlığında ve İstanbul İl Kültür Müdürlüğünde egemen olduklarını belirten Bölük, şimdi de kendilerine en büyük engel gördükleri Kültür ve Tabiat Varlıklarını Korumu Kurulunu baskı ve düzenle ele geçirdiklerini bildirdi.

Olayın tamamen ideolojik ve rant kavgasından kaynaklandığını savunan Mehmet Bölük, “Ne yazık ki, İstanbullu bu olaylara karşı duyarsız kalmıştır. Park Otel olayında, Gökkafes olayında böyle olmuştur. Sırada Galataport, Haydarpaşa, AKM, 3. Köprü ve Dubai yatırımları gibi rant kavgasının aktörleri bulunmaktadır. Demokratik kitle örgütlerinin tepkilerini pek göremiyoruz ” dedi.

Mimarlar Odası Başkanı Oktay Ekinci de, Müzakere Çerçeve Belgesinde ele alınacak konu başlıkları arasında imar mevzuatının yer almadığını, bunun da iyi niyetli bir yaklaşım olmadığını söyledi.

Avrupa’nın en büyük kulelerinin, çarşılarının, eğlence merkezlerinin Türkiye’de olmasına şaşırmamak gerektiğini, çünkü Avrupalının bu tür yapılar yapmadığını belirten Oktay Ekinci, Avrupa Birliğinin de müzakere konu başlıkları arasına imar mevzuatını almamış olmasını Avrupalının Türkiye’yi iyi bir pazar ve rant alanı olarak görmesinden kaynaklandığını söyledi. Ekinci, “çünkü Avrupa ülkelerinde imar alanları sınırlıdır. İmar mevzuatları katıdır. O ülkelerde pek çok disiplinler inşaat sektörünün gözünü başka ülkelere çevirmiştir” dedi.

Türkiye’de görülmemiş bir yağmanın bulunduğunu, ülke nüfusunun yüzde 90’nın bu yağmadan nasiplendiğini, bugünkü iktidarın bunu daha ileriye götürmek için çalıştığını savunan Oktay Ekinci, Örneğin Galataport alanında İstanbul Büyükşehir Belediyesinin hiçbir yetkisinin bulunmadığını, Haydarpaşa’da, üçüncü köprüde de olmayacağını, çünkü buralara imar verme yetkisini merkezi hükümetin kendi eline geçirdiğini belirtti.

Oktay Ekinci, AKM’nin yıkılıp yeniden yapılması işinin yeni bir rant kapısı açmak istemekten başka bir şey olmadığını belirtti ve AKM’nin yıkılmasını hukuken mümkün görmediğini söyledi.

Panelin son konuşmacısı Avukat-Yazar Celal Ülgen, daha ortalıkta hiçbir şey yokken Dubai sermayesinin “sus payı” olarak gazeteleri ve televizyonları reklâma boğduğunu, 5 milyar dolarlık Dubai sermayesinin hangi koşullarla geldiğinin ve ne yapılacağının bilinmediğini ve ortalıkta bir hukuksuzluk yaşandığını belirtti.

Rant peşinde koşanların İstanbul’u birilerine peşkeş çektiklerini ve kent rantının belirli odaklara kaydırılmak istendiğini hatırlatan Celal Ülgen, buna benzer yağma olaylarına karşı örgütlü bir savaşım verilmesi gerektiğini bildirdi.

Yağma olayları karşısında sessiz kalınmasını eleştiren Celal Ülgen, bunun için Kent Kurulu oluşturulması ve demokratik kitle örgütlerinin harekete geçirilmesinin zorunluluğuna işaret etti.

Katkıda bulunmak amacıyla söz alan İstanbul Devlet Tiyatrosu Sanatçısı Orhan Kurtuldu, Türkiye’de AKM’nin sahip olduğu donanımın başka bir kurumda bulunmadığını, Balkan ülkelerindeki emsallerinden de ileri bir teknolojiye sahip olduğunu, binanın yıkılmak istenmesinin tamamen ideolojik olduğunu söyledi.

AKM’yi yıkmak istemeyi, sanatı yok etmeyi amaçlayan bir başkaldırı ve art niyet olarak niteleyen Orhan Kurtuldu, “AKM’nin daha ileri bir teknolojiye değil, bakıma, onarıma, tadilata ihtiyacı vardır. Depolar, soyunma odaları iyileştirilebilir. Teknik personel takviyesi yapılabilir, bunlar da yıkmayı gerektirmez” dedi.

Galeri

Kategori:Haberler