İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
Atatürk“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Atatürk İlkelerinin Anayasaya Girişinin 89. Yılı

Atatürk İlkelerinin Anayasaya Girişinin 89. Yılı

Atatürk ilkeleri olarak bilinen Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temel nitelikleri, 1924 Anayasası’na 5 Şubat 1937 tarihli kanunla girmiştir. Bu düzenlemeye göre 1924 Anayasası’nın 2. maddesinin ilk cümlesi şöyledir:

“Türkiye Devleti Cumhuriyetçi, Milliyetçi, Halkçı, Devletçi, Laik ve İnkılâpçıdır.”

Laikliğin Anayasaya girişi olarak anılan bu düzenleme, Atatürk’ün önderliğinde 19 Mayıs 1919’dan itibaren atılan adımlarla gerçekleştirilmiştir.

1919 Amasya Genelgesi ile Millî Mücadelenin ulusal bağımsızlık amacı ortaya konulmuş, Erzurum ve Sivas Kongrelerinde “millî iradeyi hâkim kılma esası” kabul edilmiştir.  

1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi açılmış, 1921 Anayasası ile yeni ve millî Türkiye Devleti ilan edilmiş ve bütün egemenlik hakları Türk ulusunun elinde toplanmıştır.

1922’de İstiklal Savaşı’nın kazanılmasından sonra saltanat kaldırılmış, 1923’de Lozan Barış Antlaşması ile Türkiye’nin bağımsızlığı ve egemenliği bütün dünyaya kabul ettirilmiş ve 29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyet ilan edilmiştir.

1924 yılında Türkiye’yi laikleştiren üç devrim yasası ile din ve ordunun siyasetin içinde yer alması önlenmiş, ülkemizdeki öğretim birliği sağlanmış ve halifelik kaldırılmıştır. Ayrıca Cumhuriyetin ilk Avukatlık Kanunu kabul edilmiş, şeriye mahkemeleri kaldırılarak çağdaş mahkemeler teşkilatı kurulmuştur.

Cumhuriyetimizin en büyük devrimi ise 1924 Anayasası olmuştur. Bu Anayasa ile din ve ırk ayrımı yapılmaksızın kanun önünde eşitlik getirilmiş, kişi ve grup ayrıcalıkları yasaklanmıştır.

1925’de çıkarılan şapka kanunu, tekke ve zaviyelerin kapatılması ve milletlerarası takvimin kabulünü 1926 Türk Medeni Kanunu, Türk Borçlar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu ve 1927 Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu izlemiştir.

1928’de, laik devlet anlayışına aykırı düzenlemeler Anayasadan çıkarılmıştır. Bu kanunun gerekçesinde, “ulusal egemenliği gerçekleştirecek en gelişmiş devlet şeklinin laik demokratik cumhuriyet olduğu” belirtilmiştir. 1928’de Türk harflerinin kabulü de gerçekleşmiştir.

1930-1934 yılları arasında Türk kadınına belediye, muhtarlık ve milletvekili seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır. 1934’de lakap ve ünvanların kaldırılması ve bazı kisvelerin giyilemeyeceğine dair kanun kabul edilmiş, 1937’de ulusal bilimsel laik eğitimi güçlendiren köy eğitmenleri kanunu çıkarılmıştır.

1924 Anayasası’nda Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temel niteliklerinin yer alması ise 5 Şubat 1937 tarihli ve 3115 sayılı Kanunla gerçekleşmiştir.

1982 Anayasası’ndan günümüze kadar 19 defada toplam 184 değişiklik yapılmıştır. Ancak bugün de Atatürk ilkeleri ulusal üniter laik Cumhuriyetimizin temel nitelikleridir, tartışma konusu yapılamaz.

Atatürk ilkelerinin Anayasaya girişinin 89. yıldönümünde büyük önder Mustafa Kemal Atatürk ve Millî Mücadele kahramanlarını saygı ve minnetle anıyor, ulusal ve üniter Cumhuriyetimizin temellerini sarsacak her türlü düzenlemeye ve laik Anayasal düzene aykırı her türlü eyleme karşı olduğumuzu tekrar ediyoruz.

 

İstanbul Barosu

Cumhuriyet Araştırmaları Merkezi

 

Kategori:Haberler
Atatürk İlkelerinin Anayasaya Girişinin 89. Yılı | İstanbul Barosu