İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Atatürk İlkelerinin Anayasaya Girişinin 88. Yılı

Atatürk İlkelerinin Anayasaya Girişinin 88. Yılı

1928 yılında 1924 Anayasası’nın bazı maddeleri değiştirilerek din ve devlet işlerini ayıran çağdaş düzenlemeler kabul edilmiştir. Bu değişikliğin gerekçesinde, ulusal egemenliği gerçekleştirecek en gelişmiş devlet şeklinin “laik ve demokratik cumhuriyet” olduğu vurgulanmıştır. 5 Şubat 1937 tarihinde kabul edilen 3115 sayılı Kanunla da Atatürk ilkeleri dediğimiz Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temel nitelikleri 1924 Anayasası’na girmiştir. Buna göre 1924 Anayasası’nın ikinci maddesinin ilk cümlesi şöyledir:

“Türkiye Devleti Cumhuriyetçi, Milliyetçi, Halkçı, Devletçi, Laik ve İnkılâpçıdır.”

Bu tarih laikliğin Anayasa’ya girişi olarak da bilinmektedir.

Laik devlette kanunların dinsel esaslara göre düzenlenmemesi nedeniyle farklı dinsel gruplar için farklı kanunların uygulanması (çok hukukluluk) ve yabancılar için farklı hukukların uygulanması (adlî kapitülasyon) zorunluluğu ortadan kalkmakta, böylece ülkenin hukuk birliği ve ulusun yasama-yürütme-yargı egemenliği sağlanmaktadır.

Bugün de Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk düzeni, din, ırk ve cinsiyet ayrımı yapılmaksızın kanun önünde eşitlik getiren, hukuk birliğini sağlayan, din ve vicdan özgürlüğünü güvence altına alan demokratik laik hukuk düzenidir.

Anayasanın Başlangıç Bölümünün 5. paragrafına göre hiçbir faaliyet Atatürk ilkeleri ve devrimleri karşısında korunma göremez, laiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duyguları devlet işlerine kesinlikle karıştırılamaz.

Anayasanın 2. maddesine göre Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.

10. maddesine göre Türk vatandaşları ırk, din, cinsiyet ayırımı gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

13. maddesine göre hak ve özgürlükler, Anayasada belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar da laik Cumhuriyetin gereklerine aykırı olamaz.

14/1 maddesine göre Anayasada yer alan hak ve özgürlüklerden hiçbiri, demokratik ve laik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamaz.

24. maddesine göre kimse, devlet düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma amacıyla hareket edemez.

Atatürk ilkeleri, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temel nitelikleridir, ulusal ve üniter Cumhuriyetimizi ayakta tutan temellerdir.

Atatürk ilkelerinin Anayasaya girişinin 88. yıldönümünde büyük önder Mustafa Kemal Atatürk ve Millî Mücadele kahramanlarını saygı ve minnetle anıyor, ulusal ve üniter Cumhuriyetimizin temellerini sarsacak her türlü düzenlemeye ve laik Anayasal düzene aykırı her türlü eyleme karşı olduğumuzu tekrar ediyoruz.

 

İstanbul Barosu

Cumhuriyet Araştırmaları Merkezi

Kategori:Haberler