Arabuluculuk Etik Kurallarının Reklama İlişkin Kısmı İptal Edildi

İstanbul Barosu tarafından, Adalet Bakanlığınca yayınlanan “Türkiye Arabulucular Etik Kuralları”nın kimi hükümlerinin iptali istemi ile açılan davada, Danıştay 10. Dairesi’nin 22.12.2022 gün ve 2018/62 E. 2022/6437 K. no’lu karar ile: 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 10. maddesinde, arabulucuların iş elde etmek için reklam sayılabilecek her türlü teşebbüs ve harekette bulunmalarının ve özellikle tabelalarında ve basılı kâğıtlarında arabulucu, avukat ve akademik unvanlarından başka sıfat kullanmalarının yasak olduğu, yine bu Kanuna dayanılarak hazırlanan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 12. maddesinde aynı düzenlemenin korunduğu, bu Yönetmelikle yürürlükten kaldırılan 26/01/2013 tarihli 28540 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 13. maddesinde de benzer bir düzenlemenin yer aldığı görülmektedir. bu Kanun ve Yönetmeliğe dayanılarak hazırlanan Türkiye Arabulucular Etik Kurallarının 8. maddesinin 3-4 ve 5. fıkralarında ise arabulucunun reklam ve tanıtım yaparken dikkat etmek ve uymakla yükümlü olduğu ilkelere yer verilmek suretiyle Kanun'un kesin olarak yasakladığı reklam ve tanıtıma belirli sınırlar çerçevesinde izin verildiği, böylelikle Kanun'un amir hükmünü aşan düzenlemeler getirildiği, daha açık bir anlatımla, iptali istenen düzenlemede reklam ve tanıtıma ilişkin sınırlamalar getirilmiş olmasının mefhumu muhalifinden hareketle reklam serbestisinin var olduğu, sınırlamaların ise istisnai olarak düzenlendiği izlenimi verildiği, oysa dayanak Kanun ve Yönetmelikte reklam yasağına yer verilmek suretiyle arabulucuların kendilerini tanıtmaya yönelik basılı evrak, levha ve internet siteleri belirli bir disiplin altına alınmaya çalışılarak kamu hizmeti niteliği taşıyan arabuluculuk mesleğine mensup olanlar arasında ne suretle olursa olsun, medya veya diğer mecralarda reklam sayılabilecek her türlü girişim ve eylemde bulunmalarının önlenmesinin amaçlandığı görüldüğünden, Kanun ve Yönetmelikte yer alan mutlak reklam yasağı düzenlemelerine aykırı kurallar içeren dava konusu meslek kurallarının reklama ilişkin 8. maddesinin üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarında hukuka uyarlık görülmeyerek iptal edilmiştir.


