Anayasanın Değiştirilemez Hükümleri
İstanbul Barosu Başkanlığınca düzenlenen “Anayasanın Değiştirilemez Hükümleri” konulu panel 22 Kasım 2008 Cumartesi günü saat 14.00 – 17.00 arasında Baro Kültür Merkezinde yapıldı.

İstanbul Barosu Başkanlığınca düzenlenen “Anayasanın Değiştirilemez Hükümleri” konulu panel 22 Kasım 2008 Cumartesi günü saat 14.00 – 17.00 arasında Baro Kültür Merkezinde yapıldı.
Panelin açılış konuşmasını yapan İstanbul Barosu Başkanı Av. Muammer Aydın, niyetlerinin anayasanın “değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek” maddelerini tartışmaya açmak olmadığını, tartışmaya açılmasını isteyen zihniyetin cumhuriyetin temel felsefesi ile sorunları bulunduğunu bildirdi.
1921, 24, 61 ve 82 anayasalarında cumhuriyetin temel felsefesi olan Atatürk ilke ve devrimlerinin, cumhuriyetin niteliklerinin ve laikliğin özenle korunduğunu belirten Aydın, dinin siyasallaşması ve dış odakların baskılarının yoğunlaştığı bir dönemde, anayasanın değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek maddelerinin tartışmaya açılmasını iyi niyetle bağdaştırmanın mümkün olmadığını söyledi.
Geçmiş anayasaların özellikleri ve nitelikleri hakkında bilgi veren İstanbul Barosu Başkanı Aydın, anayasaların toplumsal uzlaşı metinleri olduklarını ve gerekiyorsa yeni bir anayasanın nasıl yapılacağının herkesçe bilindiğini hatırlatarak “demokrasiye inanıyorsak yeni anayasa taslağı yabancıların bilgisine sunulmadan önce ülkemizde tartışılmalı ve toplumsal uzlaşmayla gerçekleştirilmelidir” dedi.
Paneli yöneten İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Hüseyin Özbek, dış odakların gelişmenin önünde en büyük engel olarak Kemalizmi gördüklerini, bütün güçleriyle Atatürk ilke ve devrimlerini yozlaştırmaya ve Türkiye’yi ılımlı İslam Devletine dönüştürmeye çalıştıklarını vurguladı.
Panelde ilk sözü alan Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ve Anayasa Mahkemesi Emekli Üyesi Prof. Dr. Fazıl Sağlam, diktatörlükten ya da faşizmden demokrasiye geçen ülkelerin anayasalarının tümünde değiştirilemez hükümlerin bulunduğunu bildirdi. Değiştirilemez hükümler açısından çeşitli ülke anayasalarından örnekler sunan Prof. Dr. Sağlam, “demokrasiyle yönetilen bu ülkelerin anayasalarında bu maddeler dururken o anayasalarda değiştirilemez maddelerin bulunmadığını öne sürmek büyük bir yalandır” dedi.
Prof. Dr. Sağlam, anayasalarda değiştirilemez maddelerin demokrasiye aykırı olduğunu öne sürerek anayasanın hâkim ideolojisini değiştirmeye kalkanların kara ve bağnaz bir yönetime hizmet ettiklerini, bunun ideolojik bir söylem olduğunu anlattı.
Sağlam, anayasanın değiştirilemez maddeleri ile ilgili anayasa değişikliklerinin Anayasa Mahkemesince denetlenebileceğini ve anayasanın 12. ve 42. maddelerine ilişkin kararda Mahkemenin bunu yaptığını belirtti.
Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Şule Özsoy, konuşmasında Cumhuriyet dönemi anayasalarını değiştirilemez ilkeler açısından irdeledi ve bu maddelerde Türk devriminin karakteri ile üniter devlet yapısının korunduğunu söyledi.
Değiştirilemez maddelerle demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti anlayışının da korunduğunu kaydeden Özsoy, bu maddelerin evrensel hukuk ilkelerine de aykırı olmadığını anlattı.
Atatürk milliyetçiliğini anayasal milliyetçilik olarak algılamak gerektiğini, anayasal vatandaşlık deyiminin ise yanlış kullanıldığını hatırlatan Şule Özsoy, “Anayasal milliyetçilik etnik bir milliyetçilik değildir. Herkes kanun önünde eşittir. Herkes aynı hukukta eşit haklara sahiptir. Bu, Türk devriminin en önemli kazanımlarından biridir” dedi.
Özsoy, anayasal kuralları ihlal etmenin de yaptırımının olması gerektiğini, bu nedenle Anayasa Mahkemesine denetleme görevi verildiğini belirtti ve konuya ilişkin örnekler verdi.
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Korkut Kanadoğlu da Anayasa Mahkemesinin son kararlarını değerlendirdi.
Anayasaların yapımında asli kurucu iktidarın söz sahibi olduğunu, bu yetkinin Kurucu Meclis eliyle kullanıldığını belirten Kanadoğlu, asli kurucu iktidarın nitelikleri ve tarihsel gelişimi hakkında bilgi verdi.
Tali kurucu iktidarın anayasanın değiştirilemez maddelerini değiştiremeyeceğini, buna yetkisinin bulunmadığına işaret eden Korkut Kanadoğlu, değiştirilebilir maddelerin anayasaya konulan kurallar çerçevesinde değiştirilebileceğini kaydetti.
Değiştirilemez hükümler tali kurucu iktidar tarafından değiştirilirse Anayasa Mahkemesinin buna karşı çıkacağını, bu takdirde Anayasa Mahkemesinin tartışılır hale gelmesinin mümkün olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Kanadoğlu, tali kurucu iktidar tarafından tümden yeni bir anayasa yapılmasının da “sivil bir darbe” olarak nitelenebileceğini sözlerine ekledi.
Panelde daha sonra panelistler, kendilerine yöneltilen soruları yanıtladılar. Panelin sonunda İstanbul Barosu Başkanı Av. Muammer Aydın panelistlere ve katılımcılara teşekkür etti ve panelistlere plaket ve armağanlar verdi.


