İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Anayasa Değişiklikleri Ve Parlamentonun Rolü

İstanbul Barosu Staj Eğitim Merkezince düzenlenen Cumartesi Forumları’nın üçüncüsü 22Mart 2008 Cumartesi günü saat 14.00’da Baro Merkez Binada Orhan Apaydın Konferans Salonunda yapıldı.

Anayasa Değişiklikleri Ve Parlamentonun Rolü

İstanbul Barosu Staj Eğitim Merkezince düzenlenen Cumartesi Forumları’nın üçüncüsü

22Mart 2008 Cumartesi günü saat 14.00’da Baro Merkez Binada Orhan Apaydın Konferans Salonunda yapıldı.

Forumun sunuş konuşmasını yapan Staj Eğitim Merkezi Yürütme Kurulu Başkanı Av. Berra Besler, “son günlerde yaşanan olayların hukuk devletine yakışmadığını görüyor ve hayret ediyoruz” dedi.

Toplumdaki bazı hareketlerin kimilerini üzdüğünü, kimilerini sevindirdiği, kimilerini de korkuttuğunu belirten Besler, Cumhuriyetin kazanımlarından geriye gidiş için zorlamalar yapıldığını, oysa bunun kabul etmeyeceklerini, Cumhuriyetin kazanımlarını savunmaktan, hukuka aykırılıkları sergilemekten ve hak arama özgürlüğünden asla vazgeçmeyeceklerini bildirdi. 

İstanbul Barosu Başkanı Av. Kazım Kolcuoğlu, açılışta yaptığı konuşmada, siyasal iktidarın kendi hedeflerine ulaşabilmek için anayasa değişiklikleri yaptığını, Cumhurbaşkanının seçimi, üniversitelerde türban yasağının kaldırılmasına ilişkin değişikliklerin bunun kanıtı olduğunu, şimdi de AKP’nin kapatılması davasını engellemek amacıyla yeni değişiklikler üzerinde çalışıldığını söyledi. 

İktidarın özgürlükçü ve katılımcı bir demokrasi yerine çoğunlukçu bir demokrasi anlayışı güttüğünü, BOB sayesinde Türkiye’nin dinsel oligarşik bir yapıya dönüştürülmek istendiğini kaydeden Kolcuoğlu, suç işlediklerinde yargı önüne çakmamak için dosya ertelemeleri yapanların, suç işleyen bürokratlar ve seçilmiş belediye başkanlarının yargılanmasına izin vermeyenlerin bu yapıdan beslendiklerini ifade etti.

Gece yarısı gözaltı operasyonları ve 24 saat kimseyle görüştürmeme kararıyla hem gözaltına alınanlara işkence yapıldığını, hem de suç işlendiğini belirten Kolcuoğlu, yapılan muamelenin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesine göre suç olduğunu ve İstanbul Barosu olarak ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını bildirdi.

Forumun konuk konuşmacılarından Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı

Prof. Dr. Süheyl Batum konuşmasında, dünyada ve Türkiye’deki anayasacılık hareketleri konusunda bilgi verdi ve anayasa yaparken neden, nasıl ve ne için anayasa yapıyoruz sorularının yanıtını aramak gerektiğini söyledi.

Anayasa çalışmalarına tüm toplum katmanlarının katılması gerektiğini hatırlatan Batum, anayasada evrensel kurallara yer vermek ve çatışma alanlarını hukuksallaştırarak dengelemek gerektiğini bildirdi.

Güncel olaylara da değinen Süheyl Batum, AKP’nin kapatılması davasını engellemek için anayasa değişikliği yapılabileceği görüşüne katılmadığını, bu değişiklik belki yapılabilir ama Anayasa Mahkemesi şekil şartını aşıp içeriğini inceleyebileceği görüşünde olduğunu savundu.

TBMM eski başkanlarından Av. Hüsamettin Cindoruk da yeni bir anayasa yapmaya gerek olmadığını, zaten yürürlükteki anayasanın 83 maddesinin değiştirildiğini, geri kalanının da yenilenebileceğini bildirdi.

1924 ve 1961 anayasalarının iyi birer metin olduklarını ancak 1961 anayasasının bu niteliğine rağmen hazırlanışında bazı katmanlar dışlandığı için pek fazla benimsenemediğini belirten Cindoruk, kendi başkanlığı döneminde anayasanın AB normlarına uygun hale getirilmesi için çalışmalar yaptıklarını ancak bunda başarılı olamadıklarını söyledi.

AKP’nin kapatılması davası ile ilgili iddianamenin bir antoloji niteliğinde olduğunu, Cumhuriyet Başsavcısı’nın son altı yılın olaylarını alt alta sıraladığını ve bununla tehlikeli bir yönü gösterdiğini vurgulayan Cindoruk, bu iddianamenin Refah Partisinin kapatılması davası ile ilgili iddianameden daha ciddi olduğunu belirtti.

Anayasa çalışmalarında sivil toplum örgütlerinin bu çalışmalara katılmasını sağlayan bir değişiklik yapılması, yurt dışında çalışan işçilerimize oy hakkı sağlayan yasanın çıkarılması, seçim barajının %5’e düşürülmesi ve seçimlerde siyasal partilerin ittifak yapabilmelerinin sağlanması gerektiğini de anlatan Cindoruk, sözlerini şöyle tamamladı:

Bugün parlamentonun gücü yoktur. Gücü olmayan bir parlamentonun denetim yetkisi de yoktur. Günümüzde parlamento bu gücünü Başbakana devretmiştir. Güçlü bir başbakan sistemi ülkemizi sıkıntılara sokmuştur.”

Daha sonra Batum ve Cindoruk kendilerine yöneltilen soruları yanıtladı.

Forum sonunda SEM Yürütme Kurulu Başkanı Av. Berra Besler, konuk konuşmacılara birer plaket verdi.

Galeri

Kategori:Haberler