Alman Hukukçular Baromuzu Ziyaret Etti
Almanya’dan savunma avukatları ve stajyer hukukçular, 19 Ocak 2015

Almanya’dan savunma avukatları ve stajyer hukukçular, 19 Ocak 2015 Pazartesi günü saat 11.00’de İstanbul Barosu’nu ziyaret ederek, İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyeleri Av. Necmi Şimşek ve Av. Hasan Kılıç ile görüştüler. Görüşmede, İstanbul Barosu Dış İlişkiler Merkezi Başkanı Av. A. Metin Uracin de hazır bulundu.
Heyetlerin ziyaretinden onur duyduklarını belirten Şimşek, Türkiye’de özellikle Gezi olayları sonrasındaki dönemde yaşanılan insan hakları ve savunma hakları ihlallerinde dünya genelinde avukatlardan ve barolardan önemli ölçüde destek aldıklarının ve bu desteğin İstanbul Barosu ve Türkiye’deki avukatlar için öneminin altını çizdi. Açılış konuşmasının ardından, Ulrich Ulinggraeff, Frank Vlement, Fatma Sayın ve Eberhand Haberkern’den oluşan savunma avukatları heyeti ve Meiningen’de hukuk stajlarını yapmakta olan Tobias Honzal başkanlığındaki 9 kişilik heyetin Türkiye’deki savunma hakkı ihlalleri konusundaki sorularını yanıtlayan Şimşek, tarihi boyunca hukuk devletinin, Cumhuriyet’in ve evrensel insan haklarının ilkelerine sıkı sıkıya bağlı olan İstanbul Barosu’nun, Türkiye genelindeki hak ihlalleri ve savunma hakkı ihlalleri karşısında, tehdit nereden gelirse gelsin ve kime yönelirse yönelsin, herhangi bir etnik, dini ve cinsiyete dayalı ayrım gözetmeksizin hukuk mücadelesine devam ettiğini vurguladı. İstanbul Barosu’nun ve İstanbul Barosu Başkanı Av. Doç. Dr. Ümit Kocasakal’ın bu bağlamdaki çabalarının Avrupa genelinde de takdir ve saygı ile karşılandığını kaydeden Şimşek, İstanbul Barosu’na ve İstanbul Barosu Başkanı’na savunmanın ve insan haklarının savunulmasındaki katkıları ve kararlılıkları nedeni ile verilen CCBE İnsan Hakları Ödülü ile Avrupa’daki barolar tarafından verilen diğer ödüllere değindi.
Kılıç ise konuşmasında son dönemde Türkiye’de gelinen noktayı bir “hukuksuzluk tablosu” olarak nitelendirdi, bu tablonun, güç odaklarının hukuku kendi hedefleri doğrultusunda bir araç olarak kullanmak sureti ile mevcut yapıyı şekillendirme çabasının bir sonucu olduğunu ifade etti. Türk halkının hukukun üstünlüğüne, Cumhuriyet’in ilke ve devrimlerine, çağdaşlaşmaya olan inancının değişmediğinin altını çizen Kılıç, yaşanan hukuksuzlukların genel yapıya, geçmiş ve geleceğe mal edilemeyeceğini belirtti. Gezi olaylarında yaşanılan hak ihlallerine ve bu bağlamda avukatlara yönelen baskılara değinen Kılıç, yerlerde sürüklenenin ve adliyeden çıkartılan istenenin aslında avukatlar değil, adalet olduğunu kaydetti. Savunma ve insan hakları ihlalleri karşısında, İstanbul Barosu’nun hukuk mücadelesine kararlılıkla devam edeceğini belirten Kılıç, “Güçlünün hukukunu egemen kılmak isteyenler için birincil hedef hak savunucusu olan avukatlardır. Güçlü değişir, zaman değişir, ancak 137 yıllık bir hukuk çınarı olan İstanbul Barosu değişmez” dedi. Din, dil, ırk, cinsiyet ayrımı yapılmaksızın, yalnızca “meslektaş vurgusu” ile savunma hakkı ihlallerinde her zaman meslektaşlarının yanında olduklarını söyledi. Şimşek ve Kılıç, uluslararası mesleki dayanışmanın ve insan hakları mücadelesinin, ortak bir söylem geliştirilerek ve hukukçu duyarlılığı ile başarılabileceğini kaydettiler.
Toplantıya, İstanbul Barosu Dış İlişkiler Merkezi Yürütme Kurulu Üyesi Av. Elif Sevüktekin ve Dış İlişkiler Merkezi Üyesi Av. Meral Özkaya da katıldı.


