Alman Federal Barosu’Ndan İstanbul Barosu’Na Ve Türk Avukatlara Destek
Alman Federal Barosu (Bundesrechtsanwaltskammer -BRAK),

Alman Federal Barosu (Bundesrechtsanwaltskammer-BRAK), 12 Haziran 2013 tarihinde Türk avukatlara yönelen polis şiddetini kınayan “Demokrasiye Kelepçe” başlıklı bir basın açıklaması yayınladı.
BRAK basın açıklamasından özetle;
DEMOKRASİYE KELEPÇE
“BRAK Türk avukatlara yönelen şiddete kesinlikle karşıdır. Alman Federal Barosu (BRAK) dün İstanbul’da olanlar karşısında dehşete düşmüştür. Basında yer alan haberlere göre, kimileri cübbeli yaklaşık 50 avukat Taksim Meydanı’ndaki protestolara açıklamaları ile destek verdikleri gerekçesi ile adliyede gözaltına alınmışlardır, hatta bazıları fiziksel şiddet görmüşlerdir. Uyguladığı şiddet ile polis bu olaylarda başı çekmiştir. İstanbul’da olayların patlak vermesinden bu yana, avukatlar, protestoculara yönelen polis şiddetine karşı her öğleden sonra düzenli olarak adliyede barışçıl bir biçimde toplanmışlardır. Meslektaşlarının yakalanmasından sonra, Hürriyet Gazetesi’ne göre yaklaşık 100 avukat, meslektaşlarının serbest bırakılmasını talep etmek üzere bir araya gelmişlerdir.
BRAK Başkanı Axel C. Filges, “Türkiye’deki gelişmeler derin endişe uyandırmaktadır. […]Avukatların ve müvekkillerin hakları idari yollarla kısıtlanmaktadır. İstanbul Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyeleri , müdafii olarak görev yapan meslektaşlarının haklarını savundukları için yagılanmaktadırlar. Avukatlara karşı fiziksel güç kullanımı ve yakalama uygulaması demokrasi dışıdır. Anayasal bir devlette böyle bir şey olamaz” şeklinde konuştu.”
Türkiye’deki yargılamalarda usul kurallarının ihlal edildiğine yer verilen açıklamada, Silivri’de gerçekleşen toplu yargılamalarda, savunma avukatları üzerinde sistematik bir baskı kurulduğu, avukatların onur kırıcı bir muameleye maruz kaldığı ve hatta fiziksel saldırıya uğradıkları belirtildi, müdafii ile sanık arasındaki iletişimin mahkeme salonundaki bariyerler ile engellendiği, duruşma aralarında avukatlar arasındaki diyalogların tavandan mikrofonlar sarkıtılmak suretiyle dinlendiği ifade edildi.
Davalarlarda çok sayıda sanık ve müdafii olmasına ve gerek Türkiye’den gerekse yurtdışından davalara yoğun bir ilgi olduğunun bilinmesine rağmen, duruşmaların küçük duruşma salonlarında yapıldığına değinildi, bu durumun usul kurallarının uygulanması ve gerekli şeffaflığın sağlanması anlamında yarattığı sıkıntıya vurgu yapıldı.
BRAK’ın raporu “BRAK İstanbul Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyeleri’nin yargılandığı davayı düzenli olarak izlemektedir” ifadesi ile son buldu.
Orjinal metin için tıklayınız.


