İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Aleni Ve Duruşmalı Muhakeme Hakkı

İstanbul Barosu Adil Yargılanma Takip Merkezince düzenlenen ‘Aleni ve Duruşmalı Muhakeme Hakkı’

Aleni Ve Duruşmalı Muhakeme Hakkı

ALENİ VE DURUŞMALI MUHAKEME HAKKI

İstanbul Barosu Adil Yargılanma Takip Merkezince düzenlenen ‘Aleni ve Duruşmalı Muhakeme Hakkı’ konulu eğitim semineri 15 Nisan 2014 Salı günü saat 15.00’da Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi Konferans Salonunda yapıldı.

Adil Yargılanma Takip Merkezince düzenlenen seminerlerin ikincisinde ‘Ceza Muhakemesinde’, ‘Çocuk Muhakemesinde’ ve ‘Hukuk Muhakemesinde’ aleni ve duruşmalı yargılama konuları ele alındı.

Seminerin açılış konuşmasını yapan Adil Yargılanma Takip Merkezi Yürütme Kurulu Üyesi Av. Gülbeyaz Karadeniz,  yargılamaya taraf olanların duruşmaya katılmasının alenilik anlamına gelmediğini söyledi. Karadeniz, 1876 Kanun-u Esasi’den bu yana mahkemelerde alenilik konusunun öne çıktığını gördüklerini, cumhuriyet dönemi hukukumuzda aleniyet unsurunun daha da geliştirildiğini bildirdi. Gülbeyaz Karadeniz, yargılamanın aleniliği, bunun sınırları, kapsamı,  istisnaları ve uygulamadaki durumları değerlendirmek üzere bu seminerin düzenlendiğini belirtti.

Semineri Okan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serap Keskin Kiziroğlu yönetti. İlk konuşmacı MEF Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Güçlü Akyürek aleni ve duruşmalı yargılamayı ceza muhakemesi açısından ele alarak konuyu AİHM açısından değerlendirdi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Türkiye’nin taraf olduğu bir mahkeme olduğunu, bu nedenle kararlarını uygulama zorunluluğu bulunduğunu belirten Akyürek, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. Maddesinin ceza yargılama modelini ortaya koyduğunu, yargılamanın aleni yapılması ve hükmün de aleni verilmesi ilkesinin benimsendiğini bildirdi. Aleni yapılan yargılama ve aleni verilen hükümde bireysel ve toplumsal yarar bulunduğunu belirten Akyürek, “Bu, yargı sistemine güven sağlamakta ve şeffaflık ilkesine gerçeklik kazandırmaktadır” dedi. Güçlü Akyürek, AİHM kararlarından örnekler vererek aleniyet ilkesinin öneminin altını çizdi.

İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkan Yardımcısı Av. Ayşenur Demirkale de aleni ve duruşmalı yargılama sistemini çocuk mahkemeleri açısından değerlendirdi. Türk Ceza kanununun 18 yaşını doldurmamış her insanı çocuk kabul ettiğini belirten Demirkale,  çocuğun yargılanmasında duruşmanın zorunlu olarak kapalı yapıldığını, hükmün de kapalı duruşmada açıklandığını, çocuklara kelepçe ve benzeri aletler takılamayacağını, kapalı yapılan duruşmanın içeriğinin hiçbir iletişim aracıyla yayımlanamayacağını ve Basın Kanununun 21. maddesi uyarınca, çocukların kimliklerini açıklayacak ya da tanınmalarına yol açacak şekilde yayın yapılamayacağını bildirdi.  

 

15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında üst sınırı beş yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren fiillerinden dolayı tutuklama kararı verilemeyeceğini ve zorunlu ve orantılı olmadıkça tutuklama tedbirine başvurulamayacağını kaydeden Demirkale, sosyal çalışma görevlilerinin yeterli sayıda ve çalışma koşullarının elverişli olmaması, adliyelerde çocukla görüşme odasının bulunmaması, yargı çalışanlarının iş yoğunluğu yüzünden sosyal çalışma görevlisinden yeterince yararlanılamamasına yol açtığını anlattı.

 

İstanbul 15. Asliye hukuk mahkemesi Hâkimi Ruhi Özdemir ise, aleni ve duruşmalı yargılama sistemini hukuk muhakemesi açısından ele aldı. Özdemir, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. Maddesi, anayasamız ve ilgili kanunlarımızda yer alan hükümlerle yargılamanın duruşmalı ve aleni olmasının güvence altına alındığını, duruşmaların davanın başlangıcından hüküm verilene kadar aleni olarak yapılmasının kural olduğunu bildirdi. Yargılamada hâkime takdir hakkı verildiğini belirten Özdemir, bazı teknik konularda yapılan yargılamalarda uzmanlardan yararlanılabileceğini kaydetti. Özdemir hukuk muhakemesinde aleni yargılama konusunu aile hukukundan verdiği örneklerle anlattı.

Galeri

Kategori:Haberler
Aleni Ve Duruşmalı Muhakeme Hakkı | İstanbul Barosu