Aile, Kadın ve Hukuk

İstanbul Barosu Staj Eğitim Merkezince düzenlenmesi planlanan eğitim seminerlerinin ilki 25 Mart 2019 Pazartesi günü saat 16.00’da baromuz merkez bina konferans salonunda yapıldı.
SEM Yürütme Kurulu Başkanı Av. Elif Görgülü, açılışta yaptığı konuşmada, Staj Eğitimi Merkezince her ay eğitim semineri düzenlemeyi planladıklarını, ilk seminerin bugün gerçekleştirileceğini ve Mart ayının Medeni Kanunumuzun kabulünün 93. Yılı nedeniyle konuya dikkat çekmek amacıyla seminer konusunu ‘Aile, Kadın ve Hukuk’ olarak belirlediklerini söyledi.
Atatürk devrimi içersinde çağdaş yaşam koşullarını düzenleyen ve biri hukuk devrimi olarak nitelendirilen Medeni Kanunumuzun kadın haklarının güvencesi olduğunun altını çizen Görgülü, çok hukuklu düzenden hukuk birliği düzenine geçilmesinin en önemli temel taşı olduğunu, ileriki tarihlerde kanunda önemli değişiklikler yapıldığını vurguladı.
Oturumu, SEM Yürütme Kurulu Başkanı Av. Elif Görgülü yönetti.
Seminerde konuşan İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Av. Nazan Moroğlu, 1926 ve 2002 tarihli Medeni Kanunda yer alan mal rejimlerini anlattı. 1926 tarihli Medeni Kanunumuzda yasal mal rejiminin mal ayrılığına dayandığını, seçimlik mal rejiminin ise mal ortaklığı ve mal birliğine dayandığını belirten Moroğlu, Medeni Kanunda ‘katkı payı alacağı’ konusunda bir düzenleme bulunmadığını, kanunda olmayan bir hükmün Yargıtay’ca onaylandığını, bu durumda kadının bir geliri olduğunu kanıtlamak zorunda kaldığını, bunun da mağduriyet yarattığını bildirdi.
2002 tarihli Medeni Kanunda yasal mal rejiminin edinilmiş mallara katılım olduğunu belirten Moroğlu, seçimlik mal rejiminin ise, mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığı olduğunu kaydetti.
Nazan Moroğlu, boşanma kesinleştikten sonra eşlerin Aile Mahkemesine ‘mal rejiminin tasfiyesi’ davasını açabileceklerini belirtti.
Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi, SEM Yürütme Kurulu Üyesi Ahmet Ayar, yasal mal rejimini kadın hakları açısından değerlendirdi. 2002 yılında Medeni Kanunda yapılan değişiklikler hakkında bilgi veren Ayar, edinilmiş mal rejiminin kapsamına değindi ve yasal bir mal rejimi olarak kabul edilmesiyle getirilen yenilikler üzerinde durdu.
Ahmet Ayar, konuşmasında, yasal mal rejimine hâkim olan ilkeler, kadın hakları ve uygulama açısından getirilebilecek eleştiriler, anlaşmayla boşanmalarda mal rejiminin tasfiyesi ve mal rejiminde zaman aşımı konularını ele alarak irdeledi.
Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Hamide Bağçeci (Tacir) anayasal haklar kapsamında kadının soyadını kullanma hakkı üzerinde durdu. Medeni Kanunun 187. Maddesine göre, evlilikte kadının kocasının soyadını alacağı hükmünün bulunduğunu belirten Bağçeci, bununla birlikte evlendirme memuru ya da nüfus idaresine başvurarak kocasının soyadının önüne kendi soyadını kullanabileceğini bildirdi.
Boşanan kadınların soyadı düzeltmesi konusunda yapması gereken işlemleri anlatan Bağçeci, kadının soyadı konusu ile ilgili karşılaştırmalı hukuktaki benzerlikler ve aykırılıklar konusuna değindi. Hamide Bağçeci, kadının soyadı ile ilgili AİHM, AYM, Yargıtay gibi yüksek mahkeme kararlarından örnekler sundu.
Sunumların tamamlanmasından sonra soru/cevap bölümüne geçildi. Seminer sonunda konuşmacılara birer Teşekkür Belgesi verildi.


