Adıyaman’Da Bir Jandarma Uzman Onbaşımızın Şehit, 2 Erimizin De Yaralanmasına Yol Açan Hain Terör Saldırısını Nefretle Kınıyoruz

Dün Şanlıurfa’nın Suruç İlçesinde meydana gelen terör saldırısında yitirdiğimiz ve yaralanan yurttaşlarımızın acısı daha tazeyken bu kez Adıyaman’da terör örgütünün saldırısı sonucunda 23 yaşındaki jandarma uzman onbaşı Müsellim Ünal’ın şehit olması, iki erimizin de yaralanması yüreğimizi bir kaz daha dağladı. Acımız ve öfkemiz çok büyüktür. Şehidimize Allah’tan rahmet, yakınlarına ve ulusumuza sabır ve başsağlığı, yaralılara şifa dileriz. Şehidimizi yüreğimize ve sevgimize gömüyoruz.
Zamanlaması manidar olan bu saldırı, terörün nasıl sürekli toplumun üzerinde sallanan bir tehdit olduğunu, teröre ve terör örgütlerine taviz vermenin terörü nasıl beslediğini ve cür’et kazandırdığını bir kez daha gözler önüne sermiştir. Kendisini devletle ve devletin silahlı kuvvetleriyle eşdeğer konumda gören, devlete ve topluma tehditler savurmaktan çekinmeyen, emperyalizmin taşeronluğunu yapan terör örgütünün gerçek yüzünü gizlemek amacıyla kullandığı sözde “kardeşlik, barış, özgürlük” söylemlerinin de ne denli samimi olduğu da bir kez daha görülmüştür. Şimdi teröre taviz verenlerin, kutsayanların, ekranlarda ve gazetelerde ona meşruiyet kazandırmaya çalışıp bir taraf olarak görenlerin, ülkenin bir bölümünde devlet gücü ve otoritesini yok edip kontrolü tamamen terör örgütüne ve onun destekçilerine bırakanların, alışılageldik kınama dışında topluma yapacağı bir açıklama olması gerekir.
Tıpkı Suruç’taki hain saldırı gibi, bu hain saldırıyı da aynı şiddetle kınamak, kimden gelirse gelsin, kime yönelirse yönelsin teröre gerçekten ve içtenlikle karşı durmak bakımından önemli bir test olacaktır.
Bu saldırı bir kez daha herkes için hak ve özgürlükleri, demokrasiyi geliştirirken, diğer yandan terörle kararlılıkla fakat her durumda hukuk içinde kalınarak mücadele edilmesi gerekliliğini bir kez daha ortaya koymaktadır.
Bu ve benzeri saldırı ve provokasyonlar, ülkemizin milleti ile bölünmez bütünlüğünü, kökeni ve kimliğine bakılmaksızın bir ulus oluşturan yurttaşların birliğini bozamayacak ve amacına ulaşamayacaktır.
Hep söylediğimiz gibi şimdi yine birlik ve her türlü teröre karşı dimdik durma zamanıdır.


