İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Adil Yargılanma Hakkı

İstanbul Barosu Hukuka Aykırılıkları İzleme, Yargı Sorunları ve Yargı Reformu

Adil Yargılanma Hakkı

İstanbul Barosu Hukuka Aykırılıkları İzleme, Yargı Sorunları ve Yargı Reformu Komisyonunca düzenlenen ‘Adil Yargılanma Hakkı’ konulu panel 8 Aralık 2011 Perşembe günü saat 16.30-20.00 arasında Orhan Adli Apaydın Konferans Salonunda yapıldı.

 

İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Av. Mehmet Durakoğlu açılışta yaptığı konuşmada, adil yargılanma hakkını oluşturan kavramların büyük bir yanlışlıkla uygulandığı bir dönemin yaşandığını söyledi.

 

Adil yargılanma hakkının önemine vurgu yapan Durakoğlu, bu hakka ilişkin kavramların uygulamada alabildiğine ihmal edildiğini ve çiğnendiğini bildirdi. Bu kavramların özellikle ÖGM’ler açısından ele alınması gerektiğini belirten Durakoğlu, bu mahkemelerde daha başlangıçta bu ihlalleri görmenin mümkün olduğunu kaydetti. Durakoğlu, Batının hukuk sistemini içselleştirememenin sıkıntılarının yaşandığını, örneğin bir Batılı hukukçuların ‘savunmanın dosyaya erişememesini’ akıllarının almadığını söyledi. Durakoğlu, “ÖGM’lerde silahların eşitliği diye bir şey yok. Savunmalarımız duvara çarpıp geri geliyor. Eski DGM uygulamalarından daha kötü uygulamalar yaşıyoruz. O dönemi aklamak adına değil, ama yaşadıklarımızı iyi değerlendirmemiz gerektiğini artık bilmemiz lazım” dedi.

 

Paneli yöneten Hukuka Aykırılıkları İzleme, Yargı Sorunları ve Yargı Reformu Komisyonu Başkanı Av. Nezire Selçuk da, yapılan bir ankette yargıya güvenin %5’e düştüğünün belirlendiğini, yargıya olan güven bunalımının devam etmesi halinde toplumsal rahatsızlıklara sebep olabileceğini söyledi. Türkiye’de yargılama süresinin çok uzun olmasından yakınan Selçuk, davaların temelini teşkil eden delillerin tam olarak toplanmadığını, bunun bir zorunluluk gibi algılanmadığını bildirdi.

 

Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Güçlü Akyürek, konuşmasında, koruma tedbirlerini ele aldı. Koruma tedbirlerinin geçici olduğunu, gecikmede sakınca bulunulan hallerde koruma tedbirine başvurulabileceğini belirten Akyürek, yürürlükte yönetmelikte bulunan bir hükümle kullanılan bu yetkinin, adil yargılanma açısından yasa hükmüyle kullanılmasının daha doğru olduğunu bildirdi.

Koruma tedbirleri hakkında genel bilgiler veren Akyürek konuşmasının ikinci bölümünde özellikle tutuklama ve iletişimin dinlenmesi konusunu ele aldı.

 

Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Gülşah Kurt da silahların eşitliği ilkesi üzerinde durdu. Davanın hakkaniyete uygun yürütülebilmesi için savunma ve iddianın deliller ve bayanlar hakkındaki bilgiye ulaşmada eşit olmaları gerektiğini vurgulayan Kurt, silahların eşitliğinin özellikle kovuşturma aşamasında büyük önem kazandığını bildirdi. Silahların eşitliğine aykırı durumların savunma ile iddiayı karşı karşıya getirdiğini belirten Kurt, örneğin Terörle Mücadele Yasasının uygulandığı bir davada savcının şüphelinin sadece aleyhindeki delilleri değil, lehindeki delilleri de toplaması gerektiğini, aksi halde savcının terörle mücadele eden bir memur konumuna düşeceğini vurguladı.

 

İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersan Şen,  bugün Türkiye’de adaleti gerçekleştirmede güven sorunu bulunduğunu söyledi. Bunun kaynağında insan kalitesinin bulunduğunu, edindiğimiz kültürün, yani bizim kültürümüzün, olması gereken bakış açımızın çok gerisinde kaldığını belirten Şen, kurallar herkese eşit ve tam olarak uygulanırsa kimsenin bir şikâyetinin olmaması gerektiğini savundu. Türkiye’deki yargı uygulamalarının, bunların çok ötesinde yanlışlar ve aykırılıklarla dolu olduğunu örnekleriyle anlatan Şen, bu yanlışları ve aykırılıkları yapanlara hiçbir yaptırım uygulanmadığını, kuralları uygulayanlara sorumluluk ölçütü getirilene kadar hukuksuzlukların devam edeceğini bildirdi.

 

Yargılama süresindeki uzunluğun ve tutuklulukların devamlılığının cezalandırma anlamı taşıdığına işaret eden Ersan Şen, toplumda bu insanların suç işlemiş kabul edildiklerini, oysa bu izlenimi yaratmaya kimsenin hakkı olmadığını söyledi.

 

Konuşmaların tamamlanmasından sonra soru-cevap bölümüne geçildi.

 

Galeri

Kategori:Haberler