Adalet Bakanlığı Avukatların Yakınmalarını Yönetmelik Değişikliği İle Giderecek
Mahkemelerde meslektaşlarımızın yaşadıkları çeşitli sorunlara ilişkin yakınmaları Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne yansıtan İstanbul Barosu Başkanlığına Genel Müdürlük yanıt verdi.

Mahkemelerde meslektaşlarımızın yaşadıkları çeşitli sorunlara ilişkin yakınmaları Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne yansıtan İstanbul Barosu Başkanlığına Genel Müdürlük yanıt verdi.
Genel Müdürlük Baro taleplerini ilgileri nedeniyle Bakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığı, Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü, Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü ve Personel Genel Müdürlüğüne değerlendirilmek üzere gönderildiğini, Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün görev alanına giren taleplerin ise Yönetmelik değişikliği sırasında dikkate alınacağını bildirdi.
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünce İstanbul Barosu Başkanlığına gönderilen 18 Şubat 2009 tarih ve 2009/283/9894 sayılı yazı şöyle:
İSTANBUL BAROSU BAŞKANLIĞINA
İlgi : 17/02/2008 tarihli ve 50425 sayılı yazı
Mahkemelerce belirlenen duruşma saatini makul süreyi aşacak şekilde geciktirdikleri, bu sorunun çözümüne yönelik mevcut personel eksikliğinin giderilmesi, bir günde toplam görülebilecek tüm dosyalara ilişkin duruşma zamanının aynı saate verilmemesi, günlük görülebilecek kadar dosyaların duruşmalarının yapılması, ceza ve tutukevleri ile koordinasyon sağlanarak tutuklu dosyalarda sanıkların gecikmeye mahal verilmeden adliyede hazır bulundurulmasının sağlanması ve mahkemelerce taraf avukatlarına sadece bir adet suret verilmesi ve fotokopisinin çekilmesinin istenmesine ilişkin sorun ve çözüm önerilerini içeren ilgi yazı incelendi.
Bilindiği üzere, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Cumhuriyetin Nitelikleri" kenar başlıklı 2. maddesine göre;
"Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir."
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141. maddesine göre;
(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;
a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen,
b)Kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan,
c) Kanunî haklan hatırlatılmadan veya hatırlatılan haklarından yararlandırılma isteği yerine getirilmeden tutuklanan,
d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,
e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlarına karar verilen,
f) Mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri, hükümlülük sürelerinden fazla olan veya işlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılan,
g) Yakalama veya tutuklama nedenleri ve haklarındaki suçlamalar kendilerine, yazıyla veya bunun hemen olanaklı bulunmadığı hâllerde sözle açıklanmayan,
h) Yakalanmaları veya tutuklanmaları yakınlarına bildirilmeyen,
i) Hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen,
j) Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı hâlde el konulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,
Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.
(2) Birinci fıkranın (e) ve (f) bentlerinde belirtilen kararları veren merciler, ilgiliye tazminat hakları bulunduğunu bildirirler ve bu husus verilen karara geçirilir.
Diğer taraftan, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin "Adil Yargılanma Hakkı" başlıklı 6.maddesinin birinci fıkrasına göre,
"Herkes, gerek medenî hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizalar, gerek cezaî alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir. Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır."
Ayrıca Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri Kalem Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğinin " Duruşma günleri defteri" kenar başlıklı 50. maddesine göre,
"Mahkemelerin iş durumlarına göre duruşma yapılacak gün ve saatlerin bir sıra dâhilinde yazıldığı defterdir. Duruşma defteri; sıra numarası, esas numarası, duruşma gün ve saati, davacının adı ve soyadı, sanığın adı ve soyadı suçun nev'i, duruşmanın bırakıldığı tarih, karar numarası ve düşünceler sütunlarını ihtiva eder."
Bu bakımından;
1) Talebinizin birer örneğinin ilgileri nedeniyle Bakanlığımız Teftiş Kurulu Başkanlığı, Hukuk işleri Genel Müdürlüğü, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü ve Personel Genel Müdürlüğüne değerlendirilmek üzere gönderildiği,
2) Yazınızda bahsedilen ve Genel Müdürlüğümüzün görev alanına giren ceza mahkemelerindeki belirlenen duruşma saatini makul süreyi aşacak şekilde geciktirmeleri, bir günde görülebilecek tüm dosyalara ilişkin duruşma zamanının aynı saate verilmesi, günlük görülebilecek kadar dosyaların duruşmalarının yapılması gerektiği, taraf avukatlarına sadece bir adet suret verilmesi ve fotokopisinin çekilmesinin istenmesine ilişkin yakınmaların giderilmesine yönelik olarak yukarıda anılan hukukî düzenlemeler de göz önünde bulundurulmak suretiyle Cumhuriyet Başsavcılıkları İle Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri Kalem Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik ve ilgili diğer yönetmeliklerin değiştirilmesi sırasında dikkate alınacağı, hususlarını bilgilerinize rica ederim.
Hâkim Galip Tuncay Tutar
Bakan a.
Genel Müdür


