Ab’De Türk İşçilerinin Serbest Dolaşımı Ve İnsan Hakları
İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezince düzenlenen toplantıda, Avrupa Birliği ülkelerindeki Türk işçilerinin serbest dolaşımı ve insan hakları konusu ele alındı

İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezince düzenlenen toplantıda, Avrupa Birliği ülkelerindeki Türk işçilerinin serbest dolaşımı ve insan hakları konusu ele alındı.
1 Şubat Cuma günü saat 18.00’da Orhan Apaydın Konferans Salonunda Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı ve İktisadi Kalkınma Vakfı Başkanı Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu yönetiminde yapılan toplantıda, İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezi Başkanı Dr. Erdem İlker Mutlu, Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlileri Gülşah Kurt ve Güçlü Akyürek konuya ilişkin bilgi verdiler.
Toplantının açılışında konuşan Prof. Dr. Kabaalioğlu, AB’de serbest dolaşımın mal, kişi, hizmet ve sermayeyi kapsadığını, 1995 yılında imzalanarak yürürlüğe giren Gümrük Birliği anlaşmasıyla malların serbest dolaşımının gerçekleştiğini bildirdi.
Ankara Anlaşmasıyla diğer hususların da serbest dolaşımının öngörüldüğünü, ancak 80’li yıllarda alınan bir kararlarla işçilerin serbest dolaşımının engellendiğini kaydeden Kabaalioğlu, bu kararın bireysel davalarla aşılmaya çalışıldığını anlattı. Kabaalioğlu, Meryem Demirel, Zeki Sevince, Kazım Kuş, Sema Sürül, Abdülnasır Savaş, Ercan Atalay-Nadi Şahin davalarını örnek gösterdi.
İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezi Başkanı Dr. Erdem İlker Mutlu, konuşmasında serbest dolaşım hakkının önemi üzerinde durarak, AB’ye üye ülkelerinin bu hakkı kabul ettiklerini ancak bu hakkın kamu düzeni, kamu sağlığı ve kamu güvenliği açısından kısıtlanabileceğini bildirdi. Mutlu, Ortaklık Konseyinin konuya ilişkin aldığı kararlardan örnekler sundu.
Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlileri Gülşah Kurt ve Güçlü Akyürek AB’de serbest dolaşım hakkına örnek oluşturan Abdülnasır Savaş davası üzerinde durdular.
Gülşah Kurt, Abdülnasir Savaş davasının İngiltere’deki gelişimini anlatırken, Güçlü Akyürek de Adalet Divanı’nda alınan kararın gerekçelerini irdeledi.
Kurt ve Akyürek, Adalet Divanı’nın Türkiye ile AB arasında imzalanmış olan Katma Protokolün 41. maddesinin ikinci fıkrasını gerekçe göstererek Türk vatandaşlarının yerleşme (hizmet edimi) ve oturma haklarına Katma Protokolün yürürlüğe giriş tarihi olan 1 Ocak 1973 tarihinden sonra, ulusal seviyede her hangi bir kısıtlamanın getirilemeyeceğini hükme bağladığını bildirdiler.


