İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Ab Egemenlik Alanında Hukuki Hizmetlerin Serbest Dolaşımı Ve Avukatların Vizesiz Dolaşımı Konferansı

İstanbul Barosu Avrupa Birliği Hukuku Komisyonu Başkanı ve T.C. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dr. Av. Selçuk Ş. Demirbulak, 18 Ekim 2007 Perşembe günü saat 18.30’da İstanbul Barosu Merkez Bina Orhan Apaydın Konferans Salonunda

Ab Egemenlik Alanında Hukuki Hizmetlerin Serbest Dolaşımı Ve Avukatların Vizesiz Dolaşımı Konferansı

İstanbul Barosu Avrupa Birliği Hukuku Komisyonu Başkanı ve T.C. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dr. Av. Selçuk Ş. Demirbulak, 18 Ekim 2007 Perşembe günü saat 18.30’da İstanbul Barosu Merkez Bina Orhan Apaydın Konferans Salonunda “AB Egemenlik Alanında Hukuki Hizmetlerin Serbest Dolaşımı ve Avukatların Vizesiz Dolaşımı” konusunda bir konferans verdi.

Avrupa Birliği ile ortaklık hukukundan kaynaklanan haklarımızın yeterince savunulamaması yüzünden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının kazanılmış haklarını kullanamadığını belirten Demirbulak, aslında bu hakların bilincinde olunmadığını, vatandaşlarımızın vize gibi yakışıksız uygulamalarla karşı karşıya kaldıklarını bildirdi.

Bugün 205 üyesi bulunan Birleşmiş Milletlere üye 137 ülkenin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına vize uyguladığını, bunların 27’sinin AB ülkeleri olduğunu kaydeden Demirbulak, Federal Almanya’nın öncülüğünde Schengen’de alınan kararın bu uygulamayı daha da katı hale getirdiğini anlattı.

Avrupa Birliği ile 48 yıllık bir hukukumuzun bulunduğunu, bu hukukun gelişmesi ve ortaklıktan kaynaklanan hakların içtihatlarla kesinleşmesine AB ülkelerinde çalışan emekçilerin büyük katkı sağladığını hatırlatan Selçuk Demirbulak, buna Meryem Demirel Davasını örnek olarak gösterdi.

Roma Anlaşması, Ankara Anlaşması, Katma Protokol ve Oraklık Konseyi kararlarına ilişkin ayrıntılı bilgi veren Demirbulak, Ankara Anlaşması, Katma Protokol ve Ortaklık Konseyi kararları konusunda Lüksemburg’daki AB Adalet Divanı’nın yorum tekelini elinde tuttuğunu, bu mahkemenin Strazburg’daki AİHM ve Lahey’deki Birleşmiş Milletler mahkemesiyle karıştırılmaması gerektiğini vurguladı.

Demirbulak, AB Adalet Divanı’nın hem Anayasa Mahkemesi, hem Danıştay hem de Yargıtay işlevine sahip olduğunu bildirdi.

1990 yılında Adalet Divanı’nın aldığı “Sevice Kararı”nın doğrudan etkili olması nedeniyle çok önem taşıdığına işaret eden Selçuk Demirbulak şöyle dedi:

“Adalet Divanı, bizim insanlarımızın bir yıl batıda çalıştıktan sonra aynı işveren bünyesinde üç yıl daha çalışma izni hakkı olduğunu ve bunu müteakip başka bir sektörde başka bir işverenden de iş talebi hakkının doğduğunu ve bunun da doğrudan etkili olduğunu karar altına almıştır. Bu doğrudan etkili karar, hiç bir işleme gerek duyulmaksızın ulusal hukuklara karşı bağlayıcılık kazanmış demektir. Katma Protokol’un 41. maddesinin 1. fıkrası şöyle demektedir: “akit taraflar, kendi aralarında yerleşme hakkı ve hizmet sunma hakkına yönelik her türlü yeni kısıtlama getirmekten imtina etmek zorundadırlar.”

Bu çerçevede avukatlık mesleği ile ilgili 77/249 sayılı 1977 tarihli yönerge, 89/48 sayılı 1980 tarihli yönerge, 98/5 sayılı 1999 tarihli yönergelerin bulunduğunu belirten Demirbulak, ilk yönergeyle üye devlet vatandaşlarının geçici hizmetlerinin belli bir zemine oturtulmaya çalışıldığını, ikinci yönergeyle diplomaların eşitliğinin karşılıklı tanınmasını, üçüncü yönergeyle de hizmetlerin yerleşimi ve avukatlık hizmetlerinin verilebilmesinin sağlandığını anlattı.

Ortaklık anlaşmaları ve Katma Protokolden kaynaklanan haklara ilişkin ihtilafların Adalet Divanına aksettirilmesi gerektiğini ifade eden Demirbulak, bunun için gerekirse hukuki kamuoyu oluşturularak ülkedeki AB Temsilciliğinin de harekete geçirilebileceğini söyledi.

Selçuk Demirbulak konuşmasını şöyle tamamladı:

“Ortaklık hukukuna ilişkin kararlarda en etkili kurum Avrupa Birliği Komisyonudur. Birlikte 22 bin teknokrat AB çıkarlarını savunmak için hizmet veriyor. Ortaklık hukukundan kaynaklanan haklarımızı, dolayısıyla serbest dolaşımı hedeflerken AB ülkesi vatandaşı 488 milyon insana kaliteli bir emek sunuyor ve onların yaşam standardını yükseltiyoruz. Biz aslında hukuk hizmetimizi rekabete açarak 488 milyonluk pazardan pay kapmaya çalışıyoruz. Kaldı ki bizim de orada 5 milyon insanınız var. Elbette onlar da bu hizmetten yararlanmak isteyecektir.”

Daha sonra konferansın soru-cevap bölümüne geçildi.

Galeri

Kategori:Haberler