5 Aralık Seçme Ve Seçilme Hakkı Yıldönümü Basın Bildirisi
Cumhuriyet Devrimleriyle Türk Kadınları sosyal,

Cumhuriyet
Devrimleriyle Türk Kadınları sosyal, kültürel, hukuki haklarıyla birlikte
birçok Avrupa Ülkesinden önce, seçme ve seçilme hakkını kazanmışlardır. Kadınlarımız
bu haklar sayesinde toplumda büyük ölçüde erkeklerle eşit haklara sahip olmuşlardır.
Cumhuriyetin ilk yıllarında bu hakların hayata geçirilip uygulanması ne kadar
hızlı olmuşsa bu gün özellikle seçilme hakkının kullanımı, siyasetçilerin
demokrasi anlayışı sayesinde siyasette ve karar mekanizmalarında kadınların
bulunması noktasında hala yeterli yol alınamamıştır.
Oysa Demokratik rejimde siyaset belirli bir
kesimce değil tüm kesimlerce yapılmalıdır. Kadının yönetimde eksik temsili
sadece kadın sorunu değil demokrasi sorunudur. Siyasi temsilde kadın oranları artmasının
kadının insan haklarında da ilerleme sağlayacağı aşikardır. Günümüzde ise kadınlarımız
halen en temel insani haklarının mücadelesini vermek zorunda kalmaktadır. Oysa ki kadın bakış açısı ve yaratıcılığıyla
yeniden şekillenecek olan yerel ve genel yönetimler yaratarak Türkiye’nin daha
fazla demokratikleşmesini, sürdürülebilir bir kalkınma gerçekleştirebilmesini, bir
işgücü oluşturulmasını, insan haklarına saygıyı sağlayacaktır.
Anayasamız
devlete kadın erkek eşitliğini sağlamakla yükümlü kılmıştır. Yine T.C. Anayasası 67. Madde “Seçim
kanunları, temsilde adalet ve yönetimde istikrar ilkelerini bağdaştıracak
şekilde düzenlenir” demektedir. Bu
kapsamda öncelikle;
- Her alanda cinsel
ayrımcılıkla mücadele sadece kadın sorunu olarak görülmemeli, demokrasi ve
katılım için kadınlar yok farz edilmemeli, parti içi demokrasi
işletilmelidir. Eşit hak ve eşit katılım olmalıdır.
- Anayasamızdan da öncelikli uluslararası sözleşmelerden Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW ) 4. maddesi gereğince de geçici önlem olarak cinsiyet kotasına tüm parti tüzüklerinde mutlaka yer verilmelidir. Siyasi partilerin tüzükleri, seçim yasaları bu kapsamda anayasa tarafından güvenceye alınmalı, ‘’fermuar dizgesi’’ denilen uygulama ile her yerde seçilebilir sırada kadınlar yer alabilmelidir.
- Toplumda kadın-erkek eşitliği olgusu güçlendirmek için kadınlarda bir bilinç oluşumu sağlanmalı, buna paralel olarak da kadınlar desteklenerek yerel düzeylerden başlayarak örgütlenme bilincine sahip olan bireyler haline getirilmelidir.
- Kadınlar gerçek demokrasi için bu yolda mücadeleyi
sürdürmelidir.
Kadın
erkek eşitliğine inanan tüm siyasi partileri ve inanmasa da iç hukuk ve ulusal
mevzuat gereği yükümü olan tüm partileri; olumlu ayrımcılığı yani kadın
kotasını hayata geçirmeye, kadın kotasına eşitsizlik olarak bakma
bilinçsizliğinden vazgeçmeye ve demokratikleşmeye
çağırıyoruz.
İSTANBUL BAROSU KADIN
HAKLARI MERKEZİ


