24 Kasım Öğretmenler Günü Basın Açıklaması
24 Kasım 2008’ de Atatürk’ e Millet Mektepleri Başöğretmenliği sanının verilişinin 80. inci yıldönümünü aynı zamanda Öğretmenler Günü olarak kutluyoruz.

24 Kasım
Kurtuluş Savaşı’nın en bunalımlı süreci yaşandığı, geceli gündüzlü 22 gün sürecek olan Sakarya Meydan Muharebesi öncesinin yoğun savaş hazırlıklarının sürdürüldüğü bir dönemde bir yandan da Milli Eğitimle ilgili önemli bir etkinlik düzenlenir. Mustafa Kemal işgale karşı savaşımın cehalete karşı savaşımdan ayrılamayacağının bilinciyle 16 Temmuz 1921 toplanan Eğitim Kongresinde öğretmenlere seslenir: “ Silahıyla olduğu gibi dimağıyla da ( beyin-akıl-zihin ) mücadele mecburiyetinde olan milletimizin birincisinde gösterdiği kudreti ikincisinde de göstereceğine asla şüphem yoktur.”
Savaş zaferle sona erdiğinde; “ Şimdi ne yapmak isterdiniz” sorusuna; “Maarif (Eğitim) Vekili olarak milli irfanı yükseltmek en büyük emelimdir” cevabını vermesi işgalcileri ülkeden kovmakla sorunun bitmediğini, uygarlaşmanın, çağdaşlaşmanın düşmanı ortaçağ geriliğinin, cahilliğin de üstesinden gelinmesi gereken zorlu hasımlar olduğunun bilincine ulaştığını göstermektedir.
Bilimin yol göstericiliğinde, çağdaş uygarlığı hedefleyen bir ulus devletin yaşamasının milletin aydınlanması, yurttaşlık bilincine erişmesiyle mümkün olacağını bilen Atatürk, ardı ardına gerçekleştirdiği devrimlerle, ortaçağdan aydınlığa çıkışta da ulusuna önderlik ediyordu.
1 Kasım
24 Kasım
Atatürk Millet Mektepleri’ nin Genel Başkanı ve “Başöğretmen”i olur.Her gittiği yerde tahta başında halka okuma yazma öğrettiği gibi, tüm milletvekillerini, öğretmenleri, memurları da seferber eder. Kursu bitirenlere Atatürk tarafından birer Anayasa armağan edilmektedir. Kurstan sonra öğrenilenlerin unutulmaması için
Bir Cumhuriyet mucizesinin kısa panoraması bize Atatürk önderliğinde yok oluştan başı dik, onurlu bir ulus ve bağımsız bir devlet yaratmanın nasıl başarıldığını göstermektedir. Atatürk’ ün mirasına karşı yoğunlaşan saldırılar, Cumhuriyet devrimlerinin, eğitim birliğinin tasfiyesiyle yeniden ortaçağ karanlığına sürüklenip kullaştırılıp sürüleştirilerek kolayca sömürülecek bir kitle yaratmaya yöneliktir.
İstanbul Barosu, Cumhuriyetle hesaplaşmaya soyunan karşı devrimcilerin girişimler ne kadar pervasız olursa olsun, buna geçit vermeyecek olan, Atatürk’ ün mirasını korumaya kararlı eğitimcilerin, tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım bayramını kutlarken, onlarla en yüksek dayanışma duyguları içinde olduğunu kamuoyuna saygıyla duyurur.
İstanbul Barosu Başkanlığı


